|
'AİHM'in türban içtihadı belli' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AİHM'in yeni Türk yargıcı Prof. Işıl Karakaş, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada mahkemenin türban konulu olası bir davada, önceki kararına atıfta bulunacağını söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yeni Türk yargıcı Prof. Işıl Karakaş, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada AİHM'in türban konusunda açılabilecek olası bir davada Leyla Şahin davasındaki kararına atıfta bulunacağını söyledi. Karakaş, BBC Türkçe'den Faik Uyanık'ın sorularını yanıtladı. Faik Uyanık: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Leyla Şahin davasında vermiş olduğu kararı biliyoruz. Yapılması düşünülen anayasa değişikliklerinin geçeceğini varsayarsak ve bunlar Anayasa Mahkemesi'nden de onay alırsa AİHM'de tekrar bir dava açılabilir mi bu düzenlemelere karşı? Işıl Karakaş: AİHM'de dava açılabilmesi için bir kişinin önce mağdur olduğu iddiasıyla dava açması lazım. Açılacak olan dava da iç hukukta açılacak elbette. Doğrudan AİHM'e başvurmak diye birşey sözkonusu değil. Dolayısıyla iç hukukta açılan davanın sonunda, iç hukuk yolları tükendikten sonra, yeni bir hak ve özgürlük ihlali iddiasıyla, bu yeniden AİHM'in önüne yeni bir dava olarak gelebilir. Faik Uyanık: Kişisel bir hak ihlalinin dışında kurumsal bir dava açılması, diyelim ki bir siyasi parti tarafından böyle bir dava açılması sözkonusu olamıyor mu teknik olarak? Işıl Karakaş: Tüzel kişilerin de tabii ki başvuruda bulunması sözkonusu olabilir. Ama bir mağduriyet olması lazım. Bu iyi anlaşılamıyor zannediyorum. Çünkü her konuda sanki AİHM'e başvurulur, AİHM de karar verir gibi düşünülüyor. Bu doğru değil. Burası çok önemli. Burada mutlaka sözkonusu olan, bir kişinin veya bir grubun hak ve özgürlüklerinin ihlali olduğu iddiasıyla başvuruda bulunması. İç hukuk yollarını da tüketmesi lazım. Yeni bir hukuki düzenleme varsa, bu düzenlemeden mağdur olduklarını iddia edenler, hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasında bulunan kişiler başvuracaklar. İç hukuk yolları tükendikten sonra, ancak AİHM'in önüne gelecektir. Şunu da net olarak söyleyeyim ki AİHM de, sizin de zikrettiğiniz Leyla Şahin davasında vermiş olduğu kararla, oradaki prensiplerle, o doğrultuda devam ettirecektir kararlarını. 'LEYLA ŞAHİN DAVASI İÇTİHAT OLUŞTURDU' Faik Uyanık: Daha önceki kararlarına mı atıfta bulunacaktır? Işıl Karakaş: Tabii ki. Bir mahkeme karar verirken daha önce vermiş olduğu prensipler, ilkeler çerçevesinde içtihadını oluşturur. AİHM'in de gerek din özgürlüğü, gerek eğitim hakkı doğrultusunda vermiş olduğu birçok karar var. Bu kararlar çerçevesinde önüne gelen durumları değerlendirir. Türkiye'den de böyle bir başvuru olduğu takdirde, hem geçmiş içtihatlar, hem de elbette ki yeni mağduriyetin özellikleri dikkate alınarak, Türk hukukundaki yeni düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uygunluğunun denetlenmesi sözkonusu olur. Yanlış anlamayın, 'soyut norm denetimi yapıyor' anlamında söylemiyorum. Ama bu düzenlemeler çerçevesinde, bir hak ve özgürlük ihlalinin oluşup oluşmadığına, 'yani sözleşmeye aykırılık var mıdır, yok mudur', buna yeniden bakar ve değerlendirir. Faik Uyanık: Türkiye'nin anayasasına başörtüsünü, türbanı serbest bırakan bir ifade eklemesi, AİHM'in kararı yeniden incelerken dikkate alacağı bir unsur mudur?
Işıl Karakaş: Elbette ki mahkeme iç hukuku dikkate alıyor. İç hukuk dediğimiz şey, sadece bir anayasal düzenleme değil. Oradaki mahkeme kararları, bunların tümüdür. Bu çerçevede, AİHM'in daha önce Leyla Şahin kararında kullanmış olduğu laiklik ilkesi var. Laiklik ilkesinin AİHM bakımından bir değerlendirmesi var. Bunların hepsini birden dikkate alacaktır. Ve bu anayasal hüküm, bir hak ve özgürlük ihlaline neden oluyor ise, yani başvuranın iddiası doğrultusunda, mahkeme sözleşmeye aykırılığı değerlendirirken meseleye bu açıdan bakar. 'AİHM KARARI İÇ HUKUKU ETKİLER' Faik Uyanık: AİHM Büyük Dairesi, Leyla Şahin davasında türbanı 'kişisel özgürlüklerden ziyade, politik bir sorun' olarak tanımlamıştı. Yasağın 'laikliğin bir gereği olduğunu ve türbanın toplumu bölen bir tarafı olduğunu' belirtmişti. Yine benzer bir dava açılır, süreç yine benzer şekilde sonuçlanırsa, AİHM bunu sözleşmeye aykırı bulursa, bunun sonucu ne olur? Türk hukukunu bir şekilde etkileyen bir karar mıdır veya bir yaptırımı var mıdır? Işıl Karakaş: Elbette. Hiç şüphesiz. Çünkü AİHM'nin kararları bütün yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Bunu unutmayalım. Eğer AİHM bu düzenlemelerin sözleşmeye aykırılık oluşturduğuna, yani bu düzenlemeden doğan mağduriyetler karşısında bir aykırılık olduğuna karar verirse, o zaman Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülük iç hukukunu sözleşme hükümlerine uygun hale getirmektir. Yani eğer aykırılık saptarsa mahkeme, Türkiye de o zaman iç hukukunu yeniden düzenleyecektir. Bunu daha önce yapmak zorunda kaldı. Biliyorsunuz Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) ile ilgili olarak önce 1999'da değişiklik yapıldı. Daha sonra 2001'de DGM'ler tamamen Türk hukuk sisteminin dışına çıkarıldı. Bunun da kökeninde, AİHM'in vermiş olduğu karar vardı. Gördüğümüz gibi AİHM kararları, iç hukuku doğrudan değiştirici niteliktedir. 'KONSEY'DEN DIŞLANMA İHTİMALİ' Faik Uyanık: Peki böylesi bir karar dikkate alınmazsa bunun yaptırımı ne olur? Bu Avrupa Konseyi'nden dışlanmaya kadar varan bir sürecin önünün açılması anlamına mı gelir? Işıl Karakaş: Süreç o şekilde işliyor, evet. Mevcut sistemde Bakanlar Komitesi, kararların yürütülmesinde sorumlu olan organdır. Bakanlar Komitesi kararları alıyor, yürütülmesini, gereklerinin yerine getirilmesi doğrultusunda karar veriyor. Tabii daha politik bir organ. Bir yargı organı değil. Bunu da unutmamak lazım. Mutlaka Avrupa Konseyi'nin hemen dışına çıkılacak anlamına gelmez ama bir süreç başlamış olur. Sözleşmenin yükümlülükleri yerine getirilmezse böyle bir süreç tabii ki başlıyor. |
İlgili haberler Türban teklifi meclise geliyor29 Ocak, 2008 | Haberler Türban düzenlemesi Meclis'te29 Ocak, 2008 | Avrupa AKP ile MHP'den türban ittifakı24 Ocak, 2008 | Avrupa Danıştay da türban uyarısı yaptı18 Ocak, 2008 | Haberler Yargıtay Başsavcısı'nın türban uyarısı17 Ocak, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||