|
FORUM: Karikatür krizi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Danimarka'da bir gazetede Muhammed Peygamber'in karikatürlerinin basılmasıyla başlayan kriz tırmanıyor.
Karikatürleri ilk olarak yayımlayan Jyllands-Posten gazetesine destek vermek için Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya ve İspanya'da yedi ayrı gazete bu karikatürlere sayfalarında yer verdi. Muhammed Peygamber'in karikatürünün yayınlanması İslam dinine bir hakaret mi yoksa ifade özgürlüğü mü? Bu forum 10 Şubat 2006'da kapanmıştır. Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz.
Bence karikatür olayı son derece fazla büyütüldü. en erdemli davranış bu olumsuz yayına karşı ilgisiz kalmaktır. Derin bir üzüntü ile olayları izleyip irdelemeye çalışsak da olaylar gittikçe medeniyetler çatışmasını körüklemekte ve çıkmaza doğru gitmektedir. Bu vahim olayın sokaklarda boykot gösterileri yapan dinî duyguları incinmiş Müslümanlar'ın tepkilerine cevap alamadıkları için çözüme kavuşmayacağı görülmekte ve çözümün hâlâ tepki vermeyen başta Danimarka ve yayını yapan kuruluşların yayınlarından dolayı özür dilemesinden ve liderlerin birlikte itidal çağrısı yapmasından geçmekte olduğu belli. Türkiye'de ve İslam dünyasında İsa, Musa, İbrahim, Adem, Buda, Konfüçyüs ile ilgili şimdiye kadar kaç tane karikatür yayınlanmıştır, hiç saydınız mı? Ve bu karikatürler, ilgili dine karşı acaba sadece saygı ve sevgi mi içeriyordu? Hıristiyanların ve diğer inanç sahiplerinin buna tepki göstermiyor ve düşünceye saygı ya da herhangi başka bir nedenle olağan karşılıyor olmaları belirtilen karikatürlerin çizilmesinde bir sakınca yaratmıyor ama İslam peygamberini onların çizmesi büyük suç, dine hakaret oluyor. Neden? Gösterilen tepkinin de neye karşı olduğu pek açık değil. Hazreti Muhammed'in suretinin çizilmesine mi yoksa karikatürlerin saldırı içermesi mi? Suretinin çizilmesi ise bu İslam dünyasına ait yazılı olmayan bir kuraldır ve İslam dünyasını bağlar. Saldırı konusuna gelince; doğru, İslam’a saldırı var. Ama zaten karikatürün ana fikrinde fiziksel olmayan saldırı vardır ve siz yaptığınızda onların inanca dayalı fiziksel tepki vermemeleri, onlarından da aynı şekilde saldırı da bulunmayacakları anlamına gelmez. Ayrıca bu karikatürlerin ortaya çıkardığı bir gerçek var ki o da; Batı dünyasının İslam dinine inananlara bakışlarını çok açık ve dolaysız, riyasız, politik kıvırtmasız bir şekilde ortaya koymalarıdır. Evet, saldırı var ama sanılanın tersine ne Hazreti Muhammed'e ne de İslam dinine yapılıyor. Bu saldırı doğrudan, temeli ahlak ve saygı olan bir dini, çeşitli sapkın yorumlarla amacı dışında kullanarak inananları aldatan ve yönlendirenler ile İslam’ı, gerçekten anlamadan, bilmeden düşünmeden, bilinçsiz bir şekilde kolaylıkla yönlendirilebilen insan topluluklarına yapılmaktadır. Karikatürleri gördüm ve aslında üzerinde yorum yapmaya bile değmeyecek kadar kötü ve anlamsızlar. İnce, ironik ve saygılı bir eleştiri içermiyorlar, sadece kaba bir saldırı var. Değersizler, nitekim yayınladıkları tarihin üzerinden son günlere kadar Avrupa'da hiçbir basın organı tarafından ilgi görmediler, yayınlanmadılar. Ama birileri aniden bu karikatürleri gündeme getirip, gözümüze soktu. Acaba son günlerde İslam ülkelerinde ve Türkiye'de büyük tepki gösterip, etrafı ateşe veren kalabalıkların aklı yaklaşık 4 aydır nerelerdeydi? Bahsi geçen karikatürlerin yayımlanma hakkının demokrasi ile ölçülmemesinin en büyük sebebi saygı düsturları bir yana hakaret içermesidir. Yapmış olduğunuz anketteki “Karikatürleri gördünüz mü?” sorusu tepkinin dozajının nereye bağlandığı konusunda aydınlatıcı fikir vermez çünkü, Hazreti Peygamber’i resmetmek zaten İslam inancına ciddi manada terstir. Dolayısıyla karikatürleri görüp görmemek bir anlam ifade etmemektedir. İnsanlar karikatürleri görmeden nasıl yorum yapabiliyor bilmiyorum. Görün sonra konuşun. Hiç de gülünecek şeyler değiller. Hiç kimse Allah’ın bir elçisine bu şekilde hakaret edemez. Bu özgürlük değil, sadece planlanmış bir kışkırtmadır. Çıkan olaylar Müslüman toplumların aslında batı toplumlarına karşı ne kadar doldurulmuş olduğunu gösteriyor. Eminim bu şiddetli protestoları yapanların büyük çoğunluğu bahsedilen karikatürleri görmedi bile. Ancak bu tırmanışı önlemede en büyük sorumluluk yine batı toplumlarına düşüyor. Sonuçta batı bu protestoların yapıldığı toplumlara göre kollektif aklı çok daha fazla işletiyor. Umarım batı kibrine yenik düşmez ve boş bir üstünlük hırsı uğruna yüzyıllar boyu katettiği mesafeye yazık etmez. Ortaya çıkan tablo gösteriyor ki bu kesinlikle provokasyondur. Sanki özellikle üzerinde düşünülmüş ve biz Müslümanlar’ın en hassas olduğu, 'alemlerin onun için yaratıldığına' inandığımız ve canımızdan bile daha çok sevdiğimiz efendimiz Hazreti Muhammed'e hakaret ederek amaçlarına ulaşacaklarını hissetmişler ve yayınlandıktan 4 ay sonra senaryoyu oynatmaya başlamışlar gibi gözüküyor. Durum böyle olmasına rağmen bunu, o ülkelerin toplumsal ve idari yapısı dikkate alındığında bir ifade özgürlüğü şeklinde yorumlamak normal. Bu olay gösterdi ki insanların birbirine olan saygısı ve hoşgörüsü artık kalmamış. Biz kendi toplumumuzda hoşgörünün azlığından şikayet ederken tüm dünya buna katılmış. Yaşamı bu kadar karmaşık kılmak ne kazandırabilir ki insanlara? Dinin temelinde zaten var hoşgörü, saygı ve ahlak. Bunları bir kenara itersek yaşamın ne anlamı kalır? Tüm insanların bilinçli ve sağduyulu hareket etmesi temennisiyle. Hazreti Muhammed resminin olması uygun olsaydı bunu yabacılar değil biz Müslümanlar yapardık. Bu hakarete kayıtsız kalınmasını istemiyorum. Basın için ifade özgürlüğü elbette olmalı ancak bu hak hiçbir zaman insanların inançlarına karşı kullanılmamalı. Bizler nasıl ki her dini ve her peygamberimizi korumaya çalışıyorsak, saygı duyuyorsak, onlar da bizlerin inancına saygı göstermeli, dinimizi, peygamberimizi bu tür olaylara alet etmemelidirler. Tepkiler doğrudur ancak aşırıya kaçan davranışları kesinlikle tasvip etmiyoruz. Tepkiler yine demokratik yollardan olmalıdır. Batı dünyasının da artık Müslüman dünyasını kışkırtmaya, tahrik etmeye ve sonucunda da onları birer teröristmiş gibi göstermeye son vermesi gerekir. Bu gidişat hiç kimse için iyi değildir. İslamiyet'in reforma ihtiyacı yoktur ancak İslam'a reformist yaklaşan kafaların reforma ihtiyacı vardır. Ben konunun basın özgürlüğü olarak değerlendirilmesini yetersiz buluyorum. özgürlükler sınırsız olamaz, başkalarının alanlarına tecavüzle sınırlıdır. ayrıca her medeni insan eylemlerinin sonucunu öngörebilmelidir. Gazeteci de pozitif sonuç için hareket etmeli, eyleminin sonuçlarını öngörebilmelidir. Bu tür bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar bende provokasyon hissi uyandırıyor. Bir yazar olarak, basın özgürlüğünün hakareti içermesi şeklindeki yoruma kesinlikle katılmıyorum. Hangi din veya inanç olursa olsun, sahibiyle inancından dolayı alay edilemez, hakaret edilemez. Bu, dünyayı yönlendirmek isteyen bazı güçlerin Müslüman-Hıristiyan yakınlaşmasını ve dolayısıyla Müslümanlığın özellikle Avrupa'da etkili olmaya başlamasını provoke etmek için yapılıyor. Müslümanlar tepkilerini kendi dinlerinin hukuku ve adabı içerisinde göstermek zorundadırlar. Kötüyle kötü olmak dinimize, Müslümanlığımıza yakışmaz. Buradan bütün Müslümanlar’a mesajım, dinlerini iyi öğrenmeleri ve yaşamalarıdır. İşte, gerçek ve kalıcı tepki budur, şuurlu olmak ve örnek insan olmak. Peygamberimiz'e yaşadığı dönemde de hakaretler ve işkenceler edildi. O zamanın "güçlü"leri alay ettiler, kendilerince aşağıladılar. Fakat O, kendisine hakarette bulunanlara beddua dahi etmedi. O dönemdeki "hakaret edici"lerin hepsi tarihin karanlıklarında kaybolup gitti, fakat O'nun sevgisi milyarlarca insanın kalbinde hala dipdiri. Ben bir Alevi'yim. inançlara saygım var. fakat hiçbir dinin inançları baskı altına almasını da hoş karşılamıyorum. bu karikatür olayını İslamcıların başka inançlar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanacaklarını düşünüyorum. karikatürün o kadar da büyütülecek bir yanının olduğunu düşünmüyorum. nihayetinde karikatür eleştiri, hiciv ve muhalif yanın olduğu bir sanat çeşididir. Muhammed karikatürleri de bu çerçevede değerlendirilebilir. Herkes karikatürlerden bahsediyor ama nedense bir türlü göremedik şu çizimleri. Alt tarafı karikatür işte, gül geç veya dur düşün. Ama etrafa zarar vermek bir Müslüman'a hiç yakışmıyor. Bence tüm ülkelerde olaylara karışanların ve destekleyen ya da engel olmayanların cezalandırılması gerek. İslam'da reform şart oldu. Şimdiye değin Hazreti Muhammed hakkında bu tarz karikatürlerin çıkmamış, yayınlanmamış olması sanırım İslam aleminin bu konudaki hassasiyetinin en büyük kanıtıdır. Kendilerini dünyanın ahlak, adalet temsilcisi olarak görenler oturup biraz düşünsünler. Elbette uygar bir insan olarak insanların düşündüklerini serbestçe söyleyebilmelerinden yanayım, ama bu serbestlik başkalarının aleyhine kullanılacak,veya başkalarını aşağılayacak veya başkalarının kutsal saydığı değerleri olduğundan farklı gösterecek şekilde, doğru olmayan şekilde kullanmamalı. Elbette bu ifadeye karşı gösterilen tepkilerinde uygar seviyede olmasını beklemek gerekir. Sağduyuyla hareket etmek gerekirdi ama bu olaya ağır bir şekilde tepki gösteren toplumların eğitim ve gelir seviyelerinin çok düşük olduğunu unutmamak lazım. İnsanların dinî inançlarına yapılan bu saldırı ifade özgürlüğü adı altında meşrulaştırılmış. Medeniyetler çatışması olacağına ihtimal vermiyorum ama onca insan ölümü, yangınlar, maddi ve manevi zararları görenler, bir inatlaşma uğruna dünyamızı karartanlar için AİHM ne söyleyecek, uygar Avrupa ve Birleşmiş Milletler eli kolu bağlı bir teslimiyet içinde bekleyecek mi? Dünyada yaşayan bir fert olarak bu menfi gelişmeler benim sağlığımı bozuyor. Şikayetçiyim. Şikayetimi tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Evet demokrasi ve özgürlük var ama özgürlük ve demokrasi demek insanların değerlerini düşüncelerini yok sayıp 3 milyara yakın kişinin dinî görüşlerini rencide etmek ve barışı yok etmek demek ise burada bir yanlışlık var demektir. Düşünde ve fikir özgürlüğünün de bir sınırı olması gerekiyor. Başkalarını rendice ederek ben düşünce özgürlüğümü kullanıyorum diyemezsiniz buna kimsenin hakkı yoktur ki özellikle hassas olan din konusunda. Bence bu insanlara sorulacak tek bir soru var: "Acaba bu karikatürleri ne maksatla yaptınız?" Bir insan neden bir peygamber ya da dînle ilgili karikatür yapma ihtiyacı duyar, bunu anlamak imkansız. Herşeyinde bir sınırı olmalı. Bence bu insanlar akıllarını öyle özgür bırakmışlar öyle özgür bırakmışlar ki sonunda dinle, peygamberle alay edecek, hem de koskoca İslâm alemini karşılarına alacak noktaya gelmişler. Ben bunun bir kriz olarak değerlendirilmesini bir türlü anlamıyorum. Öncelikle bu bakış açısıdır, görüştür. Bunun için ne kimse yargılanabilir ne de suçlanabilir. İkincisi karikatür bir sanattır. Sanat özgürlük gerektirir. Burada kimsenin dini duygularıyla oynanmamıştır, kimseye hakaret edilmemiştir. Çizer kendince yorumunu yapmış, hissettiğini ortaya koymuştur. Buna kızmak için Müslüman olmak şart degil. Çok planlı ve art niyetli bir hareket. Bu kriz karşılıklı olarak birbirimizi anlamamızdan kaynaklanıyor. Umarım Hıristiyan alemi Hazreti Muhammed'in Müslümanlar üzerindeki etki ve önemini ve Müslümanlar'ın bu konudaki hassasiyetini anlamıştır. Ben bir Hıristiyan olarak bu karikatürlerin yayımlanmasını doğru bulmuyorum. Hiç kimsenin, ifade özgürlüğünün ardına sığınarak başkalarının değerleriyle alay etmeye ve onları rencide etmeye hakkı yoktur. İfade özgürlüğünün de sınırları olmalı ve bir şeyi yapmadan önce bir vicdan değerlendirmesi yapılması lazımdır, hele ki din gibi hassas bir konuda. Ancak bu karikatürlere yapılan tepkilerin de abartıldığını düşünüyorum. Gelişmeler tüm dünya adına endişe verici. Onların yapmış oldukları yanlışa biz de farklı yanlışlar yaparak karşılık vermeyelim. Bazı şahıslar vardır ki, insanlar arasında provokasyon yapmak istiyorlar ve buna uymamak lazım. Bu bir hakaret ama buna sabırla yaklaşmak lazım. Kişiler inanmayabilir, ancak dine ve dindara saygısızlık inanmamanın bir gereği olarak bir karakter zaafı olarak karşımıza çıkınca ne yazık ki böyle sonuçları olabiliyor. Olay şekil ve muhtevasıyla hudutsuz, çirkin, ancak sonuçları itibariyle İslamı tanımayan iyi niyetli insanların İslamla tanışması adına umarım hayırlı olacaktır. Mesele karikatürden de öte, İslam Peygamberinin terörist olduğunu ifade eden çirkin bir şekilde resmedilmesidir. Herhangi bir dine, özellikle de İlahi bir Dine bağlı olan hiç bir kimse, hem bu olayda, hem de benzer başka bir olayda kayıtsız kalmamalı, bir şekilde tepkisini ortaya koymalıdır. İslam saldırmayı değil ama mutlak surette korunmayı emreder. Saldıranın karşılık göreceği temel fizik yasalarındandır. Etkiye tepki prensibi vardır. Bu karikatürlerin yayınlanması hem bir hakarettir ama aynı anda bir ifade özgürlüğüdür. Zaten bütün problem buradan doğuyor. Eğer iki taraf da birbirilerine anlayışla yaklaşmazlar ve karşılıklı hassasiyetlerine anlayış göstermezlerse, sanırım Huntington ve her iki taraftaki aşırı tutumluların istediği “Medeniyetler Çatışması”na bir adım daha yakınlaşmış olacağız. Aslında çözüm çok kolay, karşılıklı anlayış ve bir tarafın özgürlüğünün karşı tarafa zarar verdiğinde bittiğini anlamak. Bu açıdan Danimarka hükümetini daha ciddi bir politik duruşa davet ediyorum. Hatanın neresinden dönülürse kârdır. İnançları ne olursa olsun insanları insan yapan bazı değerler vardır ki bi arada yaşamanın getirdiği vazgeçilmezlerdendir. Toplumların manevi yapılarına yapılan saldırıyı bir sanat kabul edip bunu da düşünce özgürlüğü olarak savunanlar 'sanat nedir, kim için yapılır?' sorusunu kendilerine sordular mı acaba? Ben bir Müslüman olarak başka dinlere ve mensuplarına saygı duyuyorsam başkalarınında kendi dinime saygı duymasını isterim, aksi takdirde medeniyet savaşları başlar. İnsanların kendi kutsallarıyla dalga geçmeleri onlara benim kutsallarımla da dalga geçme hakkını vermez. Nasıl ki çoğumuz kendimize kötü söz söylenmesine bile tahammül edemiyorsak İslam aleminin kendisinden üstün tuttuğu Peygamberine yazılmış ya da çizilmiş kötü şeyi olağanmış gibi görmesi beklenmemelidir. Sanat güzelliklerle vardır. Karikatür sanatın bir dalıysa, bu gibi çirkinlileri bünyesinde barındırmaması gerekir. Fikir ve ifade özgürlüğünün insan olma yüceliğinin ulaştığı son noktalardan biri olduğuna inanıyorum. Fakat, kanaatimce, bu özgürlük sınırsız değildir, diğer insanların değerlerinin başlangıcında bitmelidir. Danimarka gazetesinin başlattığı ve diğer gazetelerin desteklediği bu davranışı ve özellikle tarzı kesinlikle kınıyorum. Kişilere hakaret içermediği sürece her türlü düşünce ve inanç eleştirilebilmelidir. Bu nedenle son karikatür olayını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriyorum. Bizim karikatürlere gösterdiğimiz tepkiyle korkarım, dini savunacağız derken iyice hakaret ettik. Karikatürler bir nevi, İslamiyeti terör ve vahşetle ilişkilendiriyor. Biz de yakmakla, yıkmakla onların bu önyargısına malzeme hazırladık. Karikatürlerin yayınlanması yanlış olabilir, ama Müslümanlar'ın yaptıkları çok daha yanlış, çok daha düşündürücü oldu. |
İlgili haberler Protesto gösterileriÖzel Dosyalar Dış bağlantılar BBC diğer internet sitelerinin içeriğinden sorumlu tutulamaz. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||