|
'Türkiye dışlanmamalı' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle tam üyelik görüşmelerine başlanmasının beklendiği 3 Ekim'e kısa süre kala, Avrupa kamuoyundan Türkiye'ye destek sesleri yükseliyor.
AB'nin dış politika sorumlusu Javier Solana, 'Türkiye'nin dünyada çıpasız bırakılmasının muazzam bir risk olacağını' belirtti. Javier Solana, Belçika'nın Le Soir gazetesine verdiği mülakatta şunları söyledi: "Bundan yirmi beş yıl sonrasına bakalım. Diyelim ki Türkiye'ye 'Hayır' dedik ve Ortadoğu'da felaket bir durum var, muazzam petrol ve enerji krizi yaşanıyor. İşte o zaman Türkiye'yi kendi düşünüş tarzımız, felsefemiz ve değerlerimizin bir parçası haline getirmediğimize çok pişman oluruz; Türkiye'yi yanımıza çekmiş olmak Avrupa Birliği vatandaşlarının çıkarınadır". Avrupa Birliği'nin dış politika sorumlusu Javier Solana ayrıca birliğin Türkiye'ye verdiği sözleri tutması gerektiğini vurguladı. Lord Patten da Solana'yla aynı görüşte Avrupa Komisyonu'nun eski dış ilişkiler sorumlusu Lord Patten da benzer görüşleri dile getirdi. Lord Patten BBC'ye yaptığı açıklamada, Türkiye'nin üyeliğinin Avrupa'ya katkısı olacağını söyledi ve bunu şu nedenlere bağladı: "Birincisi, eğer Türkiye gerekli olan bazı değişimleri başarırsa, üyeliği Avrupa Birliği'ni daha esnek ve içinde çeşitlilik barındıran bir yer haline getirecektir. İkincisi Türkiye'nin üyeliği, 10 'la 15 yıl sonra, muhtemelen o zaman çok daha düşük büyüme oranları sergileyecek olan Avrupa ekonomisine dinamizm katacaktır. Üçüncüsü de, Türkiye'nin üyeliği Avrupa'nın dünyadaki nüfuzuna muazzam katkıda bulunacaktır." Dünya Bankası'ndan da destek var Avrupa Komisyonu'nun eski dış ilişkiler sorumlusu Lord Patten bunları söylerken, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine bir destek de Dünya Bankası'ndan geldi. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye ekonomisinin AB'den 3-4 kat daha hızlı büyüdüğüne işaret ederken, Türkiye'nin AB'ye katılmasının, hem Türkiye hem de AB'nin yararına bir gelişme olacağını vurguladı. Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağı süreçte çok gelişmiş bir ülke haline geleceğinin altını çizen Vorkink, ''Türkiye'nin AB'ye katılımı en zayıf katılım olarak düşünülmemeli, müzakereler en az 10 yıl sürecek ve yarının Türkiyesi'nin bugünden çok daha farklı bir yerde olacağına inanıyorum'' dedi. Vorkink, Türkiye Direktörü olmadan önce, Dünya Bankası'nın, AB'ye en son üye olan Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin, yeniden yapılanma ve AB'ye uyum reformlarından sorumluydu. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||