|
13 Şubat 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian dün Bağdat'ta 70'i aşkın kişinin ölümüne yol açan bombalı saldırıyı manşete taşıyor.
Saldırı ertesinde dumanlar içinde kalan Bağdat'taki sokağın bir fotoğrafı var. Altında "Sessiz duaları izleyen cehennem" diye yazıyor. Dünkü patlama, Şiiler için kutsal Askeriye Camii'ni tam bir yıl önce hedef alan saldırının yıldönümüne saati saatine denk geldi. Guardian, Samarra kentindeki kutsal caminin altın kaplı kubbesini yıkan bir yıl önceki bu saldırıyı, Irak'ta bir dönüm noktası olarak görüyor. Gazetenin deyimiyle, Şiiler ve Sünniler arasında iç savaşın fitilini yakan saldırıydı bu. Manşetin altında dikkat çeken bir rakam var: 33 bin 937. Guardian, "Son bir yıl içinde Irak'taki şiddet olaylarının kurbanı olan sivillerin bilançosu" diyor. Avusturya tüfeklerini İran mı verdi? Daily Telegraph'ın manşet haberleri arasında da Irak göze çarpıyor. Irak'ta direniş hareketine dışarıdan silah temin eden varsa, kim? Daily Telegraph, Avusturya-İran-Irak üçgenindeki silah sevkiyatı iddiasını aktarıyor. "Irak'ta Avusturya tüfeğiyle yakalanan teröristler" diye yazan Daily Telegraph'a göre, Irak'taki Amerikan kuvvetleri Avusturya'nın geçen yıl İran'a satmış olduğu tüfeklerden 100'ü aşkın kadarını Irak'ta direniş hareketinin elinde buldu. Daily Telegraph, zırhı delecek güçte olan tüfeklerin İran'a satılışı nedeniyle geçen yıl Washington ve Londra'nın Avusturya hükümetini kınamış olduğunu bildiriyor. Gazetenin aktardığına göre İngiliz ve Amerikalı yetkililerin korktuğu gerçekleşti ve bu silahlar Irak'ta direniş hareketinin eline geçti. Ancak Amerikalı yetkililerin bu yöndeki iddialarını İran kesin biçimde reddediyor. Batı'nın 'İran hatası' Irak hükümetine ve Amerikan askerlerine karşı süregiden direnişe İran'ın destek verdiği iddiaları, dün Amerika'da üst düzey Demokratlar tarafından da eleştirilerek sorgulandı. Fakat Daily Telegraph'ın baş makalesinde bir uyarı var. Gazeteye göre Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'a yeterince baskı uygulamayan Batı, hata ediyor. Daily Telegraph, Irak'tan sonra Amerika'nın İran'da da bir cephe açabileceğine haklı olarak çok az kişinin inandığını yazıyor. Gazeteye göre Bush hükümeti son günlerde İran'a yönelik suçlamalarının dozunu artırmışsa, bunu diplomatik bir taktik olarak algılamak daha doğru olur. Daily Telegraph, İran'ın nükleer programını durdurmak amacıyla atılan adımların bugüne değin hem çok yavaş hem de çok zayıf olduğu inancında. Gazete hem İran kamuoyunun hem de ruhani lider Ayetullah Hamaney'in desteğinden yoksun olduğunu iddia ettiği Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın içeride ve dışarıda tecrit edilmesi için baskının daha da artırılmasından yana. AB'ye İran uyarısı İran, Financial Times'ın da manşet haberi. Gazete, Avrupa Birliği'nin dış politikadan sorumlu yetkilisi Javier Solana'nın makamınca hazırlandığını ileri sürdüğü bir iç yazışmayı ele geçirdiğini söylüyor. Financial Times'a göre bu belgede Avrupa Birliği hükümetleri uyarılıyor: "İran'da atom bombasını engellemek için geç kaldınız." Gazetenin bir kopyasını gördüğünü söylediği belgede, "İran nükleer silah üretmesine yetecek seviyede uranyum zenginleştirebilecek ve bunun engellenmesi için yapılabilecek çok az şey var" deniyor. Financial Times'a göre diplomatik pazarlıklar yoluyla soruna çözüm arayışının başarılı olmadığı görüşüne yer veren bu rapor, askeri seçeneği savunanların tezini güçlendiriyor. Nobel ve siyaset Financial Times'ın satırlarından ayrılmadan, Bangladeş'ten bir haber. Geçen yılın Nobel Barış Ödülü, geliştirdiği sosyal kalkınma planı dünya çapında büyük övgü toplayan Bangladeşli Muhammed Yunus'un olmuştu. Financial Times, Nobel'in araladığı kapıdan Muhammed Yunus'a şimdi siyaset yolunun göründüğünü yazıyor. Geçen ay olağanüstü hal ilan edilen Bangladeş'te, ayın sonunda yapılması planlanan genel seçimler iptal edilmişti. Halen askerlerin desteğinde bir hükümetin yönettiği ülkede siyaset, Financial Times'ın ifadesiyle, derinden ikiye bölünmüş durumda. Gazete aldığı Nobel Barış Ödülü ardından Muhammed Yunus'un, Bangladeş'teki siyasi tıkanıklığa çare bulacak yeni bir siyasi parti kurması için kendisine her yerden çağrılar geldiğini söylediğini yazıyor. Bunun üzerine siyasete atılmayı düşündüğünü belirten Muhammed Yunus, Bangladeş halkına yazdığı açık mektupta belirttiği gibi 'ülkenin siyasi kültürünün tepeden tırnağa değişmesi gerektiği' inancında. Ancak Financial Times, bu girişiminde başarılı olmak istiyorsa, uluslararası camia ile olduğu kadar Bangladeş ordusu ile de arasını iyi tutması gerektiğini yazıyor. Meme kanserinde yeni bir ilaç Times'ın manşetinde, yeni bir kanser ilacının İngiltere'de her yıl 1000 kadının hayatını kurtarabileceği yazılı. Gazetenin sonuçlarını yayınladığı araştırmaya göre, yeni tip kanser ilacını kullanan meme kanseri hastalarının hayatta kalma oranı yüzde 17 artmış. Araştırma, menapoz sonrası yaklaşık 5 bin kadın hastanın tedavi sürecinden edilen bilgilere dayanıyor. Times, tamoxifen adlı ilaçla iki-üç yıl tedavi gördükten sonra, exemestane adı altındaki yeni ilaca geçen meme kanseri hastalarında ölüm oranlarının kayda değer miktarda düştüğünün görüldüğünü belirtiyor. Gazete yeni tedavinin yan etkilerinin de daha hafif olduğunu bildiriyor. Siestanın gücü Peki ya kalp hastaları için tavsiye edilen ne? Guardian dahil birkaç gazetenin birden aktardığı habere göre, güzel bir uyku... Yalnız herhangi bir uykudan ziyade, öğle uykusu. Guardian siesta yapanların kalp hastalıklarından ölüm riskinin üçte bir oranında azaldığını ortaya koyan yeni bir araştırmanın sonuçlarını aktarıyor. Bilimadamlarına göre gün ortasında şekerleme yapanlar, büyük olasılıkla üzerlerindeki stresi azalttıkları için, bütün gün uyanık gezenlere nazaran daha uzun yaşıyor. Yunanlı doktorların araştırmasında 23 bin kadın ve erkeğin yer aldığını yazan Guardian, deneklerin uyku düzeni ve sağlıklarının beş yıl boyunca izlendiğini bildiriyor. Modaevleri cebinizde Son olarak teknoloji dünyasından bir haber. Ya da moda. Karar sizin. Ünlü tasarımcıların sadece kılık kıyafetle yetinmeyip parfüm ya da gözlük pazarına da el attıklarını biliyorduk. Artık cep telefonları da buna dahil. Times, modaevi Prada'nın tasarladığı yeni cep telefonunun İspanya'da bir fuarda basına tanıtıldığını yazıyor. Times'a göre hemen hemen bütün cep telefonlarının benzer fiyat diliminde benzer marifetlere sahip olduğu bir pazar oluşmaya başladı ve bu ortamda bir marka olarak öne çıkmak artık daha zor. Gazete üstelik İngiltere gibi ülkelerde cep telefonu sayısının artık ülkenin toplam nüfusunu geçmiş olduğunu yazıyor. Hal böyle olunca tüketimi kamçılamak için başvurulan en son yöntem, modacıları işin içine katmak olmuş. Times "Prada bir ilk değil" diyor; Dolce&Gabbana ve Versace gibi modaevleri sektöre çoktan girmiş bulunuyor. | İlgili haberler 12 Şubat 2007 Basın Özeti12 Şubat, 2007 | Basın Özeti 11 Şubat 2007 Basın Özeti11 Şubat, 2007 | Basın Özeti 9 Şubat 2007 Basın Özeti09 Şubat, 2007 | Basın Özeti 8 Şubat 2007 Basın Özeti08 Şubat, 2007 | Basın Özeti 7 Şubat 2007 Basın Özeti07 Şubat, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||