|
'İnsan Hakları Beyannamesi tehdit altında' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Temsilciliği, kurumun İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin, tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.
Temsilci Louise Arbour, bu açıklamayı, bugünkü İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptı. Arbour, "Dünya, güvenlik talebi ve özgürlük ihtiyacı arasında bir denge bulmalıdır" dedi. Bu yıl özellikle Sudan'ın Darfur bölgesi ve Irak'taki Ebu Gureyb cezaevinde açık insan hakları ihlalleri gözlendi. Bu durum Birleşmiş Milletler'in İnsan Hakları'ndan sorumlu yetkilisi Louise Arbour tarafından da kabul edildi. Arbour, insan haklarına yönelik iki temel tehditten söz ediyor. Bunlardan birincisi, terörizme verilecek yanıt. Louise Arbour, bu yanıtı 'düzensiz' buluyor ve sivil özgürlüklerin tehlikeye atılabileceğine dikkat çekiyor. Belirtilen ikinci tehditse silahlı çatışmalar. Birleşmiş Milletler yetkilisi çatışmalarda, insan haklarının sürekli tehdit altında olduğunu vurguluyor. Louise Arbour, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Temsilciliği'nin de bazı sorunlarının olduğunu da kabul ediyor. Arbour, kurumun son yıllarda, insan haklarının teşvikine hizmet etmediğine yönelik algılamalardan zarar gördüğünü söylüyor. Temsilciliğin, Darfur'daki krizi tartışmayı bile başaramaması, çoğu insan hakları kuruluşunun, onu 'siyasi bir kurum' olarak nitelendirmesine yol açmıştı. Birleşmiş Milletler'le ilgili reform önerileri, temsilcilikte de radikal değişiklikler içeriyor. Öneriler arasında, üyelerin bölgesel bloklardan seçilmesi yerine, Birleşmiş Milletler'in 191 üyesinin tümünün kurumda yer alması da var. Fakat insan hakları kuruluşları önerileri kınıyor, böylece insan haklarını en çok ihlal eden hükümetlerin de korunacağını vurguluyor. Onlara göre temsilcilik daha küçük olmalı ve üyeleri için daha sıkı insan hakları kriterleri belirlemeli. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||