|
16 Mayıs 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Çin'deki arama kurtarma çalışmalarının gidişatı, bugün yine İngiliz gazetelerinde geniş yer buluyor.
Guardian gazetesinin ilk sayfasında, çöken bir okul binasının enkazının fotoğrafına yer verilmiş. "Beyçuan ortaokulunun enkazında bir kalem kutusu ve kitaplar yatıyor. 700 öğrenci halen kayıp." Gazetenin iç sayfalarında da depremzedelerin durumu ve son gelişmeler ayrıntılarıyla aktarılıyor. "Depremzedeler için zaman daralırken, hükümet arama kurtarma ekipmanı gönderilmesi çağrısında bulundu. Devlete bağlı medya kuruluşları, ölü sayısının 50 bini aşabileceği tahmininde bulunurken, askerler, acil yardım ekipleri ve gönüllüler enkaz altında kalan insanları bulmaya çalışıyor." Depremin ardından yaşananlar Independent'ın manşetinde bugün. Gazete, "Cehennem görüntüsü" manşeti altında, deprem öncesinde 160 bin kişinin yaşadığı, dünyanın en güzel vadilerine sahip Beyçuan kentinin bir enkaz yığınına döndüğünü yazıyor. Times gazetesinde ise depremde ölen hamile bir kadının dramı aktarılıyor. "Wu Xingyan yedi ayı aşkın hamile olmasaydı, Pazartesi günkü depremde kurtulabilirdi. Kayınpederiyle öğle yemeği yiyorlardı yer sallandığında. Komşular 22 yaşındaki genç kadını enkaz altından çıkardıklarında, düşük yaptı. Köyde ona yardımcı olacak doktor yoktu. Acil servis telefonları ya meşgul çalıyordu, ya da zarar görmüştü. Hastaneye yetiştirildiğinde ise, artık çok geçti." Son yolculuk Asya'daki diğer felaketle, Birmanya'daki kasırgayla ilgili son gelişmeler de İngiliz basını tarafından yakından takip ediliyor. Guardian gazetesi, iç sayfalarında yer alan haberde, Birleşmiş Milletler'in dış yardıma kapıları kapayan cunta yönetimine yeni bir teklifle gitmeyi planladığını yazıyor. Bogalay'dan bildiren muhabir Helen Pidd'in izlenimlerinden bir bölüm ise şöyle: "Barikatların ardında, deltanın iç kesimlerinde gürültülü bir tören yapılıyordu. Bir cenaze töreni. Yüzlerce kişi evlerini çatmaya ara verip ölülere saygılarını sunuyorlardı. Ölenlerin sadece çok azı böylesi şekilde son yolculuğuna uğurlanıyor. Onlar için tören, aileleri daha öldüklerini bile bilmeden bedenlerinin okyanusa atılması demek." U-dönüşü Amerika Birleşik Devletleri'nde Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olan John McCain, ilk dört yıllık görev süresinde atacağı adımları açıkladı. Haberi Times'dan aktaralım: "John McCain, başkan seçilmesinin ardından ilk dört yıllık görev süresinde, Irak savaşını kazanacağını, Usame bin Ladin'i ölü ya da diri ele geçireceğini, İran ve Kuzey Kore'nin nükleer emellerine taş koyacağını ve İngiltere parlamentosunda olduğu gibi Kongre'de başkana soruların yöneltildiği oturumlar yapılacağını açıkladı." Guardian gazetesi, McCain'in Irak konusunda bir u-dönüşü yaptığını yazıyor. "John McCain dün Beyaz Saray yarışını kazanma şansını arttırma çabası içerisinde, savaş karşıtı hislere teslim olarak Amerikan birliklerinin 2013 yılına kadar Irak'tan çekileceklerini belirtti. Bir geri çekilme takvimi belirtilmesi, McCain için u-dönüşüne işaret ediyor. Zira daha önce Amerikan askerlerini 100 yıl boyunca Irak'ta tutacağını söylemişti." Aynı haberde, ABD Başkanı Bush'un, İsrail parlamentosu Knesset'te yaptığı konuşmada yer alan ve Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için yarışan Barack Obama'ya yönelik olduğu sanılan sözlerine de yer veriliyor. "Bush, başkanlık yarışına şimdiye kadarki en büyük müdahalesini yaparak Orta Doğu'daki teröristler ve radikallerle konuşmanın, Hitler'e taviz vermeye benzediğini söyledi. Bush, bu sözlerinin Hamas'la görüşmelerde bulunan Jimmy Carter'ı mı, yoksa İran cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'la görüşebileceğini söyleyen Obama'yı mı hedef aldığını açıklamadı." Geri adım Guardian gazetesinin manşetinde İngiltere'de hükümetin gözaltı süresini 28 günden 42 güne çıkarması planları yer alıyor. Gazeteye göre, Başbakan Gordon Brown bu plandan geri adım atabilir. "Gordon Brown, yargı önüne çıkarılmadan gözaltında tutma süresinin 42 güne çıkarılması planlarını garantiye almak için bir son dakika hamlesi yaptı. Konu hakkında yenilgiye uğramaktan ve otoritesinin bir kez daha sarsılmasındansa, İşçi Partisi içindeki muhaliflerle uzlaşı yoluna gitmeye karar verdi." Çingenelere saldırı Independent'ta yer alan bir habere göre, İtalya çingenelere karşı hoşgörüsünü kaybediyor. Gazetede, Napoli'nin Ponticelli semtinde çingenelerin yaşadığı kampın ateşe verildiği aktarılıyor. "Kamp hakkındaki öfke, bir kadının çingene bir kızın evine girip bebeğini çalmaya çalıştığını iddia etmesiyle tırmandı. Derme çatma kulübelerin üzerine ilk molotof kokteyli Salı gecesi indi. Kampın 800 tuhaf sakini gruplar halinde alanı terketti. Çarşamba günü ise kamp olduğu gibi, semt sakinlerinin alkışları arasında yakıldı." Tesadüf değil Kraliçe İkinci Elizabeth'in Türkiye ziyaretinin üçüncü günüyle ilgili Times gazetesinin haberi özetle şöyle: "Devlet televizyonundan bir gazeteci, 'Siyaset ve diplomaside tesadüf diye bir şey yoktur.' dedi, Dışişleri Bakanlığı'nın Prens Charles ve Kraliçe'yi altı ay arayla Türkiye'ye gönderdiğini hatırlatarak. "Bence, İngiltere'nin Türkiye'ye tüm bu ziyaretlerle gösterdiği ilgi, gelecekte İngiltere'nin muhtemel desteğinin bir işareti olarak görülebilir." Türkiye'nin yaşlı Avrupa'yla üç günlük flörtü HMS Illustrious'ta verilen kokteylle son buldu. Ardından da Türk ev sahiplerine ve Avrupalı olmaya talip bu ülkeye veda zamanı geldi." | İlgili haberler 15 Mayıs 2008 Basın Özeti 15 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 14 Mayıs 2008 Basın Özeti14 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 13 Mayıs 2008 Basın Özeti13 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 12 Mayıs 2008 Basın Özeti12 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 11 Mayıs 2008 Basın Özeti11 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 9 Mayıs 2008 Basın Özeti09 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 8 Mayıs 2008 Basın Özeti08 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 7 Mayıs 2008 Basın Özeti07 Mayıs, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||