|
AKP'ye kapatma davası | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ''Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği'' iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, iddianmamede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eski meclis başkanı Bülent Arınç'ın da aralarında bulunduğu 71 parti yöneticisi hakkında da siyasetten men cezası istendiğini söyledi. Kılıç, iddianamenin pazartesi günü çoğaltılarak, Anayasa Mahkemesi üyelerine dağıtılacağını ve arkasından sürecin başlatılacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki suçlamaların Dışişleri Bakanlığı dönemine ait olduğu kaydediliyor. Başsavcı Yalçınkaya'nın 'laikliğe aykırı fiiller' suçlamasıyla, özellikle AKP'nin başörtüsünün yüksek öğretimde kullanılması yönündeki anayasa değişikliği kararını kastettiği anlaşılıyor. Başsavcı Yalçınkaya, yeni bir anayasa hazırlanması tartışmaları sırasında ve anayasa değişikliği sürecindeki açıklamalarında partiye uyarılarda bulunmuş, laikliğe aykırı nitelikteki beyan ve eylemlerin iç hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi korumasından yararlanamayacağını savunmuştu. Anayasa değişikliğini Cumhuriyet Halk Partisi de ayrı bir başvuruyla 27 Şubat'ta Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştü. Yalçınkaya'nın hazırladığı iddianame metni henüz kamuoyuna açıklanmadı. Dolayısıyla suçlamaya gerekçe olarak sunduğu fiillerin ayrıntıları henüz kesinleşmedi. Erdoğan yöneticilerle görüştü Senegal'de bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, konuyla ilgili ilk değerlendirmesinde, 'Türkiye ne kazanır ne kaybeder herkes iyi düşünsün' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bu konu hakkında partinin üst düzey yöneticileri ile görüş alışverişinde bulunmak üzere bir araya geldi. AKP milletvekillerinden Zafer Üskül, partisinin Türkiye'de demokratikleşme girişimlerinin öncüsü olduğunu kaydederek, bu suçlamaları reddetti; bu tür bir dava açılmasının Türkiye'de istikrara zarar vereceği eleştirisinde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, ''Siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulmuyoruz. Ancak bir parti suç işlemişse, cumhuriyet başsavcısı da görevini yapmak durumunda. Bir iktidar partisinin, bu duruma düşmesi büyük talihsizlik'' diye değerlendirdi. MHP konuyla ilgili ayrıntılı açıklama yapmazken, kapatma davası ile karşı karşıya olan bir diğer parti olan DTP'nin Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ise davanın talihsiz ve ideolojik olduğunu savundu. Mahkemenin izleyeceği süreç Şimdi, Anayasa Mahkemesi, iddianameyle ilgili ön incelemeyi yapacak. Anayasa Mahkemesi iddianameyi kabul ederse, önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü partiye gönderiliyor. Daha sonra belirlenecek bir tarihte taraflar sözlü olarak görüşlerini bildiriyor. Davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayıp Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlıyor. Kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlıyor.
Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranıyor. Geçmişe göre zorlaştırılmış olan kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, 22 Temmuz 2007'deki genel seçimlerinde yüzde 46,5 oyla, oy oranını artırarak iktidarını tazelemişti. Böylece AKP, 550 sandalyeli mecliste 340 milletvekilliği ile açık farklı bir çoğunluğa sahip oldu. Türkiye siyaseti parti kapatma davalarına yabancı değil. Şimdiye dek yirmiyi aşkın siyasi parti çeşitli gerekçelerle kapatıldı. Son olarak Demokratik Toplum Partisi hakkında ''devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin'' odağı haline geldiği iddiasıyla ''temelli kapatılması'' istemiyle dava açılmıştı. AKP hakkındaki iddianamede dile getirilen ''laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelme'' suçlaması ise son olarak Refah Partisi davasında gündeme geldi. 54. hükümeti kurmuş olan Refah Partisi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın 1997'de açtığı dava sonucu 16 Ocak 1998 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştı. |
İlgili haberler Genelkurmay: Irak'tan çekildik29 Şubat, 2008 | Avrupa Gül'den türban değişikliğine onay22 Şubat, 2008 | Avrupa Türban değişikliği kabul edildi07 Şubat, 2008 | Avrupa 'AİHM'in türban içtihadı belli'30 Ocak, 2008 | Avrupa Economist: Laiklerin matemi28 Eylül, 2007 | Avrupa Erdoğan'dan rektörlere tepki19 Eylül, 2007 | Avrupa Hükümet programı TBMM'de03 Eylül, 2007 | Avrupa Gül: Herkesi kucaklayacağım28 Ağustos, 2007 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||