|
OECD'nin ilk Çin raporu | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, Çin'in ekonomik gelişimi konusundaki ilk raporunu yayınladı.
Örgüt'ün raporuna göre, Çin'in büyüme hızında bir azalma olmadığına dikkat çekiliyor. Raporda, özel sektörün, Çin ekonomisini temel taşı konumuna geldiği vurgulanıyor ve istihdamın büyük bir bölümünü karşılayan özel sektörün, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının da yarısını sağladığı belirtiliyor. OECD, Çin ekonomisiyle ilgili yaptığı bu ilk ve kapsamlı araştırma sonucunda, yakın zamanların en hızlı gelişen ekonomisinden övgüyle söz ediyor. Çin ekonomisi, son 20 yıldır, yılda ortalama yüzde dokuz buçuk oranında büyüyor. OECD'nin tahminlerine göre, bu büyüme hızında, yakın gelecekte bir yavaşlama da beklenmiyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, gelecek beş yıl içinde Çin ekonomisinin, pekçok Batı ekonomisinin önüne geçeceğini belirtiyor. Sadece ekonomi bağlamında da olsa, devlet ve Komünist Parti'nin Çin halkı üzerindeki gücü ve etkisi azalıyor. Ulusal gelirin yarıdan fazlası özel sektör tarafından işletilen teşebbüslerden elde ediliyor. Ancak Çin'in 'beşikten mezara sosyal güvence' sistemi de kaybolup gidiyor. Ülkenin en yoksul nüfusu olan, kırsal kesimde yaşayanların sadece beşte birinin sağlık hizmetlerine ulaşabildikleri belirtiliyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, hükümetin sağlık ve eğitim yatırımlarına daha fazla kaynak ayırması ihtiyacını vurguluyor ve çevre sorunlarına önemle eğilmek gerektiğini belirtiyor. Dünyadaki en kirli 10 şehir listesindeki beş şehir Çin'de. OECD, hızlı ekonomik değişim sürerken devletin çevre konularına daha büyük önem vermesi ve kirliliğin azaltılması için daha fazla çaba harcanması gerektiği uyarısında bulunuyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||