|
Portre: Tony Blair | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
10 yıl süre İngiltere Başbakanı olarak iktidarda kalan Tony Blair, 27 Haziran 2007'de görevden ayrıldı.
Gerek İşçi Partisi liderliğini, gerekse başbakanlığı uzun yıllardır beraber çalıştığı Maliye Bakanı Gordon Brown üstlendi. Tony Blair, Mayıs 2005'teki son genel seçimde parlamentodaki çoğunluğunu büyük oranda kaybetmesine karşın, İşçi Partisi'ni ardarda üçüncü kez iktidara taşıyan ilk lider oldu. Tony Blair, Mayıs 1997'de İşçi Partisi'ni 18 yıl muhalefette kaldığı dönemin ardından iktidara taşıyarak başbakanlık koltuğuna oturmuş, bu başarıyı 2001'de yinelemişti. İşçi Partisi'ne yeni bir vizyon getiren Blair, siyasetlerini "Üçüncü Yol" olarak ifade ediyor, savunduğu sosyal demokrasi anlayışı, serbest piyasa kapitalizminin de kendince faziletleri olduğu anlayışına dayanıyordu. Hatta Blair'e göre bu durum, devletin sosyal adalet ve eşitliği geliştirme rolünü daha da öne çıkarıyor. Blair, Irak savaşının seçmenleri bölen bir konu olduğunu kabul etti ve seçim sonuçlarına hassas ve dikkatli yaklaşacağı yönünde taahhütte bulundu. Başbakan Blair, kamu hizmetleri ve emeklilik reformları ile göçmenlik sistemindeki değişikliklerin 2005 yılındaki seçimlerle iktidarda kaldığı üçüncü döneminin başlıca öncelikleri olacağını söyledi. 2005 Temmuz'unda Londra'daki bombalı saldırıları takiben güvenlik ve terörle mücadele konuları da iyice öne çıktı. Bunu takiben bir dizi tartışmalı terörle mücadele yasası hazırlandı. Terör zanlılarının gözaltı süresini 14 günden 90 güne çıkarmaya yönelik bir tasarının reddi, Blair'e parlamentodaki ilk yenilgisini yaşattı. Blair, aşırı eğilimlerin 'bir şer ideolojisi' yarattığından söz ediyor, ülke içindeki terör faaliyetlerinin Irak savaşı ile bağlantılı olduğu eleştirilerini reddediyor. Blair liderliğindeki İngiltere, bu alanda 11 Eylül saldırıları ardından en ön saftaki ülkelerden biri oldu. Blair, uluslararası bir anti-terör cephesi oluşturmak üzere yoğun bir mekik diplomasisi yürüttü. Bu süreç sonunda 2001'de Afganistan'da başlayan operasyonlarda İngiliz kuvvetleri de görev aldı. Blair hükümeti 2003'te ise, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte Irak'a Birleşmiş Milletler onayı olmadan askeri harekat düzenledi. Harekat konusunda kamuoyunun geniş kesimlerinde ve hatta partisinin safları içinde dile getirilen rahatsızlık da Blair'in tutumunu değiştirmedi. Saddam Hüseyin'in devrilmesi ardından Irak'ta kitle imha silahları aradan geçen zamana rağmen ortaya çıkmayınca, İngiliz hükümetinin Irak'ta savaşa gitmek için ortaya sürdüğü gerekçeler de tartışılmaya başlandı. Irak Gözlem Grubu, Irak'ta savaştan önce kitle imha silahları bulunmadığı sonucuna varırken, İngiliz istihbarat birimleri de, çok tartışılan, Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarını, emir verildikten sonra 45 dakika içinde kullanabileceği iddiasını geri çekti. Tony Blair de, istihbaratın kusurlu olduğunu kabul etti, ancak savaşı haklı çıkarmak için saptırdığı iddialarını reddetti. | İlgili haberler Birleşik Krallık'ın yakın tarihi 20 Ocak, 2004 | Haberler Dış bağlantılar BBC diğer internet sitelerinin içeriğinden sorumlu tutulamaz. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||