BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 05 Ocak, 2006 - TSİ 08:13
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
5 Ocak 2006 Basın Özeti
Guardian gazetesi İngiltere polisinin elinde ülkede yaşayan siyahların yüzde 37'sinin DNA örneklerinin bulunduğunu yazıyor.

İngiltere gazeteleri

Gazeteye göre, İngiltere polisinin oluşturduğu veri tabanında her 10 siyahtan dördünün DNA verileri var. Buna karşılık, aynı veri tabanında her 10 beyazdan sadece birinin DNA bilgileri bulunuyor.

"İnsan hakları grupları ve siyah toplumun temsilcileri, bunu siyahlara yönelik önyargının bir örneği olarak değerlendirirken İçişleri Bakanlığı iddiayı reddetti.

"Bakanlık, DNA örneklerinin hüküm giyen kişilere ait olduğunu duyurdu. İçişleri Bakanlığı buna ek olarak ellerinde gözaltına alınan ancak haklarında herhangi bir suçlama getirilmeden salıverilen 113 bin kişinin daha DNA örneklerinin bulunduğunu belirtti.

"Geçen yıl Nisan ayında polise, sabıka sicillerine geçebilecek suçları işlediği şüphesiyle gözaltına alınan kişilerin DNA örneklerini alma hakkı verilmişti. Bu yüzden DNA örnekleri, suç oranlarıyla etnik topluluklar arasında bir ilişki kurulmasına zemin oluşturmuyor. Polisin elinde toplam 3 milyon DNA örneğinin olduğu tahmin ediliyor."

Kadınlarla erkeklerin siyasi eşitliği 2 asır sonra

Aynı gazetede bu kez ırk değil cinsiyet ayrımına gönderme yapan başka bir haberde, İngiltere'de kadınlarla erkeklerin geçek siyasi eşitliğinin ancak 200 yıl sonra mümkün olabileceği belirtiliyor.

Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun yıllık raporuna yer verilen haberde çarpıcı rakamlar var:

"İngiltere'de cinsiyet ayrımcılığını yasaklayan kanunun yürürlüğe girmesinden 30 yıl sonra, Financial Times 100 endeksinde yer alan şirketlerdeki yöneticilerin sadece 11'i kadın.

"İngiltere Parlamentosu'ndaki milletvekillerinin beşte biri kadın. Mevcut eğilime bakılınca parlamentodaki kadın ve erkeklerin sayısının eşitlenmesi için tam 40 seçimin daha yapılması gerekiyor.

"Bu da iki asırlık bir zaman gerektiriyor. Adli sistemdeki tablo da siyasettekinden farklı değil. Burada üst düzey görevlerde çalışan kadınların oranı yüzde dokuz. Polis teşkilatında üst kademelerde görevli kadınların oranı yüzde 10. Ulusal gazetelerdeki kadın yöneticilerin oranı ise yüzde 13."

'Ayrımcı kulüplere yasak'

Daily Telegraph gazetesi de yine cinsiyet eşitliğiyle ilgili bir haberde Avrupa Birliği'nin kadınlara ikinci sınıf üye muamelesi yapan golf kulüplerini yasaklayacağını duyuruyor. Haberde şöyle deniyor:

"Avrupa Birliği'nin bu konudaki genelgesi Aralık 2007'de yürürlüğe girecek. Buna göre, kadınları üye olarak kabul eden ancak bu kişilerin barlara ve çay toplantılarına girmesine izin vermeyen kulüpler yasaklanacak.

"Ancak genelgede İngiltere'nin itirazı nedeniyle oluşan bir yasal boşluk da yer alıyor. Buna göre kulüpler, kadınları üye almama hakkını koruyacaklar. Zira İngiltere, aksinin örgütlenme özgürlüğüne aykırı olacağını savundu. Bu yüzden genelge, kadınları üye almayan kulüpleri değil, üye alıp eşit davranmayan kulüpleri bağlayacak.


'Guantanamo tutsakları Afganistan'a nakledilecek'

Financial Times gazetesi, ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'ndeki Afgan tutsakları ülkelerine nakletmeyi planlandığını yazıyor:

"Başkent Kabil yakınlarında bulunan, Sovyet işgalinden kalma hapishanenin ek inşaatlarla güvenliği artırılacak. Hapishanenin bir bölümü, adli reform programı çerçevesinde Avrupa Birliği finansmanıyla modernize edilmişti.

"Washington, Guantanamo'da yıllardır haklarında hiçbir suçlama getirmeden tuttuğu Afgan kökenlilerin bir bölümünü buraya nakledecek.

"Diğer zanlıları ise askeri mahkemeye çıkaracak. Washington böylece insan hakları gruplarının baskılarından kurtulmayı planlıyor.

"Uluslararası Af Örgütü Amnesty International'a göre, Ocak 2002'den bu yana Guantanamo'ya toplam 750 tutsak getirildi. Geçen Ağustos itibarıyla burada çoğu Afgan kökenli 510 zanlı bulunuyor."

'Sudan da kaçakçılık güzergahında'

Guardian'a göre, Batılı istihbarat servisleri ilk kez nükleer silah kaçakçılığında Afrika ülkelerinden Sudan'ın da yer aldığını gösteren bulgular elde etti.

Habere göre, New York ve Washington'u hedef alan 11 Eylül 2001'deki saldırılardan önceki üç yıllık dönemde Sudan'a Avrupa ülkelerinden yüzlerce milyon dolar tutarında teçhizat gönderildi.

"Sudan'ın nükleer silah üretme kapasitesini aşan bu malzemeler ortadan kayboldu. Uluslararası denetçiler, bu malzemelerle ilgili olarak Libya ve olası el Kaide bağlantısı nedeniyle Afganistan'da yaptıkları araştırmalardan sonuç alamadı."

Guardian, ulaştığı bir istihbarat raporuna dayanarak bu malzemelerin İran'a gitmiş olma olasılığından söz ediyor.

'CIA İran'a nükleer silah planı verdi'

Daily Telegraph ise Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA'nin kendi eliyle İran'a nükleer bomba planlarını teslim etmiş olabileceğini yazıyor. Haber şöyle:

"Bu yöndeki iddaialar New York Times muhabiri James Risen'ın "Savaş Hali" adlı kitabında yer alıyor. Risen'a göre, CIA, Merlin adını verdiği bir program uyarınca Şubat 2000'de Sovyetler'den kalma bir nükleer bomba planının üzerinde oynayarak bunu İranlılara göndermek istedi.

"Amaç, İranlıları yıllarca uğraştırmak ve sonuçta başarısızlığa uğratmaktı. CIA bu planı İranlılarla vermesi için Sovyet döneminde Rusya'dan kaçan bir nükleerbilimciyi Viyana'ya gönderdi. İşsiz bir nükleerbilimci rolü yapan Rus uzman, bomba planındaki hataları fark etti ve durumu CIA'ye bildirdi. CIA, uzmandan denileni yapmasını istedi. Ancak Rus bilmadamı planı, hataları açıklayan bir mektupla birlikte İranlılara teslim etti. Washington iddiaları reddediyor."

'İran durdurulmalı'

Guardian gazetesi ise başyazısında İran'ın nükleer faaliyetlerine uluslararası toplumun kayıtsız kalamayacağını savunuyor. Başyazıda şöyle deniyor:

"Krizin temelinde nükleer silahların yayılmasını engelleyen sözleşmenin uygulanamaması yatıyor. "Resmi" nükleer güçler, silahsızlanma konusunda üzerine düşeni yapmadılar. Amerikan Başkanı Bush, sözleşme dışında kalan Pakistan ve Hindistan'ın nükleer güç statüsünü onayladı.

"İsrail'in nükleer faaliyetlerini denetlemek imkansız. İran'da cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ı sevmeyenler bile nükleer programı ulusal gurur meselesi olarak görüyor. Ama Tahran'daki güç mücadelesi gözardı edilemez. Orta Doğu dünyanın en tehlikeli bölgelerinden biri.

"İç tüketim için söylenmesine karşın Ahmedinecad'ın İsrail hakkındaki sözleri kışkırtıcı. İsrail'in İran'a karşı önleyici saldırısından söz ediliyor. Bu da çok rahatsız edici. İran gerçekten nükleer silah peşinde koşuyorsa, ortada bunun görmezden gelinebileceği başka bir örnek yok."

Financial Times yazarı Quentin Peel, Rusya ile Ukrayna arasındaki doğalgaz krizini değerlendirdiği makalesinde "Putin'in Kiev'e vanaları kapaması iki nedenle açıklanabilir" diyor:

"Birincisi isyancı eski Sovyet cumhuriyetlerine duyduğu öfke vizyonunu karartmış olabilir. İkinci seçeneğe göre ise Putin, ne yaptığını gayet iyi biliyor. Putin, Avrupalılara Rus doğalgazına bağımlı olduklarını, çok fazla alternatifleri bulunmadığını hatırlatmak istedi. Belki de oluşan tepkilere hiç aldırmıyor. Peki Avrupa Putin'i haksız çıkarabilecek mi? Bütün mesele bu"

İlgili haberler
4 Ocak 2006 Basın Özeti
04 Ocak, 2006 | Basın Özeti
3 Ocak 2006 Basın Özeti
03 Ocak, 2006 | Basın Özeti
2 Ocak 2006 Basın Özeti
02 Ocak, 2006 | Basın Özeti
1 Ocak 2006 Basın Özeti
01 Ocak, 2006 | Basın Özeti
29 Aralık 2005 Basın Özeti
29 Aralık, 2005 | Basın Özeti
28 Aralık 2005 Basın Özeti
28 Aralık, 2005 | Basın Özeti
27 Aralık 2005 Basın Özeti
27 Aralık, 2005 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik