|
AB: İfade özgürlüğü artmalı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Komisyonu, Türkiye ve diğer aday ülkelere ilişkin ilerleme raporlarını bugün açıkladı.
Türkiye'ye ilişkin ilerleme raporunda daha önceki ilerleme raporlarından çok farklı ifadeler yer almıyor. Raporda Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi ve ifade özgürlüğüne yönelik uyarılar öne çıkıyor. Türk basını raporun açıklanmasını takiben konuşan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, 301. maddenin değiştirilmesi için gerekli hazırlıkların yapıldığını ve konunun yakında TBMM'ye gelebileceğini söylediğini aktarıyor. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu yetkilisi Olli Rehn bugünkü basın toplantısında yasanın derhal değiştirilmesi ve kaldırılmasını istemişti. 'Türklüğe hakaret' kavramını cezaya tabi tutan 301. madde, Orhan Pamuk, Elif Şafak ve öldürülen Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in yargılanmasına zemin oluşturmuştu. Avrupa Komisyonu Raporu'nda ayrıca sivillerin ordu üzerinde kontrolü, Kürtler ve gayrimüslimlerin haklarının korunması için daha çok ve kaydadeğer adımlar atması gerektiği belirtiliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı raporun açıklanması sonrası, raporla mutabık olunmayan noktalar olduğunu kaydetti. Bunların ayrıntısına girilmedi; ancak raporun onaylanan mevzuat ve uygulanan önlemleri içerdiği, hazırlıkları sürdürülen mevzuat çalışmalarını dikkate almadığı kaydedildi. İlerleme raporuna göre, Türk hukuk sistemi ifade özgürlüğünü tam olarak garanti altına almıyor. Ayrıca, Ankara'nın Avrupa standartlarına uygun bir şekilde, Kürtler gibi azınlıkları koruyarak kültürel çeşitliliği sağlama konusunda hiçbir ilerleme kaydetmediği belirtiliyor. Raporda, Türkiye demokrasisinin AKP'yle orduyu karşı karşıya getirdiği kaydedilen cumhurbaşkanlığı seçim süreci krizinden güçlenerek çıktığı belirtiliyor. Bu noktadan itibaren Türkiyenin artık 2005'ten bu yana yavaşlayan reform sürecine yeniden ivme kazandırması çağrısı yapılıyor. Ordunun sivil denetim altında olması gerektiğinin de altı çiziliyor. Komisyon, Türkiye'ye komşularıyla iyi ilişkileri sürdürme çağrısında bulunuyor, ancak Ankara'nın Kuzey Irak'a olası sınır ötesi operasyonundan bahsedilmiyor. Bu konuya raporun açıklanmasından sonra bir basın toplantısı düzenleyen genişlemeden sorumlu komisyon yetkilisi Olli Rehn değindi. Rehn, PKK'nın düzenlediği saldırıları kınarken, sorunun Türkiye ve Irak arasında işbirliği yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. 301 değişsin ya da kalksın Rehn, basın toplantısında özellikle 301. maddeden hareketle aakdemisyen ve gazetecilerin yargılanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti ve bu yasanın derhal değiştirilmesini ya da kaldırılmasını istedi. Rehn, bu konuda adım atılmaması halinde insan hakları ve yargıyla ilgili başlıkların müzakereye açılmayacağını söyledi. Avrupa Birliği Kıbrıs'a limanların açılmaması dolayısıyla 35 başlıktan sekizini zaten askıya almıştı. Rehn bununla birlikte AB'nin de sözünü tutarak yeni başlıkları açması gerektiğini kaydetti. Olli Rehn basın toplantısında ayrıca, Türkiye ile aynı zamanda müzakerelere başlayan Hırvatistan ile sürecin büyük bir hızla ilerlemesinden övgüyle söz etti. Rehn, 2008 yılı sonuna dek Balkanların batısındaki tüm ülkelerle üyelik yolunda ilk adım kabul edilen İstikrar ve Ortaklık Anlaşmaları imzalanmış olacağını da açıkladı. Rehn, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile işbirliği yapan Sırbistan yönetimi ile anlaşmanın bu hafta imzalanacağını duyurdu. Bir Avrupa Birliği yetkilisine göre ilerleme raporunun metni sert bir dille kaleme alınmış. Yetkiliye göre bu durum, Ankara'nın temel hakların geliştirilmesi konusunda iki yıl üst üste pek bir şey yapmamasından kaynaklanıyor. Birliğin etkili ülkelerinden Fransa'nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Türkiye'ye tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık sunulması fikrini savunuyor. Avrupa Komisyonunun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero Waldner ise, Fransa'nın Akdeniz ülkelerinden birlik oluşturma teklifinin Türkiye için AB adaylığının alternatifi olmadığını söyledi. Lizbon'da AB ve Akdeniz Ülkeleri Bakanlar Toplantısına katılan Ferrero Waldner, Reuters haber ajansına verdiği mülakatta Sarkozy tarafından ortaya atılan Akdeniz Birliği fikriyle Türkiye'nin AB'ye girme planının birbirinden farklı olduğunu kaydetti. | İlgili haberler 301'de değişiklik ufukta06 Kasım, 2007 | Avrupa 'Ordu hükümetin emrinde olmalı'05 Eylül, 2007 | Avrupa AB Komisyonu'ndan mesaj22 Temmuz, 2007 | Haberler Troyka'da Kuzey Irak tartışması04 Haziran, 2007 | Avrupa AB uyum programı açıklandı17 Nisan, 2007 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||