BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 25 Eylül, 2007 - TSİ 05:54
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
25 Eylül 2007 Basın Özeti
Neredeyse bütün İngiliz gazetelerinin bugün manşetlerine çıkardığı konu, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın İşçi Partisi Kongresi'nde yaptığı konuşma.

İngiliz gazeteleri

Yine neredeyse tüm gazetelerin üzerinde birleştiği nokta, Brown'ın büyük bölümünü sağlık, eğitim, suç oranları, göç gibi iç sorunlara ayırdığı konuşmasında, Muhafazakar Parti oylarını hedef aldığı.

Daily Telegraph gazetesi buna karşın, Brown'ın bir saatten uzun süren konuşmasında bir kez bile Muhafazakar Parti lideri David Cameron'ın ya da partisinin adını anmadığına dikkat çekiyor.

Gazetenin yazarlarından Andrew Porter'a göre bu, seçmenlere şu mesajı yolluyor:

"Ben kendime güveniyorum. Hiçbir ağırlığı olmayan bir adamla vaktimi harcamak istemiyorum. Ülkenin gelişmesi için ihtiyaç duyduğunu düşündüğüm şeyler de bunlar. İstekliyim ve göreve layığım."

'Vizyon yoktu ama başarılıydı'

Guardian'daki Jonathan Freedland imzalı makalede de Brown'ın konuşmasında vizyon eksikliği olduğu belirtiliyor ancak siyasi anlamda başarılı bir konuşma yaptığı söyleniyor.

Freedland'in yazısı şöyle devam ediyor:

"Tek bir tutarlı görüş ya da hatırlarda kalacak bir ifade olmaması, sergilenen siyasi yeteneğin kıymetini düşürmemeli.

"Gordon Brown işbaşına geldiğinden bu yana yapmaya çalıştığı işe devam etti. O da kendisini sıradan siyasi çekişmelerin üzerinde, muhafazakarların da oy verebileceği bir ulusal birlik lideri gibi sergilemek."

'Çin, Birmanya'da harekete geçmeli'

İngiliz basınının geniş yer verdiği bir başka gelişme de sınırları dışından, Birmanya'dan.

İngiliz gazetelerinde Birmanya'da Budist rahiplerin öncülüğünde düzenlenen gösteriler ayrıntılarıyla aktarılıyor.

Times gazetesi bu Güney Doğu Asya ülkesindeki gelişmeleri bir başyazısında yorumlamış.

Times'a göre Çin harekete geçmeli.

"Çin'in büyük bir etkisi var. Birmanya, Çin'in petrol ve hammadde arayışında önemli bir hedef. Pekin bir dikta rejimine destek verdiği suçlamalarını savuşturmak adına sessizce daha geniş özgürlükler için bastırıyordu.

"Çin şimdi cuntaya dönüp, eylemcilerle görüşmesini ve çoktandır geciktirilmiş reform programına başlamasını söylemeli."

Suriye reddedecek

Guardian'daki bir haberde, Suriye'nin ABD'nin Kasım ayında düzenlemeyi planladığı Orta Doğu Barış Konferansı'na katılma davetini reddetmesinin beklendiği belirtiliyor.

Haberde görüşü alınan üst düzey Suriyeli bir yetkili "Suriye formalitelerden çok içeriğe önem veriyor. Sadece fotoğraf çektirmek için bir zirveye katılmakla ilgilenmiyoruz" diyor.

Gazete başyazılarından birini de bu konuya ayırmış.

"Konferans yapılır ve müzakerelerde başarı sağlanamazsa ne olacak? Arap liderler bu zirveden ne alacaklarını anlamakta zorlanırsa, olası bir anlaşmayı Arap dünyasına nasıl kabul ettirecekler?

"Önemli konuları çözmese de, elle tutulur etkiler sağlayabilecek somut önlemler de var. İsrail, Oslo Anlaşması'yla İkinci Filistin İntifadası arasındaki dönemde sayıları ikiye katlanan Yahudi yerleşimlerinin inşasını durdurabilir."

ABD askerlerinin tartışmalı taktiği

Independent gazetesi, Irak'taki Amerikan askerlerinin kullandığı iddia edilen tartışmalı bir taktiği haberleştirmiş.

Amerikan Washington Post gazetesinin üç Amerikan askerinin yargılandığı askeri mahkeme tutanaklarına dayandırarak yaptığı habere göre, şimdiye kadar gizli tutulan bu taktikte yollara bırakılan silahlar isyancıları avlamak için yem olarak kullanılıyor.

Sözkonusu davada yargılanan, bir keskin nişancı birliğinin komutanı Yüzbaşı Matthew Didier, ifadesinde taktiğin nasıl işlediğini şöyle anlatıyor:

"Yola bir silah bırakıp izlemeye başlardık. Eğer biri bu silahı bulur, alır ve silahla birlikte uzaklaşmaya çalışırsa ateş açardık. Çünkü bunu silahın Amerikan güçlerine karşı kullanılacağına dair bir işaret olarak görürdük."

Independent gazetesine göre bu tartışmalı taktiğin, daha sonra düşman savaşçı olarak tanımlanan bir çok Iraklı'nın ölümünden sorumlu olduğuna inanılıyor.

Rusya'daki kabine değişikliği

Rusya lideri Vladimir Putin'in yaptığı kabine değişikliği de yorumlara konu olan dış haberler arasında.

Daily Telegraph gazetesi, Putin'in Batı yanlısı liberal Ekonomi Bakanı German Gref'i görevden aldığını yazıyor.

Gazete Putin'in bu hamlesiyle sadece ekonomi politikalarında olsa bile kendisini eleştirmeye cesaret eden iki bakanından birini görevden aldığını söylüyor.

Gazete buna karşın, Putin'i eleştirebilen iki kabine üyesinden bir diğeri olan Maliye Bakanı Aleksey Kudrin'in görevini koruduğunu, hatta başbakan yardımcılığına yükseltildiğini kaydediyor.

Financial Times gazetesiyse, Rusya'daki kabine değişikliğine başka bir açıdan yaklaşıyor.

Aleksey Kudrin'in başbakan yardımcılığına getirilmesini öne çıkartan gazeteye göre, bu kabine değişikliğinden serbest pazar yanlısı liberal kanat karlı çıktı.

İngiliz gazetelerinde dikkat çeken bir başka haber de bundan önceki Papa ikinci Jean Paul'le ilgili.

Independent gazetesi, Papa İkinci Jean Paul'ün aziz mertebesine yükseltilmesi süreci tamamlanmak üzereyken, hayattayken giydiği cübbelerin parçalanarak internetten başvuranlara gönderildiğini yazıyor.

Habere göre, isteyenlere üzerinde Papa İkinci Jean Paul'ün fotoğrafı bulunan bir dua kartı ve küçük bir cübbe parçası gönderiliyor.

Yetkililer bu hatıraların kesinlikle para karşılığı satılmadığını ancak gönüllü katkıların kabul edildiğini belirtiyor.

Türkiye paralardan silindi

Financial Times gazetesinin Brüksel muhabirinin geçtiği habere göre, Türkiye 2004'ten sonra yeni üyelerin katılımıyla değiştirilmesine karar verilen bir euroluk madeni paraların arkasındaki Avrupa haritasından silindi.

Financial Times'ın haberinde Avrupa Birliği Komisyonu'nun madeni paraların arkasına Hazar Denizi'ne kadar uzanan, Türkiye'yi tamamen içine alan bir Avrupa haritası konmasını önerdiği belirtiliyor.

Ancak gazetenin "Keşke Türkiye'yi silmek bu kadar kolay olsaydı" ifadesiyle başlayan haberine göre, ulusal hükümetlerin temsil edildiği Avrupa Konseyi'nde, Türkiye'nin haritadan çıkartılmasına karar verildi.

Bu arada Avrupa Parlamentosu'nun İki İtalyan liberal üyesi de "Belarus gibi bir dikta yönetimi haritada var, ama katılım müzakereleri yürüten Türkiye gibi demokratik bir ülke yok" diyerek tepki gösterdi.

İlgili haberler
24 Eylül 2007 Basın Özeti
24 Eylül, 2007 | Basın Özeti
23 Eylül 2007 Basın Özeti
23 Eylül, 2007 | Basın Özeti
21 Eylül 2007 Basın Özeti
21 Eylül, 2007 | Basın Özeti
20 Eylül 2007 Basın Özeti
20 Eylül, 2007 | Basın Özeti
19 Eylül 2007 Basın Özeti
19 Eylül, 2007 | Basın Özeti
18 Eylül 2007 Basın Özeti
18 Eylül, 2007 | Basın Özeti
17 Eylül 2007 Basın Özeti
17 Eylül, 2007 | Basın Özeti
16 Eylül 2007 Basın Özeti
16 Eylül, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik