BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 27 Kasım, 2008 - TSİ 18:56
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
IMF ile anlaşma 'lüks değil'
Türkiye'de hükümet ile Uluslararası Para Fonu IMF yetkilileri arasındaki görüşmeler sürdürüyor.

UBS bankasının amblemi

Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF ile teknik görüşmelerin sürdüğünü ancak ne zaman sonuca varacağının henüz belli olmadığını söyledi.

Daha önce "IMF'ye ülkenin ümüğünü sıktırmayacağız" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın IMF'ye hayır demediğini de söyleyen Bakan Şimşek, IMF ile reel ekonomiye yük getirmeyecek bir programın pazarlığını yürüttüklerini de belirtti.

IMF ile görüşmeler yalnızca hükümetin değil, muhalefetin ve sendikaların da gündeminde.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, IMF ile görüşen hükümetin Türkiye'yi sosyal devlet kulvarından çıkardığını savunurken, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) başkanı Süleyman Çelebi, yeni bir anlaşmaya karşı çıktıklarını belirtti.

Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden biri olan yatırım bankası UBS ise geçenlerde IMF ile anlaşmanın Türkiye için bir lüks değil bir zorunluluk olduğunu savunan bir analiz yayımlamıştı.

Türkiye'nin IMF'den bir an önce 10-15 milyar civarında bir kredi alması gerektiğini savunan UBS raporunun yazarlarından ekonomist Reinhard Cluse ile Güney Yıldız konuştu.


BBC Türkçe: Uzun süredir sonuca vardırılamayan IMF görüşmelerinde hükümeti kaygılandıran noktalar neler olabilir?

RC: Bence Türkiye'de hükümetin en önemli kaygısı iç siyaset çünkü ülkede 2009 yılı Mart ayında yerel seçimlere gidilecek. Bu noktada hükümet, sert bir düşüşle karşı karşıya olan ekonomideki büyümeyi desteklemeye yönelik bir mali politika izlemek, dolayısıyla da devlet harcamalarını artırmak istiyor. Ancak IMF ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, hükümetin mali siyaseti ve harcamalarına bir baskı getireceğini, bunu kısıtlayacağını biliyor.

BBC Türkçe: Peki ama Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da da hükümetler, durgunluğa giren ekonomiyi canlandırmak için kamu harcamalarını yükseltmeye gidiyorlar, IMF neden Türkiye'nin de aynı şeyi yapmasına izin vermiyor?

RC: Bence, Türkiye ve IMF sonuçta bir orta yol üzerinde anlaşacaklar. IMF de mevcut ekonomik sorunların daha önce yaşanmayan büyüklükte olduğunu kabul ediyor. Kalkınmakta olan ya da yükselen ekonomilere sahip tüm ülkelerin, önümüzdeki bir-iki yıl istikrarı sağlamak için ellerinden geleni yapmaları gerektiği açık.

Bu noktada IMF kredileri de, yurt dışından ihtiyaç duyulan kredi miktarını karşılamak için gerekli. Ayrıca hükümetlerin resesyona karşı yüklü miktarda harcama yapmaları durumunda, kredi açığı daha da büyür ve bu da sorunu daha da ağırlaştırır.

BBC Türkçe: Türkiye gibi ülkelerin, krizin daha çok finans piyasalarında yaşanan ilk aşamasını hafif atlattığını ancak ikinci aşamadaki reel ekonomi krizinden daha çok etkileneceğini söyleyen uzmanlar var. Siz ise raporunuzda, Türkiye'de önümüzdeki yıllarda cari açığın azalacağı ve enflasyonun düşeceği gibi iyimser tahminlerde bulunuyorsunuz. Nasıl temellendiriyorsunuz bu tahminleri?

RC: Öngörülerimize göre Türkiye'nin bu yıl 48 milyar dolar olan cari açığı önümüzdeki yıl 33,5 milyar dolara düşecek. Buradaki temel faktör, petrol fiyatlarının düşüşü. Türkiye petrol fiyatlarının ekonomiye büyük bir yük yaptığı bir bölgenin ülkesi ve petrol fiyatlarındaki düşüş Türkiye'nin ithalat bütçesinin azalmasına yol açacak. Sonuçta cari açık düşmekle kalmayacak, Türkiye borçlarının da bir kısmını ödeyebilecek.

Ancak Türkiye'nin kredi ihtiyacı 123 milyar dolar civarında kalacak - ki bu hiç de düşük bir rakam değil. Zaten IMF fonuna ihtiyaç duyuluyor olmasının temel nedeni de bu.

BBC Türkçe: Raporunuzda, IMF'den alınacak kredinin büyük ölçüde özel sektöre aktarılması gerektiğini savunuyorsunuz. Ancak, IMF'den alınacak borcun geri ödenmesi, genelde çalışanların vergilerinden ve devlet hizmetlerinin kısılmasından karşılanacak. Bu durumda, vergi mükellefleri neden özel sektörü kurtarma paketine destek versinler?

RC: Bizim "IMF fonları finans dışındaki özel sektöre aktarılsın" dememizin nedeni, kredi sıkışıklığının en yoğun yaşandığı yerin burası olması. Türkiye'de şirketler geçtiğimiz iki yıl içinde uluslararası piyasalardan önemli miktarda borçlandılar. Sadece geçtiğimiz yıl Türk şirketleri 60 milyar dolardan fazla borç aldı. Ancak uluslararası kredi piyasalarındaki sıkışıklık nedeniyle bu şirketler borçlarını ödeyemeyecek duruma gelebilir.

Bu nedenle de IMF kredisi bu sektörlere aktarılmalı. Ama tabii, alınan tüm borçlarda olduğu gibi, IMF kredisinden yararlanacak şirketler de bu borcu faiziyle geri ödeyecek. Bu yüzden de bu parayı yalnızca Türkiye'deki vergi mükelleflerinin ödeyeceği sonucunu çıkarmıyoruz.

Türk lirası'Türkiye'yi izleyin'
Krizin etkilerini en fazla hisseden ülkelerden biri Türkiye mi olacak?
İlgili haberler
'Türkiye IMF ile anlaşmaya yakın'
21 Kasım, 2008 | Haberler
IMF'den İzlanda'ya 2 milyar dolar
20 Kasım, 2008 | Haberler
IMF başkanından para talebi
17 Kasım, 2008 | Haberler
İzlanda IMF'ye kırgın
13 Kasım, 2008 | Haberler
Şimşek: IMF ile görüşülüyor
22 Ekim, 2008 | Haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik