BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Eylül, 2006 - TSİ 17:28
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Kotalar yetmez, yönetim değişmeli
Yaklaşık 16 bin ekonomi uzmanı ve yetkilisi Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'nın yıllık toplantılarına katılmak üzere Singapur'da bir araya geldi.

IMF toplantısı

Yetkililer bir yandan IMF'nin küresel ekonomide değişen dengeler ışığında yeniden şekillendirilmesi yolunda teklifleri, bir yandan da ekonominin genel olarak seyrini değerlendiriyorlar.

Toplantının içeriğini kendisi de 1997-98 yılları arasında IMF'nin üst düzey danışmanlarından olan California Üniversitesi'ne bağlı Berkeley College öğretim üyelerinden Profesör Barry Eichengreen ile değerlendirdik.

BBC Türkçe Bölümü'nden Sevi Sarıışık'ın sorularını yanıtlayan Eichengreen, IMF'nin küresel ekonomide kendisine etkin bir rol biçebilmesi için kapsamlı değişimden geçmesi gerektiğini vurguluyor.


BBC: IMF, bu yılki Dünya'nın Ekonomik Görünümü raporunda büyümenin gelecek yıl yaklaşık yüzde beş olacağı öngörüsünde bulunuyor ama uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor. Siz raporu nasıl yorumluyorsunuz?

"Sıradışı bir belirsizlik döneminde olduğumuz ortada. Dünya ekonomisi için itici güç olagelen Amerikan ekonomisi yavaşlıyor. Petrol fiyatlarının geleceği belirsiz ve tahminde bulunanlar bile kendi aralarında bölünmüş durumda. Ayrıca Çin'de de bir yavaşlama görebiliriz.

"Dolayısıyla ben gelecek açısından mütevazı ölçüde kötümserim. IMF'nin gelecek yıl için büyüme oranları tahminlerinin fazla yüksek olduğunu düşünüyorum. Bence yüzde 5 iyimser bir rakam, yanlış gidebilecek çok fazla unsur var ortada..."

BBC: Çin ekonomisinde yavaşlama olasılığı ne kadar ciddi sizce?

"Çin ekonomisinden gelen son veriler, ekonominin çok hafif de olsa hız kestiğini gösteriyor. Çinli yetkililer açısından sorun, talebe veya merkez bankası kredilerine ince ayar yapabilecekleri araçlardan yoksun olmaları.

"Kaba ve künt araçlar kullanıp, gitgide ticari kimliğe bürünmelerine rağmen bankalara doğrudan talimatlar gönderiyorlar. Rezerv ve likidite şartları koyuyorlar ki, bunların etkisini tespit etmek güç. Bu nedenle Çin kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir tehlike yaşayabilir ve frene istendiğinden daha sert basmış halde bulabilir kendisini..."

BBC: IMF açısından son 60 yılda ne değişti? Kimi yorumcuların IMF artık etkin değil derken kastettikleri nedir?

"IMF açısından en büyük değişiklik ve zorluk yaratan unsur Asya ülkelerinin IMF'yi artık tatminkar bulmaması oldu. Asya ülkeleri IMF'nin ve OECD'deki ortaklarının Asya krizi sırasında takındıkları tavırdan hoşnut değildi.

"Kendi görüşlerinin temsil edilmediğini, Fon'un adımlarının Asya ekonomilerinin kendine has özelliklerini dikkate almadığını, Fon'un müdahalesinin sadece krizi daha kötüye götürdüğünü düşünüyorlardı.

Bunun sonucu olarak, Asya ülkeleri IMF'ye bir daha asla dönmeme, başvurmama niyetiyle, çok yüklü miktarlarla, kendi rezervlerini oluşturmaya başladılar.

 Planları reform sürecini 2008 sonbaharındaki yıllık toplantısında tamamlamak. Bense bu hedefi fazla iddialı buluyorum.

Fon, şimdi bu nedenle herhangi bir faaliyetinin, müşterisinin olmadığı, Asya'nın yükselen güçleri ve Latin Amerika ekonomilerinin kendi rezervlerini, olağanüstü durum için kasalarını oluşturduğu bir durumla karşı karşıya kalıyor.

Bir kaç Doğu Avrupa ülkesi ve muhtemelen Türkiye'yi dışarıda bırakırsak, IMF'nin iş yapabileceği bir ortam göreli olarak kalmadı...

Reform girişimleri, bu nedenle IMF'yi yeniden etkili bir duruma getirmek için Asya ülkelerine ve bir nebze az da olsa Latin Amerika ülkelerine daha fazla söz hakkı verilmesini hedefliyor... Bu şekilde bu ülkelere ve Türkiye'ye daha fazla söz hakkı, ve fonun siyasetlerini şekillendirebilecekleri duygusu kazandırılması hedefleniyor...

BBC: Dört ülkenin oy oranlarının artırılması herhalde sözünü ettiğiniz ölçüde bir değişimi yansıtmıyor, değil mi?

"Bu sembolik bir adım. Bence etkisi sadece IMF yönetiminin ve ABD gibi büyük hissedar üleklerin bunun bir sorun olduğunu gördüğünü ortaya koymaktan ibaret. Ancak reform yönünde çok ufak bir yol alınması demek. Hızla büyüyen ülkelerin yetersiz temsil sorununu çözmeyi sağlamıyor. Dahası IMF'nin yönetimi ve idaresi konusundaki çok daha ciddi sorunların çözümüne yönelik herhangi bir şey getirmiyor."

BBC: IMF'nin 'sistemini açması' çağrılarıyla kastedilen bu mu?

"Ben bu ifadeyi duyduğum zaman, bundan IMF'nin başkanının ve yönetim kademesinin seçilme biçiminin değiştirilmesini, icra kurulunun, yani üye ülkelerce atanan 24 kişilik bürokrat ekibin rolünün değiştirilmesini ve daha da önemlisi Fon'un iş yapma biçiminin köklü şekilde değiştirilmesini anlıyorum. Bu alanlarda henüz adım atılmış değil.

"Kotalarda düzenleme bu büyük çaplı tablonun sadece ufak bir bölümü. Bence buna mutlaka yönetim sisteminde de değişim eşlik etmeli.

"Yani Avrupalıların başkanı belirleyeceği varsayımından, liyakata dayalı, rekabetle seçim ortamına geçilmeli. Aynı şey yönetim ekibinin geri kalanı için de geçerli... Ayrıca İcra Kurulu'nun alınan her kararı mikro düzeyde yönettiği bu ortamdan kurtulmamız gerekli... 24 direktörün sürekli bir arada olduğu bir ortamda, bir ülkenin siyasetlerinin açıkça eleştirilmesi ve fonun yapması gereken şekilde erken uyarılar yapması mümkün değil."

BBC: Şu anda gücü ellerinde toplayan ülkelerde böyle bir değişim için yeterli iradeyi görüyor musunuz?

"Benim bu bağlamda sık sık kullandığım bir benzetme var. IMF'yi bir süper tankere benzetiyorum. En etkili güçler bir değişiklik yönünde irade gösterse bile, geminin yönünü çevirmek çok uzun süre alacaktır.

"Bence hissedarlar ve yönetimin değişim ihtiyacının farkına varmış olması bence güzel bir şey. Şimdiki planları bu süreci 2008 sonbaharındaki yıllık toplantısında tamamlamak. Bense bu hedefi fazla iddialı buluyorum. Bence maalesef bu daha uzun süre gerektirecek...

BBC: Peki o noktaya gelindiğinde ABD veya Belçika gibi küçük ülkeler ellerindeki yetkiden vazgeçmeye istekli olacaklar mı?

"Bence Washington, nihayet gelişmekte olan pazarların sorunlarına müdahaleyi IMF üzerinden yapmanın daha iyi bir fikir olduğunu anladı. ABD, Arjantin 2001-2002 döneminde ekonomik kriz yaşarken, bu ülkeye doğrudan müdahalede bulundu ve bu çok çeşitli sorunlar yarattı.

Washington'daki IMF merkezi

"Bence Washington şimdi meşruiyeti olan, uluslararası bir uzlaşmayı yansıtan çok taraflı kuruluşlar çerçevesinde hareket etmenin önemini anladı. Böylece kötü haberi vermekten ve bunun yükünü tek başına omuzlamaktan kurtulabilir. Avrupalılar da bunu kabul ediyor.

"Ama safi tarihi nedenlerle aşırı temsil oranına sahip ülkeler var ki, bence asıl sorun onlardan kaynaklanıyor. Onlar şimdiki haklarından vazgeçmeye istekli olmayacaklar..."

BBC: ABD'nin bu çok taraflı yaklaşımı tercih etmesinde Çin karşısındaki durumu da etkili mi?

"Bence Çin ve ABD arasındaki ticaret açığı dengesizliği ve Çin'in kurları konusunda yaşanan zorlu ilişki de, ABD'ye bu gibi sorunları çözmede tek başına başarı sağlayamayacağını hatırlatmış oldu.

"Bunun başka ülkelerin de müdahil olacağı bir IMF çerçevesinde yapılması gerekiyor. ABD Hazinesi gitgide bunu daha fazla kabul ediyor."

BBC: IMF reformu başaramazsa, etkisini yitirirse dünya ne kaybeder? Ne değişir?

"Bence öyle bir durumda dünya daha az güvenli olacaktır. Asyalılar mali sorunlarla tek başlarına baş edebilecek durumda değilller. Son Asya krizinde de gördüğümüz gibi, aynı anda çok sayıda ülke birden kendisini bir krizin içinde bulabilir. Bu nedenle güçlü durumdakilerin zayıflara yardım etmesi de zorlaşıyor.

"Latin Amerika ülkeleri de kendi mali sorunlarıyla kendi kendilerine baş etmeye çalıştılar; onlar da eş zamanlı sorunlar yaşadılar.

"Bence bu sorunlara ve zorluklara tüm dünyada, küresel olarak ortak yanıt verebilecek bir mekanizma aranmasının gerisinde bir mantık var... Ve IMF devre dışı kalırsa bunun yerine geçebilecek herhangi bir bölgesel düzenleme, şu duruma göre daha az güvende olmamıza yol açacak."

BBC: Ama IMF en fazla tam da sözünü ettiğiniz Asya ve Latin Amerika krizlerindeki müdahaleleri nedeniyle eleştirilmedi mi?

"Fon'un geçmiş krizlerdeki rolü, müdahaleleri haklı olarak eleştirildi. Zaten Fon'un daha açık hale gelmesi, yönetim şeklinin değiştirilmesi, izleme sistemlerinin güçlendirilmesi, kredilendirme koşullarının şu anki koşullara uydurulması ihtiyacının ortaya çıkması da bundan...

"Ama bence tüm bunlar yapılırsa, Fon yine önemli bir muhatap konumuna gelebilir. fakat bu reformların çok fazla boyutu var ve bunların iki yılda yapılabileceğini vadetmek gerçekçi değil."

BBC: Yani IMF'nin daha yakın bir izleme sistemine geçmesini mi savunuyorsunuz?

"Bence izleme çalışmalarının güçlendirilmesi için önce çalışanların daha bağımsız duruma gelmesi, daha dobra konuşabilecek, sorunlara müdahale edebilecek hale gelmesi gerekiyor. İcra Kurulu'nun da sorunları yumuşatma eğiliminden kurtulması gerek.

"İzleme faaliyetleri konusunda yeni bir yetki tanımı yapılmalı. Ayrıca IMF'nin döviz kurlarını izlemesi konusunda da ayrıntılı düzenlemelere ihtiyaç var. Fon'un 21. yüzyılda faaliyet gösterebilmesi için, bu reformların acilen hayata geçirilmesi gerekli."

Gündem15 Eylül 2006
IMF'nin küresel ekonomi düzenine ayak uydurma çabası
IMF karşıtı bir gösteriIMF'de yeni paylar
Türkiye'nin IMF'deki oy hakkının artması ne anlama gelir? Prof. Minibaş yanıtladı
Brezilya lideri Luiz Inacio Lula da SilvaYükselen yıldızlar
Ekonomileri hızla güçlenen Brezilya ve Hindistan işbirliği yapacak
İlgili haberler
Singapur gündemi: Yoksulluk
18 Eylül, 2006 | Haberler
IMF'den buhran uyarısı
14 Eylül, 2006 | Haberler
ABD'de rekor dış ticaret açığı
12 Eylül, 2006 | Haberler
Dış bağlantılar
BBC diğer internet sitelerinin içeriğinden sorumlu tutulamaz.
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik