|
Çin, neden dünya markası çıkaramıyor? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
"Boşuna vakit harcamayın genç adam, burada Çin ürünü bulamazsınız."
Londra'da, dünyanın en ünlü markalarına ev sahipliği yapan New Bond Street'te girdiğim bir dükkanda duydum bu cümleyi. Hugo Boss, Dolce Gabbana, Gucci, Ralph Lauren, Valentino gibi markalarla dolu sokakta, hemen hemen her dükkanda durum aynı. Peki tekstil üretiminde büyük bir patlama yaşayan Çin ürünleri nerede? Yanıtı, biraz ötedeki Oxford Street'teki dükkanlarda buluyorum. 5 Pound'a alıcı bulan kıyafetlerin çoğu Çin malı. Peki bu, Çinlilerin lüks mallar tüketmediği anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır. Louis Vitton, Prada, Armani gibi markalar, yakın zamanda girmiş Çin pazarına. Sırada başkaları da var. Bir fuarda tanıştığım Çinli tekstilci, bu dükkanlara giren Çinli zenginlerin ilk sorusunun; "En pahalı ürününüz nedir?" olduğunu söylemişti. Peki ama Çin nüfusunun ne kadarını temsil ediyor bu kesim? Son istatistiklere göre yüzde 13. Çok az deyip geçmeyin. Zira bu ülkede nüfusun yüzde 13'ü, 175 milyon insana tekabül ediyor. "Lüks tüketim pazarı giderek büyürken, Çinli yetkililer neden biz de böyle ürünler üretmiyoruz?" diye soruyorlar kendilerine. Tekstil İhracatçıları Birliği'nin başkanı, Avrupa Birliği ile yaşanan krize atıfta bulunarak şu saptamayı yapıyor; "Şu anda Avrupa ülkelerinin limanlarında bekleyen Çin ürünlerine bakın. Eğer bunlar daha pahalı, üstelik başka ülkelerin üretemeyeceği ürünler olsaydı, bu kadar savunmasız kalmazlardı." Uzmanlara göre ise, Çinli tekstilciler, tekstilde 'dünya markası' yaratmanın önemini henüz kavrayabilmiş değil. Kavrayanlar ise, bunun zaman, sabır ve kaynak gerektiren bir uğraş olduğunun bilincinde ve bundan ürküyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||