BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Mart, 2004 - TSİ 11:41
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
30 Mart 2004 Basın Özeti
Gazeteler bugün de İsviçre'de devam eden Kıbrıs görüşmelerine yer vermiş.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Financial Times, iç sayfalarında Kıbrıs Türk toplumu lideri Rauf Denktaş'ın Burgenstock'taki görüşmelere katılmadığını belirterek, Denktaş'ın portresini taşıyan bir grup Kıbrıslı Türk göstericinin fotoğrafına yer vermiş.

"Diplomatlar, Birleşmiş Milletler planındaki değişikliğin yeni Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdogan tarafından onaylanma olasılığının bulunduğunu söylüyor."

"Her iki lider de Ege'de istikrarı sağlayan ve iki ülkenin uluslararası toplum nezdindeki konumlarını geliştiren Türk-Yunan yakınlaşmasının rayından çıkmaması endişesiyle Kıbrıs'da bir anlaşmaya varmak istiyorlar. Kıbrıs'ta bir anlaşma Türkiye'nin Ocak ayında Avrupa Birliği ile üyelik görüşmelerine başlamasına da yardımcı olacaktır. Yunanistan'ın şimdilik destekler göründüğü bu tarihin diğer birlik ülkelerince de onaylanması gerekiyor".

Financial Times ayrıca Kıbrıslı Türkler arasındaki olumlu havaya rağmen Kıbrıs Rum kesiminin birleşme konusunda bölündüğünü ve Birleşmiş Milletler'in planın Rum kesiminde yapılacak referendumda reddedilebileceğini yazıyor.

Guardian da Kıbrıs'la ilgili haberinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin yerel seçimlerde kazandığı başarının Kıbrıs konusunda da ellerini güçlendirdiğini söylediğini yazmış.

Kıbrıs'tan Avrupa Birliği'ne geçiyoruz. Gazeteler İngiltere Başbakanı Tony Blair'in muhalefet lideri Michael Howard'ın Avrupa Birliği anayasa taslağının referenduma sunulması çağrısını reddetmesine geniş yer ayırmış.

Times gazetesinde Peter Ridell, anayasa tartışmalarını şu ifadelerle değerlendiriyor.

"Hükümet kamuoyunun görüşlerini yanlış değerlendirme riskiyle karşı karşıya. Bunun nedeni seçmenin anayasayı bir kenara bırakın, Avrupa Birliği'nin kendisiyle bile ilgilenmemesi."

"Halk bu nedenle siyasetçilerin, kamuoyu kendi politikalarını destekliyormuşçasına davranmalarına kızıyor. Bu nedenle referandumlara bu kadar çok ilgi gösteriyorlar. Bu konuda yapılacak bir referandum Blair'e İngiltere'nin seçeneklerine açıklık kazandırma imkanı tanıyacaktır".

Times'ta yer alan bir başka habere göre Rusya'nın petrol zengini işadamı Mihail Hodorkovski, hücresinden yazdığı ve Vedomosti adlı bir gazetede yayınlanan yazısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i överek, Rus işadamlarını 1990'lı yıllardaki özelleştirme sırasında kazandıklarının bir bölümünü Putin hükümetiyle paylaşmaya çağırıyor.

Times gazetesi, siyasi emelleri nedeniyle hükümet tarafından düzenlenen bir operasyonla hapse atıldığı düşünülen Hodorkovski'nin tavrındaki bu değişikliği şöyle yorumlamış:

"Günlük ekonomi gazetesi Vedomosti'deki kaynaklar, bu yazının gerçekten Hodorkovski tarafından yazıldığını söylüyor. Uzmanlarsa Kremlin'in onayı olmadan böyle bir yazının yayınlanamayacağını belirtiyor. Bu yazıya bakıldığında her iki tarafın ya bir uzlaşmaya vardıklarını ya da varmak üzere oldukları anlaşılıyor."

"Hodorkovski'nin Kremlin'in baskısına boyun eğdiği düşünülüyor. Çünkü hapse atılması uluslararası arenada kendisinin beklediği gibi kıyameti kopartmadı. Ayrıca Hodorkovski'nin liberal taraftarları hem Aralık ayındaki genel seçimlerde hem de Mart ayındaki başkanlık seçimlerinde büyük bir yenilgiye uğradılar".

Daily Telegraph, edebiyat dalında Nobel ödülü kazanan ilk siyah Afrikalı Wole Soyinka ile yaptığı mülakata iç sayfalarında yer vermiş. Yetmiş yaşına yakın olan Nijeryalı şair, ülkesinde rejime karşı mücadele verdikten sonra Londra'ya yerleşmiş. Gazete'ye göre, aynı zamanda Atlanta'da bir üniversitede sanat profesörlüğü yapan Soyinka Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin hiç bir zaman Irak'ı işgal etmemeleri gerektiğini düşünenlerden.

"Onlar (Amerika ve İngiltere) tüm dünyaya yalan söylediler. Irak'ı işgal etmeye hiç bir hakları yoktu. Irak, Birleşmiş Milletler'in taleplerini yerine getirmiş, silah denetçilerinin topraklarına girmesine izin vermişti. Amerika, bunun için elinde kanıt olmadığına aldırmadan (Irak'la) savaşa girmek konusunda kararını verdi. Fakat yalnızca bir kapris uğruna bir başka ülkeyi işgal edemezsiniz... O kadar kibirliler ki Birleşmiş Milletler'i zayıflatmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiler ve bu yapabilecekleri en kötü şeydi".

Başbakan Tony Blair'in insan hakları Irak Özel Temsilcisi Ann Clwyd ise Guardian'da yayımlanan yazısında bu görüşün tam tersini savunuyor. "Irak en sonunda özgür" başlıklı yazısında Clwyd Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi'nin tartışabildiği ölçüde harekete geçebilmesi gerektiğini savunuyor.

"Saddam Hüseyin yönetimi Irak'taki iç baskılar ve diğer ülkelerle savaşlar nedeniyle en azından iki milyon kişinin hayatına mal oldu. Dört milyon Iraklı da göç etmeye zorlandı. USAID'ın rakamlarına göre Irak'ta 270'ten fazla toplu mezar bulundu. Yalnızca bu bile savaşın haklılığını ortaya koymaya yeter. Hiç şüphem yok dünya daha da erken harekete geçmeliydi. Soykırım Irak'ı, Kamboçya'yı, Ruanda'yı ya da Bosna'yı kasıp kavururken müdahale etmemek şok edici. Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi'nde 21. yüzyılın gerçeklerini yansıtacak şekilde reform yapılmalı ve onlar tartışabildikleri kadar harekete geçebilme yeteneğine de sahip olmalılar."

Independent ise Bağdat mahreçli haberinde Irak'ın Amerikalı yöneticisi Paul Bremer'in ülkede yayınlanan aşırı tutucu bir gazeteyi kapattığını yazıyor ve devam ediyor; "Iraklılar 'Amerikan tarzı demokrasi bu mu?' diye soruyorlar".

Guardian'a göre Pazar günü kapatılan El Havza El Natika adlı gazete "Mehdi'nin Ordusu" adlı grubun lideri olan Mukteda Sadr yanlısı yayın yapıyordu.

"Gazetenin pek çok kabahatinden biri de Bremer'i eleştirmek ve Bremer'in altına imzasını attığı mektupta kendi ifadesiyle de yer aldığı gibi koalisyon güçlerine karşı şiddeti kışkırtmaktı. Gazete'nin idarecisine hitaben yazılan mektup oldukça detaylı, gazetenin işlediği iddia edilen suçları bir bir sıralıyor ve yayın ruhsatının iptal edildiğini belirtiyor. Bu karara uymayan ya da yanlış haber yayınlamaya cesaret edenler bir yıl hapis ve bin dolar para cezasıyla karşı karşıya kalacaklar".

Independent sayfalarında pazar günü hayata veda eden ünlü sanatçı ve yazar Peter Ustinov'a yer vermiş.

Pek çok kez Grammy ödülü alan Ustinov, Nil'de Ölüm filmindeki Müfettiş Hercule Poirot başta olmak üzere pek çok film ve tiyatro oyununda canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınmış bir isim. Politikaya ilişkin yorumlarıyla da sık sık gündeme gelen Ustinov, Irak savaşını "tümüyle saçmalık" olarak nitelemiş, İngiltere eski başbakanlarından Margaret Thatcher'dan neden hoşlanmadığını ise "Çok açık değil mi? Ben bir feministim, o değil." sözleriyle açıklamıştı. Ustinov 82 yaşında hayata veda etti.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik