|
OECD: Eğitimde Avrupa geriliyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin bir raporuna göre, eğitim ve mesleki beceriler konusunda Avrupa Asya'nın gerisine düşüyor.
Raporda, Fransa ve Almanya 'vasat' eğitim sistemleri ve sınıf ayrımcılıkları nedeniyle suçlanıyor. Diğer taraftan, Çin ve Hindistan'ın ise 'giderek artan bir hızda, düşük fiyata yüksek mesleki beceriler sunmaya başladıkları' belirtiliyor. Güney Kore ve Finlandiya da, eğitime yapılan yatırımın öncelikler arasına girdiği olumlu örnekler arasında gösteriliyor. Raporu kaleme alan Andreas Schleicher, geride kalan Fransa ve Almanya gibi ülkelerin izlemesi gereken yolun açık olduğunu ifade ediyor: Eğitim ve mesleki becerilere daha fazla yatırım yapmak. Raporda ayrıca Türkiye, Slovakya, İtalya ve Fransa'da düşük eğitim almış 15 ila 19 yaşındakilerin yüzde 10'unun ne çalıştığı ne de eğitim gördüğü belirtiliyor. Anahtar eğitim Andreas Schleicher, "Eğitim ve mesleki beceriler, Avrupa'nın azimli hedeflerine ulaşması için anahtar olacaktır" diyor ve şöyle devam ediyor: "Avrupa küresel değer zincirinin rekabetçi zirvesindeki yerini korumak istiyorsa; eğitim sistemi daha esnek, daha etkin ve daha çok kesimin kolayca ulaşabileceği bir hale getirilmeli." Andreas Schleicher, AB'nin 11,6 triyon euro ölçeğindeki ekonomisinin yüzde 35'ini oluşturan Fransa ve Almanya'nın bilgi ve mesleki beceri konularında artık dünya liderleri arasında yer almadıklarının da altını çiziyor. 1960'lı yıllarda gelir düzeyi Meksika ve Güney Amerika ülkelerinin altında olan ve eğitim konularında 30 OECD üyesi ülkenin en gerisinden gelen Güney Kore'nin ise bir mucize gerçekleştirdiğini söyleyen Schleicher, şimdi bu ülkede 25 ila 34 yaşlarındaki kesimin yüzde 97'sinin lise eğitimi almış olduğunu ifade ediyor. Schleicher, velilerin çocuklarının eğitimi için özel bağışlar da yaptıkları Güney Kore'de eğitimin öğrencilerin nereden geldiklerine değil, öğrenme becerilerine göre değerlendirildiklerini de belirtiyor. Bunun Fransa, Almanya ve İtalya'daki uygulamaya ters olduğunu söyleyen Schleicher, bu ülkelerde sınıf farkının hâlâ geçerli olduğunu ve yoksul kesimlerden gelen öğrencilerle, zengin ya da orta sınıf ailelerin çocuklarının aynı eğitim şanslarına sahip olmadıklarını ifade ediyor. Schleicher'a göre, elde ettikleri veriler Avrupa'daki okulların varolan sosyo-ekonomik eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğini ortaya koyuyor. Örneğin, Almanya'da beyaz yakalı çalışanların çocuklarının yüksek eğitim almaları olasılığı dört kat daha fazla. Andreas Schleicher, Avrupa'daki eğitim sisteminin dönüştürülmesi için ise şu tavsiyelerde bulunuyor: Talebe cevap verecek düzeyde, yüksek kalitede eğitim kurumlarının olacağı bir sistemin tesisi; eşitlik, kalite ve erişimin arttırılacağı yüksek eğitim sistemlerinin geliştirilmesi; kamu ve özel yatırımların teşviki; üniversitelerin akademik toplumun yanısıra daha geniş tabanda bir ortaklık tarafından idare edilmesi. | İlgili haberler OECD'ye Latin başkan30 Kasım, 2005 | Haberler OECD'nin ilk Çin raporu16 Eylül, 2005 | Haberler OECD'den Rus ekonomisine acil reform çağrısı20 Haziran, 2005 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||