|
'Türkiye daha fazla teşvik edilmeli' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Komisyonu'nun Türkiye ile ilgili olarak hazırladığı ilerleme raporu ardından, İngiliz basını Türkiye'nin daha fazla çaba göstermesi gerektiğini belirtmekle beraber, daha fazla teşvik de edilmesi gerektiğini yazdı.
Times, dün yayımlanan Türkiye ilerleme raporuyla ilgili haberinde ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamaların Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği önünde engel oluşturduğunu yazıyor: "Türkiye geçen yıl çok az ilerleme kaydetti. Avrupa Birliği, Türkiye'nin işkenceyi sona erdirme, azınlık hakları ve ifade özgürlüğünü iyileştirme konularındaki başarısızlığını öne çıkarttı. "İngiltere, Avrupa Komisyonu gibi, Türkiye'yi reformlara sadece tam üyelik perspektifinin teşvik edebileceğini düşünüyor." 'Ankara reformları sürdürmeli' Financial Times ise başyazısında, "Ankara Avrupa Birliği üyeliği için ihtiyaç duyduğu reformlara devam etmeli" diyor: "Türkiye, Kuzey Irak'taki PKK'ya karşı harekata hazırlandığı bir dönemde Avrupa Birliği'nin raporunu görmezden gelebilir. Bu büyük bir hata olur. "Türkiye'yle Avrupa Birliği'nin bütünleşmesi, sonunda, hem Türkiye, hem Avrupa hem de Batı'nın çıkarına. Şimdi bu ödüle ulaşmak zor gibi görünse de, hep böyle olacağı anlamına gelmiyor. " 'Rapor dengeli' Gazete, Avrupa Birliği'nin, Fransa, Almanya ve Avusturya'daki Türkiye karşıtı havaya koşut olarak Ankara için koşulları ağırlaştırdığını belirterek şöyle devam ediyor: "Bu arada, Bush Yönetimi'nin Orta Doğu politikası nedeniyle 10 Türk'ten dokuzu Amerika'ya sırtını döndü. Avrupa Birliği ve Amerika'nın politikaları nedeniyle Türkiye Batı'ya yüz çeviriyor. "Ancak böyle karanlık bir ortama karşın Avrupa Birliği'nin ilerleme raporu dengeli. Avrupa Komisyonu, yaz aylarında orduyla Erdoğan hükümeti arasında yaşanan krizi demokratik bir şekilde geride bırakan Türkiye'nin reformlara yeniden başlamasını istiyor. "Ankara'nın ayrıca, Türklüğe hakareti suç sayan 301'inci maddeyi kaldırması ya da değiştirmesi ayrıca Kürtlerin haklarını iyileştirmesi gerekiyor. "Komisyon, yakın zamanda iki müzakere başlığının daha açılmasını istiyor ve enerjiden çevreye, askeri işbirliğinden Orta Doğu'ya kadar geniş bir yelpazede Türk kurumlarıyla daha sıkı ilişkiler kurmak istiyor. Financial Times, "Ancak Türkiye, Nicolas Sarkozy gibi muhaliflerinin manevralarını şüpheyle izlemeye devam edecek" diyor: "Fransa Cumhurbaşkanı bir akil adamlar komisyonunun 2020-2030'da AB'nin nerede olması gerektiği konusunu değerlendirmesi gerektiğini söylüyor ve Türkiye'ye Avrupa Birlği yerine Akdeniz Birliği'ni öneriyor. İkincisi içeriksiz bir öneri. "Fakat gerçekten sonuç almak üzere oluşurulmuş bir akil adamlar komisyonu, Türkiye'nin avantajına olur. Ve bu Türkiye'yi 2020'lerde şimdikinden daha büyük bir stratejik değer haline getirebilir. 'AB Türkiye'ye karşı heyacanını kaybediyor' Independent gazetesi başyazısında ilerleme raporunun dayatmacı olduğunu ve yanlış bir zamana denk geldiğini belirtiyor: "Türkiye savaşın eğişinde. Avrupa Birliği'nin ilerleme raporu daha kötü bir zamana rastlayamazdı. Aynı şekilde raporun tonu da daha uygunsuz olamazdı. "Aslında komisyonun raporunda söylenenlerin çoğu makul şeyler. Son iki yılda gerek ifade özgürlüğü gerekse azınlık hakları alanındaki reformlar yavaşladı. "301'nci madde, hala ordunun muhaliflerini ve Ermeni katliamını gündeme getirenleri susturmak için kullanılıyor. Türkiye'nin Kıbrıs'la ilişkilerini normalleştirmeyi reddetmesi de önemli sorunlardan biri. "Erdoğan Hükümeti, reformlara ve Avrupa Birliği'ne bağlı olmasına karşın, bir tarafta askerin tehditkar tavrı, diğer tarafta Kürt terörizmi var. İşte özellike bu yüzden Avrupa Birliği'nin dayatmacı raporu yerinde değil. "Türkiye, özellikle Erdoğan döneminde önemli reformlar yaptı. Sorun Türkiye'nin reformlardan vazgeçmesi değil. Sorun, hükümetin seçimlerden önceki süreçte asker ve yargıyla yaşadığı gerginlikten kaynaklandı." Independent, "Bu zor anında Avrupa Birliği'nin Erdoğan'a destek vermesi gerektiğini" belirtiyor ve AB'nin Türkiye'ye karşı tavrını sorguluyor: "Gerçek sorun, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin üyeliği konusundaki heyacını kaybetmeye başlaması. "Birlik, bu hedefine hala bağlı olmasına karşın, özellikle Fransa ve Avusturya gibi üyelerin direnci artıyor. Türkiye'yi reformların hızı konusunda azarlamak ve Kuzey Kıbrıs'ı yalnızlığa terk etmek, Ankara'nın üyeliği meselesini ötelemenin bir aracı haline gelmeye başladı. "Bu çok yanlış olur. Türkiye'nin üyeliği, Avrupa Birliği'nin İslam dünyasıyla ilişkilerinde devrim yaratacak. Bu Türkiye'nin kazanılması yolunda önemli bir teşvik olacak. Brüksel'de dün yayımlanana benzer yıllık raporları, bir dostumuz olarak Türkiye'yle ilgili kaygılarımızı ifade etmek için kullanmalıyız, evlilikten vazgeçmeye yönelik bahaneler uydurmak için değil. " | İlgili haberler 301'de değişiklik ufukta06 Kasım, 2007 | Avrupa AB: İfade özgürlüğü artmalı06 Kasım, 2007 | Avrupa Sarkozy'nin hedefi Akdeniz Birliği24 Ekim, 2007 | Avrupa 'Ordu hükümetin emrinde olmalı'05 Eylül, 2007 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||