|
Guantanamo'nun geleceği | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Amerikan Yönetimi, bugünlerde dört yıl önce açılan Guantanamo Körfezi'ndeki özel gözetim merkezine ne yapacağını tartışıyor.
Beyaz Saray'ı bu yönde arayışlara iten Yüksek Mahkemesi'nin aldığı bir karar. Mahkeme üçe karşı beş oyla, tutsakların yargılanmalarında kullanılan sistemle, hem Amerikan yasalarının, hem de uluslararası hukukun ihlal edildiğine hükmetmişti. Bu yöndeki görüş resmen Bush Yönetimi'ne iletildi. Ancak gerek terör zanlılarının yargılanmaları için özel olarak oluşturulan askeri mahkemelere ne olacağı, gerekse de "Amerika'nın düşmanlarının" nasıl yargılanacakları konusunda görüşbirliği yok. Amerikan Kongresi'nin çeşitli komisyonları, Amerika'nın terörle savaşında düşman olarak gördüğü kişilerin, nasıl daha adil şekilde yargılanabileceklerini tartışıyor. Amerikan Yüksek Mahkemesi, özel olarak kurulan askeri mahkemelerin, Guantanamo'da tutulan ve savaş suçu işlemekle suçlanan kişileri yargılamasını engellemişti. Peki mahkemenin bu kararı, Guantanamo üssünün kapatılması anlamına da mı geliyor? Londra Üniversitesi'nden hukuk profesörü Philippe Sands'a göre, hayır. Sands, "Yüksek Mahkeme'nin hükmünde, Bush Yönetimi'nin Guantanamo Üssü'nü kapatmasını gerektirecek bir şey yok. Hükümde; uluslararası hukuk gereği, üssün yasadışı olduğu belirtilmiyor esasında. Özel olarak oluşturulan askeri mahkemelere atıfta bulunuluyor." diye konuştu.
Askeri mahkemeler, Bush Yönetimi'nce oluşturulmuştu. Başkan George Walker Bush, terörle mücadelede ortada cezai bir soruşturma değil, savaş olduğunu söylüyordu. Başkana göre yeni bir tür savaş mevcuttu, eski tip sorunlara yönelik yasal çerçeve, bu savaşta yetersizdi. Ancak Guantanamo'daki tutsakları savunmak için Amerikan ordusunca görevlendirilen avukatlar, müvekkillerinin adil şekilde yargılanmadıklarını belirtti. Ancak Bush Yönetimi tabii ki bu görüşü paylaşmıyor. Beyaz Saray'a göre, Yüksek Mahkeme'nin son kararı sadece, askeri mahkemelerde, prosedüre dair bazı değişikliklere yol açacak. David Rinkin, Ronald Reagan ve George Bush dönemlerinde, Amerikan hükümeti için çalışmış bir avukat. Rinkin'e göre Yüksek Mahkeme kararıyla esasında, başkan George W Bush'un, Amerika'nın savaşta olduğu tezine destek verdi.
Ancak yine de uzun vadede Guantanamo'da tutulan tutsakların sayısının önemli oranda azaltılabileceğine dair göstergeler var. Oluşturulduğu günden bu yana Guantanamo'daki gözetim merkezi, başkan için halka ilişkiler açısından tam bir felaketti. Ancak George W. Bush, Yüksek Mahkeme'nin son kararını, gelecekte gözetim merkezini kapatmak için bir bahane olarak kullanabilir. Yine de başkanın iki görüşünü değiştirmesi pek olası değil: Bir, Guantanamo'nun geleceği ne olursa olsun, tutsaklar normal suçlu değil, düşman savaşçılar. İki, El Kaide gibi grupların oluşturduğu daha önce görülmemiş düzeyde tehdit, olağanüstü önlemler gerektiriyor. Baba Bush döneminde, Beyaz Saray'da görev yapan Jed Babbin de, savaş suçuyla itham edilmeyen tutsakların da nezaret altında kalacağını söylüyor. Fakat yine de Yüksek Mahkeme'nin son kararı Başkan Bush için hassas bir dönemde geldi. Amerika'da iktidardaki Cumhuriyetçi Parti içinde bile büyüyen bir tartışma var: Acaba Başkan, terörle savaşta, anayasanın kendisine verdiği yetkileri aştı mı? 11 Eylül saldırıları sonrası terör tehdidi ortadan kalkmasa da daha az olduğu görünüyor. Washington merkezli uluslararası bir danışmanlık şirketinden anayasa hukukçusu Bruce Fein; özel askeri mahkemelerin kurulması ve telefon görüşmelerinin dinlenmesi gibi önlemleri, bir nevi önleyici yargı olarak nitelendiriyor. Fein'e göre bu önlemlere sadece, yakın bir saldırı tehdidi sırasında başvurulmalı. Fein, "Teröristler karşısında güçlü olmaya yönelik söylem ve görüntüye yönelik güç gösterileri, 11 Eylül saldırıları ardından günümüze oranla çok daha etkiliydi. Saldırılar sonrası kimse Amerika Birleşik Devletleri'nde yüzlerce terör hücresi olup olmadığını bilmiyordu. Korku faktörü etkindi. Şimdiyse saldırıların üzerinden neredeyse beş yıl geçti. Ben, yarın Londra'da geçen yıl metro istasyonlarında düzenlenenlere benzer yeni bir terör saldırısı olamaz demiyorum. Ancak şu çok açık: Eskisi kadar büyük bir tehlike yok ortada." dedi. Önleyici darbe"ler, savaş alanında sonuç verebilen bir taktik. Ancak bu yaklaşım, ceza hukukuyla pek örtüşmüyor. Özellikle de, hukukun üstünlüğü ilkesinden gurur duyan bir ülke olan Amerika Birleşik Devletleri'nde. Amerikan Yüksek Mahkemesi, kararıyla, açık bir mesaj yolluyor: "Terörle savaş belki meşrudur ama Amerikan Yasaları ve Uluslararası Hukuk çerçevesinde yapılmalıdır. |
İlgili haberler Bush ve Merkel'in mangal partisi13 Temmuz, 2006 | Haberler ABD: 'Cenevre'yi uygulayacağız'11 Temmuz, 2006 | Haberler 'Guantanamo artık kapatılsın'30 Haziran, 2006 | Haberler 'Avrupa CIA'yle işbirliği yaptı'27 Haziran, 2006 | Haberler Guantanamo'da intihar tartışması19 Haziran, 2006 | Haberler Kızılhaç tutsakları dinleyecek12 Haziran, 2006 | Haberler Guantanamo'da grev sürüyor30 Mayıs, 2006 | Haberler 'İnsan hakları feda edildi'23 Mayıs, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||