|
18 Şubat 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugünkü Independent gazetesinin manşeti, "Taciz, yıldırma ve gizlilik: Seks skandalının içine çekilen üst düzey BM yetkilisi".
Bahsedilen kişi, Birleşmiş Miletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin Başkanı Ruud Lubbers. Independent, örgütün Lubbers hakkında hazırladığı gizli soruşturma raporunu ele geçirmiş. Lubbers raporda, 'görevini kötüye kullanmaktan' suçlu bulunuyor. Kendisine yöneltilen suçlamalar arasında 'cinsel taciz' de var. Ruud Lubbers hakkındaki soruşturma, Mülteciler Yüksek Komiserliği'nde çalışan bir kadın BM görevlisinin şikayeti üzerine açılmış. Soruşturma raporunda şu ifadeler yer alıyor: "Bay Lubbers, emrindeki bir kadın çalışanla, istenmeyen fiziksel temasta bulunmuştur. Soruşturma sırasında gündeme gelen benzer yeni iddialar da incelenmiştir. Soruşturma bulguları, Bay Lubbers'in çalışanlarına benzer şekilde cinsel tacizde bulunduğunu gösteriyor." 65 yaşındaki Lubbers, aynı zamanda Hollanda tarihinin, en uzun süre görev yapan başbakanıydı. Hakkındaki soruşturma sonrası Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Lubbers'i sert şekilde uyardığı bildiriliyor. Independent haberi yayımlamadan önce Lubbers'e, bazı soruları yanıtlaması için 24 saat süre vermiş. Ancak Lubbers, hakkındaki raporun gizli olduğunu ve gizli kalması gerektiğini söylemiş. 'Afganistan'da da yeni taciz iddiaları' Guardian'ın manşeti "Belgeler, Bagram üssündeki tacizi ortaya çıkarıyor" şeklinde. Gazete, Afganistan'daki Amerikan güçlerinin, tutuklulara, Irak'taki Ebu Gureyb cezaevindekine benzer cinsel tacizde bulundukları yolunda yeni kanıtların ortaya çıktığını belirtiyor. Bu olayların gözlendiği yerler ise başkent Kabil yakınlarındaki Bagram üssü ve Kandehar yakınlarındaki bir Amerikan tesisi. Habere bakılırsa, Amerikan askerleri tacizleri sırasında fotoğraflar da çekmiş. Afgan tutuklular, tecavüze maruz kalmış, cinsel anlamda aşağılanmış. Amerikan ordusunun iddialarla ilgili soruşturmasına yönelik 1000 sayfalık belgeler, uzun bir hukuk mücadelesi sonrası, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nin eline geçmiş. Guardian muhabirlerinin de belgelere, bu birlik aracılığıyla ulaştıkları belirtiliyor. Haberde ayrıca, Afganistan ve Irak'taki aşağılama olaylarının, geçen yıl patlak veren Ebu Gureyb skandalı sonrası da sürdüğüne dikkat çekilmiş. 'Çelebi yedi canlı kedi gibi' Times Irak Ulusal Kongresi lideri Ahmed Çelebi için "Utandırıldı, küçümsendi, sürgüne gönderildi: Şimdi ise en üst düzey görev için listede" diyor. Times Çelebi'yi, 'yedi canlı kedi' ye benzetmiş. Düşmanlarınca ne kadar çok yere yıkılırsa yıkılsın, Çelebi'nin bir türlü 'yok edilemediğini' vurgulamış. Ahmed Çelebi, geçmişte Washington'un gözde lider adayıydı. Ancak daha sonra gözden düştü. Dokuz ay önce de, Amerika'nın istihbarat bilgilerini İran'a sızdırdığı gerekçesiyle evi basılmıştı. Times, Irak'ta genel seçimlerde parlamentoda 140 sandalye kazanan Birleşik Irak İttifakı'nın en güçlü başbakan adaylarından birinin Ahmed Çelebi olduğunu belirtiyor. Habere bakılırsa, Çelebi en kötü ihtimalle Irak'ın yeni bakanlarından biri olacak. Times'a konuşan Irak'ın eski Sünni dışişleri bakanlarından Adnan Paçacı ise Çelebi'nin İran ile bağlantılarına dikkat çekmiş. "İran, Çelebi'ye çok güçlü şekilde destek veriyor. İranlılar, onun arkasında ve Çelebi'nin listesindeki birçok isim üzerinde etkililer. Onun listesine büyük para yatırdılar." 'ABD'den İsrail'e İran desteği' Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki haberin başlığı, "Amerika, İran'a yönelik İsrail saldırısını destekleyecek". Haberde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un, İran'ın atom bombası üretme kapasitesini yok etmeye çalışması halinde, İsrail'e destek sözü verdiği belirtiliyor. Gazetede, Bush'un şu sözleri yer alıyor: "Eğer İsrail'in lideri olsaydım, İranlı bazı ayetullahların ülkemin güvenliğiyle ilgili açıklamalarına kulak verirdim. İran'ın nükleer silaha sahip olmasından kaygı duyardım. İsrail bizim müttefikimiz, bu ülkeyi destekleyeceğimiz yolunda güçlü taahütlerimiz var. Güvenliği tehdit edilirse, İsrail'i destekleriz." Daily Telegraph'taki bir başka yazıda ise İran'ın nükleer tesislerinin imhasıyla ilgili olarak, savunma uzmanlarının görüşlerine yer verilmiş. Uzmanlara göre bu operasyon, İsrail'in 1981'de eski Irak lideri Saddam Hüseyin'in Osirak Reaktörü'nü bombalamasından daha zor. Gazetede şu yorum yer alıyor: "1981'deki operasyonunda, İsrail'e Bağdat'tan 'iki dakikalık bir uçuş' yeterli olmuştu. Daha sonra bu adı taşıyan bir kitap da yazılmıştı. Ancak İran'ın nükleer programını kullanılamaz hala getirecek bir bombardımanın, iki gün, hatta iki hafta sürmesi muhtemel." 'İran: ABD, nükleer teknolojimizi geliştirmemize yardım etti' Financial Times'ın yorum sayfasında İran'ın İngiltere Büyükelçisi Muhammed Hüseyin Adeli'nin bir yazısı yer alıyor. Yazının başlığı, "İran'ın, nükleer gücünü geliştirme hakkı var". Adeli, İran'da hiçbir hükümetin, sivil amaçlı nükleer enerji geliştirme hakkını gözardı edemeyeceğini söylüyor. Yazıda, İran'ın niçin nükleer enerjiye ihtiyaç duyduğu açıklanmış. "İran 1974'te sivil nükleer teknolojisini geliştirmeye başladı. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya ve Fransa da bize yardımcı oldu. İran bugün nükleer güç sahibi olma çabalarında yalnız değil. Dünyada 31 ülkede 440 ticari nükleer reaktör var. Araştırma amaçlı 284 reaktör de faaliyette. İran sivil nükleer programını geliştirmek istiyor. Amacımız enerji portföyümüzü, temiz ve yenilenebilen kaynaklar lehine değiştirmek. Tıpkı, iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan Kyoto Protokolü'nde tavsiye edildiği gibi..." FT'den İngiliz muhalefetine çağrı Financial Times'ın bugünkü başyazılarından birini İngiltere siyasetine ayırmış. Yazının başlığı "Muhalefetin sorumlulukları". İngiltere Başbakanı Tony Blair, bugün muhalefet liderlerinden, terör zanlılarına karşı alınması planlanan öneriler hakkında destek almaya çalışacak. Gazete başyazısında, "Hükümetin terörle mücadele amacıyla almayı planladığı önlemler, engellenmeli" diyor. "Muhalefet liderleri, hükümetin önerilerini reddetmelidir. Terör zanlılarına yargılanmadan süresiz yaptırım uygulanması, adli hataya yol açar. Teröristlerin yakalanmaları için destekleri hayati önem taşıyan bazı toplum kesimlerini gücendirir. Özgür bir toplumun kalbindeki sivil özgürlükleri zayıflatır." Fransa'da bürokrasi dili sözlüğü Guardian'ın iç sayfalardaki haberin Fransızca başlığı, "Parlez-vous bureaucratique?". Yani, "Bürokrasi dilini konuşur musunuz?" Vatandaşlarına karşı kullandığı bazı kelimelerin anlaşılamadığının farkına varan Fransız bürokrasisi, çareyi 250 sayfalık bir sözlük basmakta bulmuş. Kitapta, sade bir Fransız vatandaşın anlamakta en çok zorlandığı 3000 kelimenin, tarifi yapılıyor. Fransız bürokratlar, sözlüğün basılış amacını kamuoyuna şöyle açıklamış: "Siz ve memurunuz arasındaki talihsiz yanlış anlaşılmalara son vermek." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||