|
İngiltere'de İrlanda kaygısı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İrlanda hükümeti önceki akşam, İrlanda merkezli ve hisseleri İrlandalılara ait olan en büyük altı bankadaki her türlü mevduat ve tasarrufa, iki yıl süreyle yüzde yüz devlet güvencesi verdiğini açıklayınca, Londra'da İngiliz bankalarında müşterilerini kaybetme kaygısı başladı.
Hatta, BBC muhabirlerinin konuştuğu bazı bankacılar, İrlanda bankalarına para akışının daha ilk günden başladığını söylüyorlar. Maliye Bakanı Alistair Darling'in dün iki kez İrlanda hükümetiyle temasa geçerek, İngiliz bankalarının kaygılarını ilettiği , bugün de İngiliz bankacılar birliği başkanı Angela Knight'ın İrlanda hükümetine bir mektupla başvuracağı ve haksız rekabet yaratmakla suçlayacağı bildiriliyor. Normal koşullarda, bir çok ülkede bir banka battığında, mudiler paralarının bir kısmını devletten geri alabiliyor. İrlanda'da bu konudaki üst sınır 20 bin euro idi. Geçen hafta bankaların hisselerinin değeri baş aşağı düşmeye başlayınca, İrlanda hükümeti bunu 100 bin euroya kadar genişletti. Önceki gün ise İrlanda merkezli altı en büyük bankadaki bütün tasarruf ve mevduatlara iki yıl süreyle yüzde yüz garanti verdiğini açıkladı. Yani bu bankalardan birinde tasarrufunuz varsa, miktarı ne kadar büyük olursa olsun İrlanda hazinesi bunun geri ödeneceğini garanti ediyor. Bu garanti aslında milyonlarda sıradan mudiyi değil, daha çok büyük zenginleri ve büyük şirketleri ilgilendiriyor. Adil rekabet ne olacak? Dolayısıyla diğer ülkelerin bankalarının kaygılanmakta hakları var. Kendi kasalarındaki tasarrufların şimdi tamamen güvence altındaki bu bankalara kayacağından korkuyorlar. BBC muhabirleri bankalarla temas halinde. Miktar belli değil ama bankacılar para akışının başladığını söylüyorlar. İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling'in dün iki kez İrlanda hükümetiyle temasa geçerek, İngiliz bankalarının kaygılarını ilettiği , bugün de İngiliz bankacılar birliği başkanı Angela Knight'ın İrlanda hükümetine bir mektup yollayacağı ve haksız rekabet ortamı yaratmakla suçlayacağı bildiriliyor. Diğer Avrupa ülkelerinde de rahatsızlık var. Avrupa Komisyonu'nun rekabetten sorumlu yetkililerinin müdahele etmesi gerektiğinden söz ediliyor. Ama BBC'nin bankacılık uzmanı muhabiri Louise Brooke, gerçekçi bir bakışla bunun çok zayıf bir ihtimal olduğunu söylüyor. Muhabirimiz kriz yüzünden, bir süredir var olan her türlü kuralın çiğnenebileceğinin zımnen herkes tarafından kabul edilmiş gibi göründüğüne dikkat çekiyor. Zaten İngiltere hükümeti daha önce Northern Rock ve Bradford and Bingley bankalarını kamulaştırmakla ve HBOS'u büyük bir bankanın kanatları altına sokmakla, bankacılık piyasasında bütün rekabet kurallarını kendisi çiğnemekle suçlanmıştı. Bir çok Avrupa hükümeti de aynı boyutlarda olmasa bile benzer adımlar attı. İngiltere hükümeti, son olarak, bankalardaki devlet garantisi altına alınan tasarruf ve mevduatların limitini, 35 binden 50 bin sterline çıkardığını bildirmişti. Ama şimdi bunun da yeterli olmayacağı konuşuluyor. Beklenti, Başbakan Gordon Brown'un, ekonomi ile ilgili bir kriz komitesi oluşturması ve bir dizi yeni önlemin yeniden değerlendirilmesi yönünde. | İlgili haberler Avrupa Senatonun onayından memnun02 Ekim, 2008 | Haberler Kurtarma planı Senato'dan geçti02 Ekim, 2008 | Haberler Senato'da kurtarma oylaması01 Ekim, 2008 | Haberler Gözler Senato oylamasında01 Ekim, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||