BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Kasım, 2007 - TSİ 06:21
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Kasım 2007 Basın Özeti
İngiltere hükümetinin yaklaşık 25 milyon kişiye ait gizli bilgilerin kaybolduğunu açıklamasıyla patlayan siyasi kriz sürüyor.

İngiliz gazeteleri

Gazetelerin manşetlerinde yine bu konuyla ilgili haberler var.

Financial Times bilgilerin kaybolmasının hükümetin ilk söylediği gibi sadece alt kademelerde çalışan bir görevlinin suçu olmadığına dikkat çekiyor.

Gazeteye göre "Gelirler ve Gümrükler İdaresi'nin 25 milyon kişiye ait oldukça hassas kişisel bilgileri kaybetmesine duyulan tepki, üst düzey yöneticilerin bu bilgileri çok pahalı olacağı gerekçesiyle daha güvenli hale getirmeyi reddettiklerinin ortaya çıkmasıyla daha da arttı. Başbakan Gordon Brown 'sistematik başarısızlıkla' suçlandı."

Independent gazetesi de bu tür veri kayıplarının önümüzdeki dönemde daha da artmasından endişe edildiğini, yaşanan olayın benzerlerine hazırlıklı olunması gerektiği yönünde uyarıların yapıldığını belirtiyor.

Gazete Başbakan Brown'un Avam Kamarası'nda özür dilemesine de dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor:

"Muhafazakarların, milyonlarca insanın kimlik hırsızlığına maruz kalmasından kişisel olarak sorumlu tuttukları Gordon Brown, Gelirler ve Gümrükler İdaresi'nde yaşanan veri kayıpları fiyaskosuyla ilgili olarak daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özür diledi. Başbakana zorunlu kimlik kartları uygulaması fikrinden vazgeçmesi baskısı da dün tırmandı."

Guardian gazetesi de kimlik kartları uygulamasının gözden geçirilmesi çağrılarını manşetine çıkarıyor.

"25 milyon kişinin banka hesapları ve adreslerinin de içinde olduğu kişisel bilgilerin feci şekilde kaybolması ardından, kimlik kartları planlarında geri adım atılıp atılmaması değerlendiriliyor" diyen gazete şöyle devam ediyor:

"Enformasyondan sorumlu yetkili Richard Thomas, ulusal kimlik kartlarına yüklenmesi planlanan veri miktarının gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Çağrı kimlik kartları uygulamasına sıcak bakan İşçi Partisi'nin hükümette yer almayan milletvekillerinin desteğini aldı."

Guardian Demos isimli sivil toplum kuruluşu tarafından gelecek ay yayımlanacak bir rapora da dikkat çekiyor iç sayfalarında.

"İngiltere'deki vatandaşların kişisel verileri, kendi bilgileri dışında 600 kadar özel ve kamuya ait veri tabanında tutuluyor. İnsanların mahremiyeti ve özgürlüklerini korumak için daha fazla yasa ve uygulamaya ihtiyaç var."

Gazete başyazısında da, şu anda yapılacak en doğru adımın kimlik kartları uygulamasını rafa kaldırmak olacağı görüşünü dile getiriyor.

Başyazıda özetle şu görüşler dile getiriliyor:

"Bu haftaki veri kayıpları hadisesiyle ilgili dersler tam olarak çıkarılmadan ve gerekenler yapılmadan, kimlik kartları uygulaması için bastırılmasına kesinlikle tahammül edilemez. Eğer hükümet yetkilileri kamuoyunun güvenini yeniden kazanmayı gerçekten istiyorsa - ki bunu istemeliler de - o zaman kimlik kartları uygulamasını askıya almaktan başka seçenekleri yok."

Gözaltı süresine muhalefet

Hükümetin terör zanlılarını yargı önüne çıkarmadan gözaltında tutma süresini uzatma talepleriyle ilgili habere muhalefet sesleri yükseliyor.

Times'dan aktaralım:

"Gordon Brown'un terör zanlılarını 28 günden fazla gözaltında tutma planları, hükümetin üst düzey hukuk memurlarının ardından savcılıktan da gelen muhalefetle darmadağın oldu. Savcı Ken Macdonald, Avam Kamarası komisyonuna verdiği ifadede, 28 günlük süreyi 'yararlı ve etkin' bulduklarını söyledi ve sürenin arttırılması çağrılarına katılıp katılmadığı sorusuna, 'Şu anki durumdan memnunuz' yanıtını verdi."

McClellan: Bush da işin içinde

Daily Telegraph'ta yer alan haberde Beyaz Saray'ın eski basın sözcüsü Scott McClellan'ın yazdığı kitapta öne sürdüğü bir iddiaya yer veriliyor.

McClellan'a göre 2003 yılında Valerie Plame isimli CIA casusunun kimliğinin basına sızdırılması olayında Başkan Bush'un da parmağı var.

Scott McClellan'ın satırları şöyle:

"Bilmeden etrafa yanlış bilgiler veriyordum ve yönetimdeki en üst düzey beş kişi de benim yanlış bilgiler vermemi sağlıyordu: Karl Rove, Lewis Libby, başkan yardımcısı, Beyaz Saray genel sekreteri ve başkanın kendisi."

'Afganistan, Taleban'ın eline düşüyor'

Guardian gazetesinin dünya sayfalarındaki bir haberde, deneyimli bağımsız düşünce kuruluşu Senlis Konseyi'nin son raporunda yaptığı uyarıya yer veriliyor: "Afganistan, Taleban'ın eline düşüyor."

Gazeteye göre "Taleban Afganistan'ın yüzde 54'ünde yerleşik konumda ve ülke ciddi şekilde Taleban'ın ellerine düşme tehlikesi altında.

"NATO önderliğindeki on binlerce askere ve ülkeye akan milyarlarca dolarlık yardıma karşın, 2001'deki Amerikan işgaliyle dışarı sürülen militanlar şimdi içlerinde kırsal bölgeler, bazı semt merkezleri ve önemli anayollar da olmak üzere başıboş kalmış geniş arazileri kontrol altına almış durumda."

Putin, Batı'ya çattı

Rusya lideri Vladimir Putin'in Batı ülkelerine çıkışı da İngiliz gazetelerinin dünya sayfalarında sık rastlanan haberlerden biri.

Financial Times'dan aktaralım:

"Vladimir Putin, dün Batı'ya ve ülke içindeki siyasi muhalefete sert bir saldırı daha başlattı ve onları işbirliği yaparak Rusya'yı güçsüzleştirmeye, 1990'lı yıllardaki kaos ve hırsızlık dönemlerine döndürmeye çalışmakla suçladı.

"Putin ülkenin düşmanlarının ekonomik canlanmanın kokusunu aldığını ve kötü niyetli bir Turuncu Devrim kışkırttıklarını söyleyerek, Rusya'yı uyardı."

Chirac hakkında soruşturma

Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac hakkında, yolsuzluk iddiasıyla soruşturma açılabileceği haberi de İngiliz gazetelerinin hemen hepsinde yer buluyor.

Times'ın satırlarına bakalım:

"Jacques Chirac'a dün 18 yıllık Paris belediye başkanlığı ve parti başkanlığı döneminde yolsuzluk yaptığı yönündeki iddialarla ilgili olarak resmen suçlamalarla karşılaşabileceği söylendi. 74 yaşındaki Chirac, Fransa'nın savaş sonrası dönemde hakkında resmen soruşturma açılan ilk cumhurbaşkanı."

'McClaren gitmeli'

İngiltere'nin Hırvatistan karşısında aldığı 3-2'lik yenilgi yüzünden 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine kalamaması, tüm gazetelerin spor sayfalarındaki başlıca konu.

Guardian'ın spor eki şu yorumlarda bulunuyor.

"Milli takım teknik direktörü Steve McClaren'ın işine son verilmeli. Çünkü aşırı riskli stratejisi ve oyuncu seçimiyle, ihtiyaç duyulan oyunu ortaya koyamadı.

"İngiltere 1994 Dünya Kupası'ndan bu yana ilk kez başlıca turnuvalardan birine katılamıyor. David Beckham oyuna girdiğinde bir kez daha ülkesini kurtaracağı düşünüldü.

"Ama McClaren en kötü sonuçla karşı karşıya kaldı: Dışarıda bıraktığı Beckham oyunuyla onu haksız çıkardı ama nihayetinde paçasını da kurtaramadı."

İlgili haberler
21 Kasım 2007 Basın Özeti
21 Kasım, 2007 | Basın Özeti
20 Kasım 2007 Basın Özeti
20 Kasım, 2007 | Basın Özeti
19 Kasım 2007 Basın Özeti
19 Kasım, 2007 | Basın Özeti
18 Kasım 2007 Basın Özeti
18 Kasım, 2007 | Basın Özeti
16 Kasım 2007 Basın Özeti
16 Kasım, 2007 | Basın Özeti
14 Kasım 2007 Basın Özeti
14 Kasım, 2007 | Basın Özeti
13 Kasım 2007 Basın Özeti
13 Kasım, 2007 | Basın Özeti
12 Kasım 2007 Basın Özeti
12 Kasım, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik