|
Iraklılar direnişle terörü ayırdı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Mısır'da biraraya gelen Iraklı politikacılar, aralarındaki sorunların çözümünü amaçlayan toplantıda, Irak'taki direnişle ilgili konularda bir uzlaşmaya vardıklarını açıkladılar.
Sünnî ve Şiî politikacılar, direnişin Irak halkının doğal hakkı olduğunu ancak sivilleri hedef alan terör saldırılarını kınadıklarını söylediler. Bu ifadeler Sünni siyasetçilerin isyancılarla işgale direniş gösteren Sünni halkın birbirinden ayrılması talebine bir yanıt olarak görülüyor. Buna karşılık "terörizm meşru müdafaa değildir ve bu nedenle terörü kınıyoruz" ifadeleri dikat çekiyor. Irak hükümeti, Amerika Birleşik Devletleri önderliğindeki askerleri ülkeden çıkarmayı amaçlayan direniş hareketine destek veren hiçbir ifadenin kullanılmamasında ısrarlıydı. Siyasetçiler, ABD öncülüğündeki askerlerin ülkeden aşamalı olarak çekilmesinin Irak güvenlik güçlerinin görev üstlenebilme becerisi doğrultusunda kararlaştırılacağını bildirdi. Şubat konferansına kim katılsın? Üç gündür Arap Birliği'nin Kahire'deki merkezinde görüş ayrılıklarına çözüm arayan heyetlerin çalışmaları Şubat ayında Irak'ta düzenlenecek daha geniş katılımlı bir konferansa da hazırlık niteliğinde. Şubat'taki konferansa kimlerin katılacağı da bu toplantıda tartışıldı. Bazı Şii gruplar eski Saddam rejiminden veya isyan yanlısı gruplardan katılıma karşı çıkıyorlar. Dün, toplantıda bir konuşma yapan Irak Cumhurbaşkanı Talabani, silahlarını bıraktıkları takdirde ülkedeki isyancılarla görüşmeye hazır olduğunu söylemişti. Talabani, bununla birlikte Saddam Hüseyin yandaşlarının ve radikal İslamcıların ülkenin siyasi sürecinde hiçbir rol üstlenemeyeceklerini de belirtti. ABD ve Arap Birliği bu gibi girişimlerin ülke siyasetinde daha fazla rol için rakip durumdaki kesimleri birbirine yaklaştırmasını umuyor. Kahire'deki görüşmeler zaman zaman fırtınalı geçti. Görüşmelere yakın kaynaklar Şii ve Kürt temsilcilerin bir oturumda davalarını Amerikalılara sattıkları suçlaması üzerine salonu terkettiklerini belirtiyor. Açıklamada "keyfi gözaltılar ve baskınların derhal sona ermesi" talebi de yer aldı. Bu talep, geçtiğimiz günlerde Bağdat'ta İçişleri Bakanlığı'na ait bir binada bulunan Sünni tutsakların durumuna atıf olarak yorumlanıyor. Katılımcılar Arap ülkelerinden de borç yükünü hafifleterek ve diplomatik varlıklarını yoğunlaştırarak Irak'ı desteklemelerini istedi. |
İlgili haberler 40 yıldır ilk İran-Irak zirvesi21 Kasım, 2005 | Haberler 'İsyancılarla görüşmeye hazırım'21 Kasım, 2005 | Haberler Irak'ta cuma katliamı18 Kasım, 2005 | Haberler Bağdat'ta patlama: 3 ölü14 Kasım, 2005 | Haberler Irak'ta polise saldırı: 5 ölü09 Kasım, 2005 | Haberler Suriye-Irak sınırında çarpışma07 Kasım, 2005 | Haberler Irak'ta pazar yerine saldırı: 20 ölü02 Kasım, 2005 | Haberler '70 militan' öldürüldü17 Ekim, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||