|
17 Şubat 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times gazetesinin iç sayfalarındaki haberde, Kıbrıslı Rumların, bir Amerikan heyetinin bugün başlayacak Kuzey Kıbrıs gezisi nedeniyle, öfkeli oldukları belirtiliyor.
Habere göre gezi, Washington'un, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik tecritini azaltma ve adanın birleşmesini teşvike yönelik çabalarının bir parçası. Gazeteye konuşan Amerika Birleşik Devletleri'nin Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klasson, geziyi savunmuş: "İki taraf arasındaki ekonomik farkın kapatılması, sürdürülebilir bir çözüme yardımcı olacaktır. Kuzey Kıbrıs ekonomisine yatırımla, Kıbrıs'ın tümüne yatırım yaptığımızdan eminiz." 'Suriye-İran İttifakı'na dikkat' Times'ın iç sayfalarındaki haberin başlığı ise "Ortak düşmana karşı kuşkulu ittifak". Bahsedilen ülkeler, ortak cephe kurduklarını açıklayan Suriye ve İran. Haberde, Suriye'nin laik Baas rejimince yönetilen Arap ülkesi, İran'ın ise bir İslam Cumhuriyeti olduğu belirtilmiş. Önce Washington'un bu ittifakı "uğursuz' gördüğü vurgulanıyor, daha sonra ise ittifakın küçümsenmemesi gerektiği hatırlatılıyor. "İki ülke, ortak düşmanlarına karşı geçmişte de işbirliği yapmıştı. Irak'a karşı savaşında İran'ı destekleyen tek Arap ülkesi Suriye'ydi. İran ve Suriye arasındaki stratejik ittifak, 80'li yılların başında Lübnan'daki Amerikan güçleri ve çıkarlarına zarar vermişti. Bu ittifak, İsrail güçlerinin 2000'de Lübnan'dan çıkarılmalarında etkili olmuştu." Daily Telegraph ise bugünkü başyazısında "Suriye Lübnan'dan ayrılmalı" diyor. Gazeteye göre, Lübnan toplumu içindeki derin farklılıkların sürdüğü doğru. Ancak ülkede siyasi olarak baskı uygulayıcı ve ekonomik olarak sömürücü bir yabancı varlığa ihtiyaç yok. Başyazı şöyle noktalanıyor: "Suriye, Lübnan'a uzun süre hükmettiği için şanslı. Ancak, Lübnan'ın eski başbakanı Refik Hariri'nin, gözü önünde öldürülmesi, yetkisiz hegemonyasına karşı isyanın hızını artırmıştır." 'Türkiye Gazze Limanı'nın inşasını finanse edecek' Yine Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki bir haberde, İsrail'in, Filistinlilerin Gazze Limanı'nı yeniden inşasına izin verdiği belirtiliyor. Gazeteye göre bu girişimin amacı, İsrail'in Gazze'den çekilmesi sonrası, Filistinliler için ulusal bir sembol yaratmak. İsrail daha önce tank dahil ağır silah kaçakçılığı yapılacağı gerekçesiyle, limanın açılışına karşı çıkıyordu. Filistin Yönetimi'nin Londra temsilcisi Afif Safieh ise limanın üç ülke tarafından finanse edileceğini söylemiş: Fransa, Hollanda ve Türkiye. 'ABD-AB: Çelişen önceliklerin ittifakı' Financial Times'ın yorum sayfasındaki Quentin Peel imzalı yazının başlığı "Çelişen önceliklerin ittifakı". Peel, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un önümüzdeki hafta yapacağı Avrupa gezisi öncesi, taraflar arasındaki ilişkilerin sadece sıcak sözlerle gelişemeyeceğini yazmış. "Taraflar arasında stratejik farklılıklar çok büyük. Örneğin Almanlar; İran'la nasıl ilgilenilmesi gerektiği ya da Çin'e silah satışı gibi konuları NATO'da tartışmak istiyorlar. Ancak Washington için ittifak, askeri bir araç, sorunların tartışıldığı bir organ değil. NATO, askeri bir araç olmanın ötesine geçmeli. Avrupalılar da, ortak bir Avrupa Birliği politikasının, NATO'yu zayıflatmadan nasıl geliştirilebileceği üzerinde çalışmalı. Eğer taraflardan hiçbiri kendisini duruma uyarlamıyorsa, ittifakın eski günleri sayılı demektir." 'CIA Başkanı'ndan Çin uyarısı' Yine Financial Times'ın iç sayfalarındaki bir haberde "CIA Başkanı , Çin'den gelen potansiyel tehdite işaret ediyor" deniyor. Haberde, Porter Goss'un, Çin'in askeri modernleşme programının, Tayvan Körfezi'nde dengeyi bozduğunu ve bölgede Amerikan güçlerine yönelik tehditi artırdığını söylediği belirtilmiş. Ayrıca Goss'un şu sözüne yer verilmiş: "Çin, kendi deyimiyle 'Amerika'nın kendisini sınırlayıp kuşatma çabalarına' karşılık vermek için, kararlı askeri ve diplomatik girişimlerde bulunuyor." Pentagon'un robot ordu planı Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki haberin başlığı, "Pentagon, 70 milyar dolarlık robot ordusu oluşturmaya hazırlanıyor". Habere göre Amerikan Savunma Bakanlığı, ağır silahlı robotları savaş alanına taşımayı amaçlayan bir program geliştiriyor. Program çerçevesinde, beş yıl içinde Amerika'nın savunma bütçesi yüzde 20'lik artışla, 265 milyar dolara yükselecek. Amerikan ordusunun araştırma merkezinden Gordon Johnson, New York Times gazetesine şu açıklamayı yapmış: "Amerikan ordusu, bu robotlara sahip olacak. Burada tartışılan sahip olma ihtimali değil, robotların ne zaman ordu içinde aktif yer alacağı." Haberde ayrıca Amerikan robotlarının, halen Afganistan'da mağaralara gönderildiği, Irak'ta yol kenarına yerleştirilen bombaları tespit etmeye çalıştığı ve silah depolarını korudukları belirtilmiş. Projenin ekonomik yararı ise iki rakamla açıklanmış: "Bir Amerikan askerinin hayatı boyunca ülkesine maliyeti, 2 milyon sterlinden fazla. Oysa bir robotun maliyeti, bunun onda biri olabilir." Valery Giscard d'Estaing, artık şato sahibi Guardian'ın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan eski Fransa cumhurbaşkanlarından Valery Giscard d'Estaing'in yeni evini sayfalarına taşımış. Valery Giscard d'Estaing, Aveyron köyünde 15. yüzyıldan kalma bir şatoyu satın alma konusunda anlaşmaya varmış. Şato için ödenecek miktar ise 750 bin euro. Eski Fransa Cumhurbaşkanı, şatoda ne yapacağını ise şu sözlerle açıklamış: "Bu şatonun, bir kültür merkezine dönüşmesini istiyorum. Şatoyu; konserler, toplantılar ve konferansların düzenlendiği bir yer olarak gözümde canlandırıyorum." Crowe'un egoları, Kidman'la film çekimini erteletti Independent'ın iç sayfalarında ise sinema dünyasından bir haber var. Avustralya'da film sanayini canlandırması beklenen Okaliptus adlı film, belki de ülkenin en ünlü iki film yıldızı Nicole Kidman ve Russell Crowe'u bir araya getirecekti. Ancak filmin çekimlerinin 'ego çatışması' yüzünden ertelendiği bildiriliyor. Bu noktada okların özellikle yöneldiği kişiyse, Russell Crowe. Haberlere bakılırsa Crowe, filmde daha fazla görünmesi için rolünün takviyesinde ısrar etmiş. Zira filmde, Kidman'ın kendisinden çok parlamasını önlemeye çalışıyormuş. Murray Bail'in ödüllü romanından uyarlanan filmde 37 yaşındaki Kidman, 19 yaşındaki bir kadını canlandıracaktı. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||