|
ABD'de din ve seçimler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ABD'de Demokrat Parti başkan aday adayları Barack Obama ve Hillary Clinton arasındaki adaylık rekabeti kızışırken, dinin bireysel ve kamusal alandaki rolü de tartışma konuları arasına katıldı.
İki siyasetçi son olarak bir hafta sonra Demokrat Parti önseçiminin yapılacağı Pensilvanya'da bir forumda konuştu ve izleyenlerin sorularını yanıtladı. Burada Demokrat adaylara "Tanrı sizce niye masum insanların acı çekmesine izin veriyor" gibi sorular soruldu. Clinton ve Obama zaman zaman bu sorulara cevap vermekte zorlandı. İki aday adayının verdiği mesajlardan biri ise aynıydı: "Siyasi çalışmalarımızda Tanrı'nın iradesini yerine getirmeyi umuyoruz ancak Tanrı'nın tasarladıklarının ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz." Belçika'daki Katolik Leuven Üniversitesi'nden Prof. Rik Torfs, Avrupa ve ABD'deki laiklik uygulamaları konusunda uzman bir isim. Torfs, Faik Uyanık'ın sorularını yanıtladı. BBC: Demokrat adayların Tanrı kavramını siyasette kullanış biçimi konusunda neler düşünüyorsunuz? Torfs: Başkan adayları da dahil olmak üzere insanların, 'Tanrı'nın kim olduğuna ya da 'Tanrı iradesinin' ne olduğuna dair açık bir fikirleri olmadan 'Tanrının iradesinden' bahsetmeleri, bana göre ABD'de Tanrı kavramının algılanmasına ilişkin tipik bir örnek. Soyut bir düşünce bu, Tanrı'nın var olduğunu düşünüyorsunuz, ama onu somutlaştırmıyorsunuz. Bana göre bu tipik bir 'ulusal din' yaklaşımı. BBC: Demokrat adaylar 'Tanrı iradesini siyasi çalışmalarına yansıtmayı umduklarını' söylüyor... Siz Avrupalı bir akademisyen kimliğiyle ve Avrupa bakış açısıyla bu açıklamaları nasıl yorumluyorsunuz? Torfs: Tanrı kavramına karşı olsun veya olmasın, Avrupalılar Tanrı'nın siyasette kullanımı konusunda daha şüphecidir. Eğer Tanrı'nın arzusundan söz ediyorsanız, bu pekala sizin kendi arzunuz da olabilir. Bunun yanında bir de Tanrı'nın niye herhangi bir konuda arzu beyan edeceği konusu var. Eğer Tanrı mükemmelse, hala bu kadar farklı konularda arzular beyan etmesi tuhaf olurdu. Tanrı'nın kendi mükemmeliyeti ile tatmin olması gerekir her halukarda... Yani sonuçta Avrupalılar Tanrı'nın isminin kullanılması konusunda çok şüphecidirler. Çünkü çok iyi biliyoruz ki çoğu zaman istismar, çok da uzak olmayan olasılıktır. ABD'de ise Tanrı tamamen soyut bir düşüncedir. Amerikalılar Tanrı'dan söz edildiğinde rahatsız olmuyorlar. Tam tersi, bu onların kendilerini güvende ve tehlikeden uzak hissetmelerini sağlıyor. BBC: Amerikan siyasetinde bu tür açıklamaların tercih edilmesinin gerekçesi nedir? Tanrı iradesinden söz etmek, ABD'de oy almak için iyi bir yöntem midir? Torfs: Bence, evet öyle. Evanjelikler, Pentokostlar falan çoğu zaman Cumhuriyetçilere daha yakındırlar. Demokrat adaylar da galiba kendilerini bu şekilde ifade ederek, çok soyut biçimde Tanrı'dan sözederek, doğru istikameti seçmiş bulunuyorlar. "Evet biz Tanrı'nın iradesinin ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz ama o iradeyi yerine getirmek istiyoruz" demek çok zekice bir yol. Ucu da son derece açık bir ifade. Bir taraftan insanlara Tanrı ve onun önemini bildiğinizi hissettiriyorsunuz, diğer taraftan da somut hiçbir şey söylememiş oluyorsunuz. Muhtemelen iyi dengelenmiş bir yaklaşım. Tanrı'nın kendileri için önemsiz olmadığını gösteriyorlar ama bir yandan da kendi düşüncelerini tehlikeye atacak kadar somut detaya girmiyorlar. |
İlgili haberler Clinton'la Obama kürtajı savundu14 Nisan, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||