|
İngiliz basınında Yeltsin | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Rusya'da kalp krizinden ölen eski lider Boris Yeltsin'le ilgili haberler, İngiltere gazetelerinde geniş yer buluyor. Kimileri övgü, kimileri yergi dolu. Muhazafakar gazete Times'ın başlığı: "Yeltsin, komünizmi gömen adam." Independent da benzer bir başlık kullanmış: "Komünizmi yenen adam." Bu başlık altında gazetenin yazarlarından Mary Dejevsky, Boris Yeltsin'i tarihe geçiren günü anlatıyor: Komünist Parti'nin 1991'de, dönemin Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov'a karşı yaptığı darbe girişimi. Dejevsky'nin satırlarından özetle aktaralım: "Tarihçilerin klasik sorusudur: Halkları kişiler mi, yoksa onlardan bağımsız güçler mi yönlendirir? O gün (benim gibi) Boris Yeltsin'i meclisin merdivenlerinden inip bir tankın tepesine tırmanırken ve Moskovalılardan oluşan küçük kalabalığa hitap ederken gören kimsenin, en ufak bir kuşkusu olamaz bu konuda. "O Pazartesi günü tanklar sabah trafiğiyle birlikte Moskova'ya yayılmış ve stratejik noktaları tutmuştu. Ben meclisin önündeydim. Birdenbire bir hareketlenme oldu: Ufak bir grup merdivenlerden iniyordu. Ortasında Yeltsin vardı; iki yanındaki yardımcıları onu vazgeçirmeye çalışır görünüyordu. "Yavaşça, kararlı adımlarla tanklara yürüdü. Muhafızlarla birkaç kelime hoşbeş ettikten sonra, tankın tepesine çıktı. Elindeki kağıt parçasına bakarak okumaya başladı: 'Ben bu darbeyi tanımıyorum...' "Dünya dikkatinin Yeltsin'in iktidardaki son yıllarına hakim olan sarhoş soytarılığa çevrilmesine izin verene kadar, Yeltsin'i tanımlayan imaj işte buydu. O olmasa, Sovyet lidere düzenlenen darbe başarıya ulaşabilir, Sovyetler Birliği giderek daha baskıcı ve korku dolu bir Politbüro'nun yönetiminde düşe kalka yoluna devam edebilirdi." Aynı şekilde Times gazetesi de dünyanın komünizmden kurtulduğu için Yeltsin'e borçlu olduğu görüşünde. 'Yapmadı, yıktı' Guardian gazetesiyse Boris Yeltsin'e karşı tavrını, daha ilk sayfasına koyduğu fotoğrafla ortaya koymuş: İçkiden yüzü kızarmış, bakışları sabitlemiş bir Yeltsin, başında generallerin şapkalarına benzeyen, kaykılmış bir şapkayla görülüyor burada. Gazetenin yorum sayfalarındaki başlıksa: "Yapıcı değil yıkıcı" diyor Yeltsin için. Yine bir özet verelim: "Yeltsin hiçbir zaman demokrat olmadı. O her zaman çabuk düşünebilen bir fırsatçıydı. "Darbe günündeki gerçek başkaydı: Tank komutanları ne yapmaları gerektiği konusunda o kadar kararsızdı ki, kırmızı ışığı görünce hemen durdular. "Rusya'nın demokratik şafağıysa sadece iki yıl sürdü: Yeni lider, Sovyet sistemini yıkmakta kullandığı meclise bu sefer kendi tanklarını yolladı. Bu kez liberal demokrasi adına kan döküldü. "Onun döneminde enflasyon yüzde 2000'e çıktı. Şok terapi diyorlardı, ama şok çok, terapi pek yoktu. Milyonlarca insanın birikimleri bir gecede yok olurken, başkana ve ailesine yakın olanlar müthiş servetler elde etti." Guardian'daki yorumun devamında, Çeçenistan'a tankları ilk yollayanın da Boris Yeltsin olduğu anımsatılıyor. Ayrıca Rusya'da bugün yükselen milliyetçilikten de Yeltsin dönemindeki ekonomik çöküş sorumlu tutuluyor. "Sonuçta" diyor Guardian, "Boris Yeltsin Sovyet sistemini yıkmakta başarılı oldu; Rusya'ya demokrasiyi yerleştirmekte değil." | İlgili haberler 22 Nisan 2007 Basın Özeti22 Nisan, 2007 | Basın Özeti 20 Nisan 2007 Basın Özeti20 Nisan, 2007 | Basın Özeti 19 Nisan 2007 Basın Özeti19 Nisan, 2007 | Basın Özeti 18 Nisan 2007 Basın Özeti18 Nisan, 2007 | Basın Özeti 17 Nisan 2007 Basın Özeti17 Nisan, 2007 | Basın Özeti 16 Nisan 2007 Basın Özeti16 Nisan, 2007 | Basın Özeti | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||