|
Dünyanın petrol ihtiyacı artışta | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, genelde piyasalarda tedirginlikle izlense de, bu duruma farklı bakanlar da var.
Örneğin Kremlin'in penceresinden. Petrol üreticisi Rusya, büyük borçlarının önemli bir kısmını, petrol gelirindeki beklenmedik artış sayesinde, ödeyip kurtuldu. Diğer petrol üreticisi ülkeler için de keza durum farklı değil. Dünyada petrole duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Fiyatlar, 1990'ların sonundan bu yana neredeyse altı kat arttı. Bu da petrolü tükettiğinden çok üreten ülkelerin kasasına giderek daha çok paranın girmesi anlamına geliyor. Rusya, bu durumdan istifade ederek borçlarının bir kısmını ödedi; şimdi Nijerya da aynı şeyi yapmaya çalışıyor. Ancak Nijerya aynı zamanda, borçlu olduğu ülkelerden ödenecek meblağı düşürmelerini de istiyor. Suudi Arabistan, 2002 yılında ulusal gelirinin yüzde 6'sına eşit düşen bir bütçe açığından muzdaripken, bunu izleyen bir yıl içerisinde yüzde 1 bütçe fazlasına gene aynı sayede kavuştu. Ancak herşey bu kadar göründüğü kadar toz pembe değil. Yüksek petrol fiyatları, üretici ülkeler için de sorun yaratabilecek potansiyele sahip. Çok sayıda ekonomi uzmanına göre herşeyden önce, petrol gelirinin keyfini süren hükümetler gerekli ekonomik reformları savsaklamaya başlıyor. Bu gözlemin en çok telaffuz edildiği ülke ise, Rusya. Ekonomistler, Rusya'da Putin hükümetinin kendi siyasi çıkarları doğrultusunda piyasalar ile yargı organları üzerinde devletin kontrolünü giderek artırdığını söylüyor. Uzmanlara göre bu nedenle, ekonominin petrol dışı alanları yeterli gelişim temellerinden yoksun kalıyor. Suudi Arabistan'da da -petrolden kaynaklanan ek gelir büyük memnuniyetle karşılansa da- işsizlik sorununa halen bir çözüm bulunabilmiş değil. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||