BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Ekim, 2007 - TSİ 19:43
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Tarihçi Sarafyan: Kutuplaşma olur
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, 1915 olaylarının 'soykırım' olarak benimsenmesini isteyen tasarıyı oyluyor.

Ara Sarafyan
Tarihçi Ara Sarafyan: Ben de baskı görüyorum

Tarihçi Ara Sarafyan'a göre siyasi adımlar konunun iyice kutuplaşmasına yol açıyor.

Karar tasarının Amerikan Kongresi'nden geçmesi tarihçilerin konu hakkında yaptığı çalışmalara nasıl yansır?

Londra'da yaşayan tarihçi Ara Sarafyan, BBC Türkçe Bölümü'nden Faik Uyanık'ın sorularını yanıtladı.


Faik Uyanık: Size göre bu yöndeki tasarıların kabul edilmesi 1915 olaylarını araştıran tarihçilerin rahatça çalışmaları üzerinde bir zorluk yaratmaz mı?

Ara Sarafyan: Hayır, kesinkes böyle olacak diyemeyiz. Ermeni soykırımı konusu siyasallaştırıldığı için, çok manipüle edilmiştir. Sorun da burada... Aslında Amerikan Kongresi bu tasarıyı kabul etse bile bunun hiçbir yasal sonucu olmayacak. Ama sonuç olarak konuyu hem Ermeni diasporasında hem de Türkiye'de daha da siyasallaştıracak. Evet bir ivme kazanacak tartışmalar. Ama çok da büyük bir fark yaratmayacak mevcut durumda.

Faik Uyanık: Aralarında Fransız tarihçi Yves Ternon'un da yer aldığı bazı tarihçiler bu tür siyasi kararların Türkiye'yi konuyla ilgili olarak harekete geçmeye zorlayacağını, sürecin de Türkiye'nin soykırımı tanımasıyla sonuçlanacağını düşünüyor. Siz buna katılıyor musunuz?

Ara Sarafyan: Türk yetkililerin resmi olarak 1915'te hiçbirşey olmadığını ya da Ermenilerin Türkleri katlettiğini söyledikleri 80'li ve 90'lı yıllar için bu yöntem belki anlamlıydı. Türk tezlerini güçlü bir şekilde sorgulamak o zaman için belki iyi sonuçlar getirebilirdi.

Şimdi Türkiye'de tezler değişmese de konuyla ilgili farkındalık arttı. Son zamanlarda yeni açılımlar geldi Türkiye'den. Bu yüzden ben şimdi böylesi adımların sonuç getireceğini düşünmüyorum.

Hayatta kalan Ermeniler şimdi "acılarının tanınması" nedeniyle daha iyi hissediyor kendilerini. Türkiye'de bugün denenmesi gereken daha iyi yollar var bence. Ama şunu da biliyorum ki pek çok meslektaşım benimle aynı görüşte değil. Bunun nedeni de şu.

Yabancı arşivlerden zaten biliyoruz 1915'te neler yaşandığını. Türk yetkililer de -diyalog istiyor olsalar dahi- en azından mevcut ve açığa çıkarılan verileri kabul etmeliler. Daha fazla diyaloğun ya da tartışmanın da temeli olacaktır bu. Ancak bu yapılmadı Türkiye'de hala.

Osmanlı Türkiyesi'nde 1915'te yaşananlarla ilgili olarak Türkiye dışındaki arşivlerden çıkarılan bulgular var. Bunlar, 1915-17 arasında Türkiye'de bulunan batılı kaynaklardan, diplomatlar, misyonerler ve bireylerden alınan bilgiler. Hepsi de belgeli olaylar.

Faik Uyanık: Peki sözkonusu siyasi kararlar bundan sonraki çalışmalar için tarihçiler üzerinde bir baskı yaratmaz mı? Tarihçilerin kutuplaşması, taraf tutmaya zorlanmasıyla sonuçlanmaz mı size göre bu süreç?

Ara Sarafyan: Bence meselenin kutuplaştığı bir kapsam yaratacaktır bu süreç. Sonrası ise tek tek tarihçilerin tavrına bağlı... Hem Ermeni diasporasında hem de Türkiye'de bazı tarihçiler bu konuda çok siyasallaşmış durumda. Ancak kendilerini tam ortada konumlandıran tarihçiler de var. Onlara göre bu siyasi bir konu değil. Kendimi de bunların arasında görüyorum. 1915 olaylarını tartışmakta veya kanıtlar o yönde olursa bu olayları "soykırım" olarak nitelemekte sakınca görmeyen bazı Türk tarihçiler de var...

Şimdi eğer bu konu siyasallaşırsa liberal aydınlar, yani tam ortada yer alanlar, taraflardan birine doğru çekileceğiz. Açık konuşmak gerekirse ben de üzerimde bir baskı hissediyorum. Herkes yaşananları reddedecekse Türk tarafı ile görüşmenin anlamı yok tabii, ama herkesin reddettiği de söylenemez. Ama kutuplaşma olduğundan ne konuşabiliyoruz, ne meşru olan soruları sorabiliyoruz ne de arşivlere ulaşabiliyoruz.

Hem Türkiye'deki hem de diasporaya ait arşivleri kastediyorum. Diaspora Ermenileri hala arşiv malzemeleri topluyor. Bunlar tamamen açık da değil, ama açılmalı. Ama daha önce de söyledim, konu artık siyasallaştığı için bilimsel çalışma artık birinci planda gelmiyor...

Faik Uyanık: Kendinizi iki tarafın tam ortasında konumlandırdığınızı söylüyorsunuz. Peki bu durumda siz acaba 1915 olaylarını nasıl tanımlıyorsunuz? Sizin bulgularınız ne yönde?

Ara Sarafyan: Benim araştırmalarımdan çıkan sonuca göre, doğu illerinde kesin kanıtlar var... Sivas, Erzurum, Harput, Diyarbakır ve Van'da kesin kanıtlar var. Buradaki ölü sayısı buralardan toplam göçettirilenlerin yüzde 80'i kadar olabilir.

Batıdan göçettirilen Ermenilerde kayıp sayısı bunun yarısı kadar olabilir. Ancak bunlar sonuçta çok büyük rakamlardır. 1990'lara kadar bunlar Türkiye'de konuşulamazdı bile. Şimdi ise "korkunç katliamlar" olduğu ama bunun "soykırım" sayılamayacağı konuşuluyor. Dış baskının bunda çok büyük etkisi var. Pek çok Türk aydın şimdi "korkunç katliamlar" demekte sakınca görmüyor 1915'te yaşananlara.

Ancak bu değişim gerçekten düşünülenleri mi yansıtıyor yoksa sadece dış baskı sonucu mu geliyor, bu da ayrı bir konu...

İlgili haberler
Gül'den Bush'a tasarı uyarısı
09 Ekim, 2007 | Avrupa
'Çözüm bu değil'
13 Ekim, 2006 | Avrupa
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik