BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Kasım, 2006 - TSİ 08:12
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
21 Kasım 2006 Basın Özeti
Londra'da bir restoranda zehirlendikten sonra, hastanede ölüm kalım savaşı vermekte olan eski Rus ajan Aleksander Litvinenko'ya ilişkin haberler, İngiltere basınında bugün öne çıkan konuların başında geliyor.

İngiltere gazeteleri

Guardian gazetesi, Litvinenko'nun dün durumu kötüleştikten sonra yoğun bakıma kaldırıldığını ancak kapısında özel korumanın beklemeye devam ettiğini aktarıyor. Guardian'ın iç sayfalarındaki yorumun başlığı "Zehirli İlişkiler."

"Bu olay, ister istemez, Soğuk Savaş klişelerini akıllara getirdi. Litvinenko, Moskova'nın gözünde popüler bir isim değilse de Kremlin hemen baştan olayla ilgisi olmadığını bildirdi; gerisi spekülasyon. Batı'nın Putin hükümeti denilince, en kötüyü düşünmeye daha dünden razı olmasıysa tartışma götürmeyen bir gerçek...

"İngiliz halkının yarısı, Fransızların yüzde 60'ı Rusya hakkında iyi şeyler düşünmüyor. Bunun için sağlam gerekçeleri var: Temel hakların ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlali. Rusya'nın enerji sektöründe artan nüfuzu ve Ukrayna ve Gürcistan gibi eski Doğu Bloku ülkelerini ezici tavırları yabancıları endişelendiriyor.

"Bazı sorumsuz istihbarat çevrelerinin, Kremlin'deki eski yoldaşlarının, vatan haini olarak görülen bir kişinin ölümünden pek rahatsızlık duymayacağını düşünmeleri ihtimali de hiç akıldışı değil.

"Rusya'nın G8 liderliğinde ve uluslararası imajını iyileştirmeye çalıştığı son bir yıl acı şekilde gösterdi ki, Boris Yeltsin'le başlayan komünizm sonrası balayı,, çoktan sona erdi."

Zehirli İlişkiler

Daily Telegraph ise "Rusya, yoksa Batı'yla ilişkilerini mi zehirliyor?" diye sorarak İngiltere'nin alması gerektiğini düşündüğü tutuma dikkat çekiyor:

İngiltere hükümetinin, bir vatandaşının bazı yabancı ajanların karıştığını düşündüren, ölümcül bir saldırıya uğradığı bir ortamı kabullenmesi mümkün değil.

İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı, bu olayı mümkün olan en sert şekilde ve en üst kanallardan ele alıp Rus yetkililerden istedikleri her tür açıklamayı talep etmeli.

Aksi halde İngiltere'nin, önümüzdeki on yıl içinde tüm Avrupa'nın enerji kaynaklarını kontrol altına alma ihtimali olan Rus rejimine karşı gelmeye dahi cesaret edemediği fikri oluşacaktır.

Eski KGB ajanının yorumu

Daily Telegraph'ta dikkat çeken diğer bir yorum, Soğuk Savaş döneminin en ünlü KGB muhaliflerinden; örgütün o dönemde Londra'daki iki numaralı ismi Oleg Gordievski'ye ait.

"KGB bugün arkadaşımı öldürmeye çalıştı. Bu, yarın ben olabilirim" diyen Gordievski, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'a çağrıda bulunuyor: Putin rejimine taviz vermeyi bırakın!

"Rus devlet başkanının onayı olmadan bu suikast düzenlenemezdi. Litvinenko'nun eşi Marina, bu saldırıyı düzenleyenin bir dönem Rus iş adamı Boris Berezovski'yle çalışmış bir kişi olduğuna inanıyor. Aleksander'ı zehirleyerek devlete borcunu ödeyen bu kişi, şimdi güvenli ellerde....

"Sovyetler Birliği çökünce eski işverenim KGB'nin adı değişse de, yöntemleri aynı kaldı. Benim gibi eski bir KGB ajanı olan Putin, Batı'nın, gazeteci Anna Politkovskaya cinayetine ilişkin Rus hükümetini hesap vermeye çağırmadığının farkında...

"İngiltere hükümeti bu olayı Putin'e direnmek için bir fırsat olarak görmeli, sürgündeki Rusları ve İngiltere'yi Kremlin'deki diktatörden korumak için gerekeni yapmalıdır."

Gizli nakillere tepki büyüyor

ABD Başkanı Bush Eylül ayında CIA'in, gizli nakillerini doğrulamış, terör zanlılarının CIA gözetiminde tutuldukları gizli cezaevlerinden alınıp Guantanamo Üssü'ne nakledildiklerini söylemişti.

Bu açıklamanın ardından, insan hakları örgütleri, CIA'in bu nakillerde durak olarak kullandığı söylenen aralarında Türkiye'nin de bulunduğu yedi ülkeyi, bu olaydaki payını açıklamaya çağırmıştı.

Financial Times, Ocak ayında Amerikan Kongresi'nin başına geçmeye hazırlanan Demokratlar'ın gizli nakiller konusunda Bush yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaya hazırlandıklarını yazıyor.

Kongre Silahlı Kuvvetler Komitesi'nin başına geçecek olan Demokrat Senatör Carl Levin, bu konuda adım atma sözü verdi.

Levin, mevcut sistemden rahatsızlığını belirterek, "Sanırım, bazı önemli ihlaller yaşandı, üstelik bunlar bizim güvenliğimizi iyiye götüren değil aksine kötüleştiren durumlar. Ayrıca bu hem bazı müttefiklerimize mal oldu, hem de yararlı istihbarat sağlanamadı. O nedenle de, bu sistemin kapsamlı değerlendirmesine ihtiyaç var" diye konuştu.

90 gün gözaltı tartışmaları

Times gazetesi yazarlarından Peter Riddell ise İngiltere'de hükümetin terör zanlılarının gözaltı süresini 90 güne çıkarmaya ilişkin hazırlıklarına dikkat çekiyor ve asıl meselenin "90 gün tartışmasından öte olduğunu vurguluyor:

"90 günü unutun. Sıklıkla kullanılan bu tür kalıp ifadeler, durumu netleştirmekten çok kafa karıştırıyor. Blair hükümeti bir yıl önce 14 günlük gözaltı süresini talep ettiği gibi doksan değil; 28 güne çıkarabilmişti. Bugün, daha geniş bir terörizm değerlendirmesi dahilinde, bu konu, yeniden gündemde.

"Blair gözaltı süresini uzatmakta direnirken, hukuk işlerinden sorumlu bakan Lord Goldsmith, 28 günlük süreyi uzatmayı gerektirecek bir durumun ispat edilmesi gerektiğini söyledi. Muhafazakarlar böyle bir artış için çok güçlü kanıtlar gerektiğini belirtti. Burada kilit kelime "ispat."

"Terör tehdidinin yapısındaki değişiklik, bilhassa biyolojik ya da kimyasal silah kullanma ihtimali olan intihar eylemcilerinin belirlenmesi, bir çok vakada, olası saldırıları önlemek için "daha çabuk gözaltına alma" uygulamalarını getirdi. Ancak kanıtların ispatlanmasının zaman alması, suçlamada bulunulmadan önce gözaltı süresinin uzatılması ihtiyacını getiriyor.

"Bana kalırsa, gözaltı süresinde bir artış olacak ama bu doksan değil 42 ya da 50 günde kalacak."

Times yazarı Riddell, Blair hükümetinin akıllı taktikler uygulamış olsa, bu süreyi daha geçen yıl elde etmiş olacağını da ekliyor.

ABD'nin çekilme takvimi

Amerika, Irak'tan çekilme takvimi verecek mi vermeyecek mi? Bu, son günlerde sıklıkla tartışılan bir konu. Guardian, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un Irak'ta önce asker sayısını artırıp ardından azaltacağı ve geride Iraklı askerleri eğitmek üzere 60 bin askerlik bir birlik bırakacağına ilişkin bir habere yer veriyor:

Guardian, geçen hafta Amerika'nın Irak'taki politikalarını değerlendiren ve Ocak ayına dek bu konudaki raporunu sunacak olan Irak Çalışma Grubu'nun, bölgeye 20 bin asker daha gönderilmesine ilişkin bir öneriyi değerlendirmekte olduğunu yazmıştı.

Dün Washington Times'dan çıkan habere göre Pentagon ve Irak Çalışma Grubu Beyaz Saray'ın desteğiyle ilişki içinde. Ancak Irak Çalışma Grubu'ndaki beş Demokrat üyenin asker sayısını artırma fikrine nasıl bakacakları şüpheli.

Korku veren güvenlik kontrolleri

Financial Times, Amerika'ya ziyarette bulunan işadamlarının, terörizmden çok sınırdaki güvenlik kontrollerinden korktuklarını yazıyor.

Amerika'nın küresel düzeyde imajını güçlendirmeyi amaçlayan işadamlarının oluşturduğu Discover America Partnership'in anketine katılan yaklaşık iki bin kişinin üçte ikisine göre, Amerika Birleşik Devletleri, sınırda yabancılara yönelik uygulamalarda en berbat ülke."

Amerikalı yetkililerin elinde kötü muameleye maruz kalmaktan korkanların sayısı da aynı oranda. Üstelik bu yönde görüş belirtenler, sadece Çin ve Hindistan gibi vize uygulanan ülkelerden değil, vize istenmeyen İngiltere ve Fransa gibi ülkelerden geliyor.

İlgili haberler
19 Kasım 2006 Basın Özeti
19 Kasım, 2006 | Basın Özeti
16 Kasım 2006 Basın Özeti
16 Kasım, 2006 | Basın Özeti
15 Kasım 2006 Basın Özeti
15 Kasım, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik