|
Komşuların federallik endişesi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Irak'ta bir anayasa metni üzerinde anlaşmaya varmak için tanınan ikinci ek süre yarın gece doluyor.
Pazartesi gecesi, Irak Meclisi'ne bir taslak sunulmuş, ancak sonuca bağlanamayan bazı konular üzerindeki görüş ayrılıklarının giderilebilmesi için üç gün ek süre tanınmıştı. Bağdat'ta anayasa pazarlıkları sürerken, komşu ülkelerin başkentleri de çıkacak sonucu yakından izliyor. Riyad, Amman ya da Ankara'dan bakıldığında, merkezî yönetimden uzaklaşmış, Şiîler'în kontrolündeki bir Irak, tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor. Orta Doğu'da, merkeziyetçi bir yönetimle, farklı seviyelerde özerkliğe sahip belli gruplaşmalar alışılmış yönetim biçimi. Elbette, federal bir yönetime sahip olan, kısa sürede yıkılacağı tahmin edilirken 30 yılı aşkın süredir ayakta kalmayı başaran Birleşik Arap Emirlikleri bu düzenin bir istisnası. Ancak ülke, petrol zengini bir emirliğin kontrol ettiği altı daha küçük devletten oluşuyor. Arap dünyasında, zayıf bir merkezî hükümet söz konusu olduğunda, herkesin aklına, çatışmalar ve dış müdahalelerle geçen, 15 yıl boyunca iç savaşın yaşandığı Lübnan geliyor. Arap ülkeleri ve Türkiye'nin Irak'la ilgili kaygılarında da başlıca unsur, zayıf ve parçalanmış bir Irak'tan en büyük faydayı Şiî İran'ın elde edecek olması. Bir diğer kaygı kaynağı, Iraklı Kürtler'e verilecek bağımsızlığın bölgedeki diğer Kürt toplumlar arasında da hareketlenmeye neden olması olasılığı. Öte yandan El Kaide'yle bağlantılandırılan ve Irak'ı düzenledikleri operasyonlarda üs olarak kullanan Sünnî grupların güçlenmesi de bölgede kaygıya neden olan bir diğer unsur. Bu grupların tüm bölge için tehdit oluşturabileceği görüşü hakim. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||