|
İngiltere 'radikal adımlara' hazır | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Mali piyasalardaki değer kaybı eğilimi, gerek finans gerekse konut sektörleri ülke ekonomisi açısından kilit önemdeki İngiltere'de de kendini gösteriyor.
Londra Menkul Kıymetler Borsası'nda gösterge endeks FTSE bu sabah yüzde 5'e yakın bir düşüş kaydederek son 4 yılın en düşük düzeyine indi. Büyük bankaların hisse senetlerinde ise değer kayıpları yüzde 10 ila 15 arasında. Hükümet bu gergin ortamda; zordaki bankaları kamu fonlarından desteklemeye yönelik bir plan üzerinde çalışıyor ve "Radikal adımlar atmaya hazırız" açıklaması yapıyor. Londra, Amerikan hükümetinin yaptığı gibi, kamu fonlarından bir havuz oluşturmayı istemediğini baştan bu yana ifade ediyor. Ayrıca İrlanda ya da bazı Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi bir genel geçer teminat adımı atmayı da düşünmüyor hükümet... Çünkü ticari bankalardaki mevduat tutarı Almanya'da 450 milyar sterlin kadar. İngiltere de ise bu tutar 950 milyar sterlin. Yani devletin bir yıldaki toplam geliri kadar bir rakamdan ve ekonominin üçte brine tekabül eden bir düzeyden söz ediyoruz Dolayısıyla böylesi büyük bir tutarın teminatının ekonomi üzerinde baskı yaratacağı kaygısı var. Peki o zaman ne yapacak dünyanın 5. büyük ekonomisi? Merkez Bankası piyasalara milyarlarca dolar ve sterlin sürmeye devam ederken, daha büyük bir finansman olanağı şekillendiririliyor. Planın ayrıntıları açıklanmadı geçen haftadan bu yana muhalefetin de katılımıyla yürütülen görüşmelerden çıkan genel bir izlenimden söz edebiliriz. İsveç modeli mi? BBC kaynaklarına ulaşan bilgilere göre plan daha çok 1990'larda İsveç hükümetinin yaptığı bir girişime benziyor. Buna göre bankalara blançolarını toparlamaları ve işlemlerini çevirmeleri için milyarlarca sterlinlik nakit olanağı verilecek. Ancak ABD'den farklı olarak, kamu fonlarından yani vatandaşın vergisinden sağlanacak kaynaklar karşılığında, tercihli hisseler ya da özel teminatlarla, kurtarılan şirketin gelecekteki karından cömert gelir vaadi sunulacak. Muhalefetetin genel olarak bunu desteklediği anlaşılıyor. Örneğin Liberal Demokratlar, "En azından şimdi parasını aldığımız vergi mükellefleri bu süreç atlatılınca bundan bir fayda sağlayacak" diyor. Bu açıdan da kamu fonlarının kullanımı farklı, örneğin Amerika'da para bankalara veriyor ama vergi mükellefi bu yüklendiği yükün karşılığında aslında bir getiri almıyor. Bugün parlamento yeni yasama döneme başlarken, konu ayrıntılı şekilde tartışılacak. Kabine değişikliği ardından kurulan hükümet bugün yeni kurulan ulusal ekonomnik konseyin toplantısında durum değerlendirecek. Maliye Bakanı'nın planını çarşamba sunması bekleniyor. Perşembe günü ise İngiltere Merkez Bankası'nın faizleri değerlendireceği toplantısı var ve yüzde 5 olan faiz oranının indirilmesi beklentisi yaygın. İngiltere Ticaret Odaları yeni açıkladığı bir rapor ışığında, bu çağrıları yoğunlaştırdı. Odanın düzenlediği bir ankete göre, iş dünyasında ciro, karlılık ve güven anketlerin neredeyse 20 yıl önce başlamasından bu yana en düşük düzeyinde. 300 ila 350 bin kişinin önümüzdeki 1-2 yılda işlerini kaybetmesiyle ülkedeki işsizliğin 2 milyonun üzerine çıkması ve resesyona girilmesi de raporun kötümser tahminlerinden. Dolayısıyla iş çevrelerinin faizlerin düşürülmesi çağrılarını yoğunlaştırması bekleniyor İngiltere'de de ekonomi çevrelerinde yoğun mesai sürecek. | İlgili haberler Borsalarda düşüş günü06 Ekim, 2008 | Haberler Almanya'da 'banka harekâtı'06 Ekim, 2008 | Haberler Kurtarma paketi kabul edildi03 Ekim, 2008 | Haberler 'ABD'nin hakimiyeti bitti'02 Ekim, 2008 | Haberler İngiltere'de İrlanda kaygısı02 Ekim, 2008 | Haberler Brown'ın 2. kurtarma operasyonu29 Eylül, 2008 | Haberler Bir banka devi daha gitti26 Eylül, 2008 | Haberler Merkez Bankalarından müdahale26 Eylül, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||