|
Özbekistan'da İslami gruplar | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Özbekistan'da yaşanan olaylar, ülkedeki İslami grupların ne ölçüde güçlü olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Karasu'daki huzursuzluğun temelinde ekonomik sorunların yattığı biliniyor. Andican'da bazı küçük silahlı grupların da karıştığı olaylar konusunda ise hala yanıtlamayan sorular var. Özbekistan'da daha büyük çaplı, örgütlü bir İslami hareketin varlığı konusunda kimsenin şüphesi yok. Bunlar arasında Hizb-u Tahrir dikkat çekiyor. Bu örgüt, barışçıl yollarla tüm Orta Asya'yı kapsayacak bir İslam devleti kurulması için çaba harcadığını söylüyor. Hizb-u Tahrir, Cumhurbaşkanı Kerimov'dan muazzam bir baskı görüyor. Örgütün üyesi ya da üyesi olduğu iddia edilen binlerce kişi hapiste. Başka bir örgüt Özbekistan İslami Hareketi de Hizb-u Tahrir'le aynı ideali paylaşıyor. Ama yöntemleri şiddete başvurulmasını da içeriyor. Geçmişte Taleban'la yakın ilişkileri bulunan Özbekistan İslami Hareketi'nin gücü Afganistan'daki rejimin devrilmesinden sonra azaldı. Şimdi yeni, küçük yerel gruplar ortaya çıkmaya başladı. Andican'da adını duyuran Ekremiye hakkında hemen hemen hiçbir şey bilinmiyor. Karasu kentinde yaşanan olayların da bireysel bir meydan okuma olduğu anlaşılıyor. Özbekistan İslami bir devrimin eşiğinde değil. Büyük şehirlerde durum farklı. Devletin hukuk sistemi Sovyet yönetimi döneminde laikleşti. Kerimov'un siyasi muhalifleri üzerinde baskı kurması yeni birşey değil. Bu Özbekistan'ın 1991'de bağımsızlığını kazanmasından hemen sonra başladı. 15 yıllık baskıcı bir rejim siyasi bir boşluk yaratı. Hiçbir siyasi muhalefet hareketinin gelişmesine izin verilmedi. İşte bu durum Özbekistan'ın güçlü müttefikleri Rusya ve ABD'nin kaygılarını da açıklıyor. ABD ve Rusya, Kerimov yönetiminin sonunun gelmesi halinde radikal İslam'a yolun açılacağından endişe ediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||