|
'Irak henüz yolun başında' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Şu an için Irak siyasetinde her türlü olasılığı göz önünde tutmak mümkün.
Sonuçlar resmen açıklandıktan sonra, Irak Ulusal Meclisi'nde her parti aldığı oy oranına göre sandalye sahibi olacak. Bu meclis, yeni bir Devlet Başkanı'nı ve iki de yardımcısını seçecek. Daha sonra yeni Başbakan ise, bu üçlü tarafından atanacak. Fakat hikaye burada bitmiyor. Zira Irak'taki seçimler, yeni bir hükümet oluşturmaktan ziyade, daha çok yeni bir siyasi sistemin oluşturulması süreciyle ilgiliydi. Meclis, yeni anayasanın kaleme alınması için komisyon atayan, bu süreci gözetleyen bir kurum olarak çalışacak. Şayet herşey planlandığı gibi gider ve yeni anayasa arzulandığı kadar çabuk onaylanırsa, 2005 yılı dolmadan yeniden seçimlere gidilmesi öngörülüyor. Hiç kuşku yok ki çok iddialı bir plan bu. Ve işin ucunda, Irak'ın siyasi geleceği yatıyor. Şiilerin gönlünde yatan, İslami karakteri öne çıkan bir devlet kurulması. Kürtlerin gayesi ise, mümkün olduğunca özerk kalabilecekleri federatif bir sistem. Sünnilere gelince; ne istediklerini söylemek zor. Eski Baas rejimine geri dönüş imkansız birşey. Ve çıkarlarını korumak istiyorlarsa, siyasi sürece dahil olmanın daha işlerine geleceğini düşünmelerini bekleniyor. Aslında şu an için yeni Irak'ın önündeki en çetin sınav bu olacağa benziyor. Bu seçimlerde kazanan kadar, kazanmayanları da memnun edecek bir formül bulunması gerekiyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||