|
'Sözünüzü tutun, AIDS'i durdurun' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bugün dünyanın dört bir yanında sağlık uzmanları, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları "Sözünüzü tutun, AIDS'i durdurun" sloganı altında birleşiyor.
BM öncülüğünde düzenlenen Dünya AIDS Günü etkinlikleri 18. yılına girerken, tüm çağrı ve çabalara rağmen bu küresel sağlık sorununda tablo hala karanlık. Bundan 24 yıl önce bir tıp dergisinde esrarengiz bir hastalık olarak gündeme gelen AIDS, bugün dünyada hemen herkesin yaşamını etkileyebilecek bir sağlık krizi yaratıyor. 'Edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu'nun İngilizce başharfleriyle adlandırılan AIDS, kan yoluyla veya cinsel ilişkiyle geçen HIV virüsünden kaynaklanıyor. HIV virüsü alınmasından sonra hastalığın ortaya çıkışı ise kişiden kişiye değişiyor. AIDS, bünyenin bağışıklık sisteminin çökmesine ve ölüme kadar gidebilen çeşitli hastalıklara kapıyı açmasına yol açıyor. AIDS'in 1980'lerde ortaya çıkışından bu yana 25 milyon kişi öldü. Bugün 40 milyon kişi virüs taşıyor; özellikle kadınların virüse yakalanma oranı hızla artıyor. Sadece Afrika'da 12 milyon çocuk AIDS yüzünden yetim kalmış durumda. Dünyada en fazla HIV'linin yaşadığı ülke, Güney Afrika. Nüfusa göre en yüksek HIV'li oranı yüzde 38 ile yine bir Afrika ülkesi Swaziland. AIDS'e bağlı ölümler en çok Afrika'nın orta ve güney kesimlerinde yaşanıyor. Fakat bu durum, sorunun bu bölgeyle sınırlı kaldığı anlamına gelmiyor. Uyuşturucu ile başı dertte olan Afganistan, şırınga paylaşımı nedeniyle hızlı bir yayılmaya sahne oluyor. BM'nin 2005 AIDS raporunda Doğu Avrupa'da son iki yılda HIV pozitif olanların sayısının dörtte bir arttığı vurgulanıyor. Sorun kalkınmış ülkelerde de çözülmüş değil. Hastalığın ilk kez gündeme geldiği ABD'nin başkenti Washington'da, her 20 yetişkinden birisi HIV pozitif. Üstelik bunların üçte biri bu gerçeğin farkında değil. Tedavi umudu Bunca yıldır yapılan tüm araştırmalara rağmen, AIDS'in tam bir çözümü veya aşısı yok. Ama en azından son yıllarda bünyeyi güçlendirerek hayat kurtaran anti-retroviral tedaviyi daha ucuza sağlamak için fonlara ya da ilaç şirketleriyle yapılan anlaşmalara başvuruluyor. Örneğin Tanzanya bugün ilk kez AIDS'e karşı ülke içinde üretilen ilaçları piyasaya sürüyor. Virüsün yayılmasına karşı önlemlerin, yani cinsel ilişkide korunmanın, şırıngalarda ve kan naklinde hijyenin sıkı sıkıya takip edildiği bölgelerde, somut düşüş kaydediliyor. Ancak hala yapılması gereken çok şey var. İlk adım da belki, henüz tutulamamış olan 'bu yıl sonuna dek 3 milyon kişiye ücretsiz tedavi sağlama' sözünü hayata geçirmek. Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü bu hedefe ancak bir milyon kişi için ulaşıldığını belirtmişti. |
İlgili haberler Yoksul Aids'lilere özür28 Kasım, 2005 | Haberler Önlemler AIDS'in önünü alamadı21 Kasım, 2005 | Haberler BM'den AIDS kampanyası25 Ekim, 2005 | Haberler Afrika'da tarıma AIDS darbesi08 Eylül, 2005 | Haberler 114 ülke HIV/AIDS'i tartışıyor25 Temmuz, 2005 | Haberler Hindistan'da jenerik ilaca veda23 Mart, 2005 | Haberler Çin'de zorunlu AIDS testi22 Mart, 2005 | Haberler Türkiye'de AIDS'in seyri ne? 01 Aralık, 2004 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||