|
İşkencenin yasal tanımı tartışılıyor | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İşkence, çeşitli uluslararası anlaşma ve sözleşmelerde, sık sık değinilen bir konu. Cenevre Sözleşmesi, açıkça işkenceyi yasaklıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi de, işkenceyi kınıyor. Tıpkı çoğu ülke hükümetinin, kamuoyu önünde yaptığı gibi. Birleşmiş Milletler'in İşkenceyi Önleme Sözleşmesi'ndeki işkence tanımı şu: "Fiziksel ya da zihinsel olarak, çeşitli amaçlarla; örneğin bir itirafa zorlama, cezalandırma ve korkutma amacıyla, bir insanın acı çekmesini sağlama." Ancak bu tanım, değişik şekilde tercüme edilebilir. Bir mahkumun başının sürekli olarak su altında tutulmasının ya da vücuduna elektrik şoku verilmesinin, açıkça işkence olduğuna, herkes katılıyor. Peki ya insanları uykusundan uyandırmak? İşte bu noktada bir belirsizlik söz konusu. Amerikan yönetimi, bu yöntemlerin bazılarının, Guantanamo üssündeki mahkumlara uygulanmasına yeşil ışık yaktığını kabul ediyor. Tecrit ve uyandırma da, yeşil ışık yakılan yöntemlerden. Washington, bu yöntemlerin kullanılmasının, işkence anlamına gelmediğini savunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi de, bu teze bir anlamda destek veriyor. Çünkü sözleşme işkenceyle, mahkumların fiziksel tacizi ve onlara yönelik küçük düşürücü muamele arasında, bir ayırım yapıyor. Öte yandan bu yöntemler de, Birleşmiş Milletler ve insan hakları gruplarınca eleştiriliyor. İşte bu nedenle, Ebu Gureyb Cezaevi'nde cinsel tacize maruz kalanların yakınları, cezaevinde yaşananların "işkence" olduğunu söylüyor. Elbette mahkum için önemli olan, kişisel olarak yaşadıkları ve kendisine yapılan muamelenin yarattığı etkidir. Ancak işkencenin uluslararası tanımında bir de tuhaflık var. Bu tanıma göre, işkence ya kamu görevlileri tarafından yapılır, ya da onların örtülü izniyle. Dolayısıyla, Orta Doğu'daki radikal İslamcı gruplarca gerçekleştirilen ihlaller de, işkence olarak değerlendirilmez. Ancak onların işkencesine maruz kalanların yakınlarının, bu argümana karşı çıkacağı kesin. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||