BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 31 Temmuz, 2007 - TSİ 07:44
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
31 Temmuz 2007 Basın Özeti
Financial Times'daki bir haberin başlığı "Irak, seçmen listeleri için verilen süreyi kaçırdı."

İngiltere gazeteleri

Buna göre Kerkük'ün nereye bağlanacağını tayin edecek referandumun Aralık ayında yapılması için gereken seçmen listeleri hazırlanamadı.

"Oysa" diyor Financial Times, "Hükümette çoğunluğu oluşturan Şii blokla, bu bloğun başlıca müttefiki olan Kürtler Haziran 2006'da ulusal birlik hükümeti kurulmadan önce anlaşmıştı. Kerkük'te ve Kuzey Irak'ın 'diğer tartışmalı bölgeleri'nde nüfus sayımı bugün tamamlanacaktı."

Kürdistan Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Falah Mustafa Bekir de gazeteye yaptığı açıklamada sayımın belirlenen tarihte yapılamamasını eleştiriyor.

Bekir bu durumu 'halkın kabul edip onayladığı anayasanın uygulanmasını tarafların ciddiye almadığının göstergesi' diye yorumlamış.

Financial Times ise gecikmeyi pek çok Sünni ve Şii'nin, Kerkük'ün Kürt bölgesine katılmasına şiddetle karşı çıkmasına bağlıyor.

Gazete ayrıca Kerkük ilinin sınırlarında Saddam Hüseyin döneminde yapılan değişikliklerin geri alınması konusundaki düzenlemenin de mecliste bekletildiğine dikkat çekiyor.

Brown'ın Irak mesajı

İngiltere gazetelerinde Irak'la ilgili bir başka haber de Washington'da yapılan Gordon Brown-Başkan Bush görüşmesinde konuşulanlar.

Financial Times'a göre İngiltere'nin yeni Başbakanı Brown, Bush'la yaptığı bu ilk görüşmede yalnızca iki ay önceden haber vererek Irak'taki İngiliz askerlerini aktif görevden çekebileceği mesajını iletti.

Gazeteye göre İngiltere, askerlerin bir an önce kışlalarına dönmesini istiyor.

Ama kararını vermek için Başkan Bush'un Eylül ayında yapacağı kapsamlı değerlendirmeyi bekleyecek.

Aynı habere ilk sayfadan yer veren Daily Telegraph da "Gordon Brown, İngiliz askerlerinin Irak'ta cepheden çekilmesinin yolunu yaptı" diyor.

Gazeteye bakılırsa Gordon Brown, Irak'tan çekilme takvimini Amerika'ya endekslememeye kararlı.

Buna göre Brown, Basra'da güvenliğin Iraklılara ne zaman devredileceğine kendi komutanlarının karar vermesini istiyor.

Guardian gazetesiyse pek çok diğer gazetenin dikkat çektiği bir noktaya değiniyor: Görüşme sonrasındaki basın toplantısında Başkan Bush (âdet olduğu üzere) misafirini öven sözler söyledi.

Ancak Gordon Brown, Bush'u öven tek bir kelime etmedi.

Gazetelerin genel yorumu, Başbakan Brown'un çeşitli konularda işbirliğine ihtiyaç duyduğu Amerikan yönetimine doğrudan çıkış yapmaktan kaçındığı, ancak ince bir diplomasiyle farkları kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğu yönünde.

Orman yangınları

Sırada yine Guardian'dan bir haber var: Yunanistan hükümeti, bir türlü söndüremediği yangınlar yüzünden halktan özür diledi.

Gazeteye göre ülkede geçen aydan beri 3 bin yangın çıktı; 10 bin hektar alan mahvoldu.

Ülke tarihinin bu en büyük çevre felaketinde sekiz kişi yaşamını yitirdi, bazı köyler kül oldu.

Yunan medyası dün inşaatçıların tuttuğu kundakçılar olduğu söylenen iki zanlının isimlerini yayımladı.

Öte yandan Rusya da, Yunan başbakanının ricası üzerine, ülkeye su bombardımanında kullanılan iki dev uçak gönderdi.

K.İrlanda'da orduya veda

Daily Telegraph'ın iç sayfalarına uzanıyoruz, buradaki bir haberin başlığı "38 yıl sonra ordunun Kuzey İrlanda'daki işi bitti."

Gazete barışa kavuşan bölgedeki askeri operasyonların sona erişi dolayısıyla bugün bir tören yapılacağını hatırlatıyor.

"Ancak" diye ekliyor, "Bir galibiyet kutlaması yapılıyor suçlamalarına meydan vermemek için tören çok sade olacak."

Daily Telegraph bu haberin devamında ordunun Belfast sokaklarına artan huzursuzluk döneminde yollandığını, 1969'da IRA'nın kurulmasıyla kendini çatışma ortamında bulduğunu ve 38 yılda 763 askerini kaybettiğini kaydediyor.

Independent gazetesiyse artık silahlı askerlerin dolaşmayacağı Kuzey İrlanda sokaklarında yeni bir dönemin başladığını vurguluyor.

Gazeteye göre bu uzun savaşı kimin kazandığıysa, daha yıllarca tartışılacak.

Bir zamanların ayrılıkçı örgütü IRA artık aktif değil; askeri zafer çabasından da vazgeçip siyasete yöneldi.

Ordu da, IRA'yı dize getirdiğini söyleyemese de, şiddetin galip gelmediğini ve siyasi çözümle bittiğini savunabilir.

Tutsağın itirazı

Guantanamo'nun en ağır koşullarında beş yıldır yaşayan bir tutsak, salıverilmeye neden itiraz eder?

Times gazetesi Cezayirli Ahmed Belbaşa'nın Guantanamo'da 'Kamp 6' denen bölgede, penceresi olmayan çelik bir hücrede kimseyle görüştürülmeden tutulduğunu ve günde yalnızca iki saat metal bir kafeste tek başına egzersiz yapabildiğini yazıyor.

Şubat ayında salıverilmesi kararı çıkan Belbaşa, avukatları aracılığıyla Amerikan mahkemelerine başvurarak bu kararın iptaline çalışıyor.

Ahmed Belbaşa'nın Cezayir'e iade edilmesi planlanıyor. Fakat o ülkesine dönerse güvenlik örgütlerince işkenceye alınacağını ya da İslamcılar tarafından öldürüleceğini söylüyor.

Belbaşa ülkesinden İslamcı militanların tehditleri yüzünden ayrılmış; şimdi de o dönemde iltica ettiği İngiltere'ye dönmek istiyor.

Karanlığın ustası

Son olarak, Guardian'ın 'karanlık sanatının ustası' diye tanıttığı bir ismin, ünlü yönetmen İngmar Bergman'ın ardından yazılanlara bakalım.

İsveçli yönetmen dün 89 yaşında yaşama veda etmişti.

Guardian, sanatseverlerin Tanrı'nın ve insanlığın doğası gibi büyük konuları doğrudan ele almaktan kaçınmayan bir sinemacıyı kaybettiği görüşünde.

Daily Telegraph'sa ardında 54 film bırakan İngmar Bergman'ı 'sanat sinemasını büyük kitlelere tanıtan isim' diye niteliyor.

Filmlerin karamsar yapısının 2. Dünya savaşı sonrasının zoraki neşesine katılmak istemeyenlere son derece çekici geldiğini belirten gazete, Bergman'ın bugün de kısa yoldan para kazanma peşinde olmayan yönetmenlere örnek olduğunu kaydediyor.

Independent gazetesiyse Bergman'ın ölüm haberini manşetten vermiş.

Büyük harflerle yazılan "Usta" başlığının altında, 'Taksi Şoförü' filminin senaristi, yönetmen Paul Schrader'in imzasını taşıyan bir yazı var.

Schrader, Bergman'ın film çekmeyi ciddi ve iç gözlemlere dayanan bir iş haline getirdiğini, daha önce kimsenin bunu başaramadığını yazıyor.

"Ondan önce filmlerin ciddi olabileceğini bilmezdim" diyor Amerikalı yönetmen, "Benim kuşağımdan, 60 kuşağından olup da Bergman'dan etkilenmeyen sinemacı yoktur."

İlgili haberler
30 Temmuz 2007 Basın Özeti
30 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
29 Temmuz 2007 Basın Özeti
29 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
27 Temmuz 2007 Basın Özeti
27 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
26 Temmuz 2007 Basın Özeti
26 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
25 Temmuz 2007 Basın Özeti
25 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
22 Temmuz 2007 Basın Özeti
22 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
20 Temmuz 2007 Basın Özeti
20 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
19 Temmuz 2007 Basın Özeti
19 Temmuz, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik