|
Muhafazakarlar memnun | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Alman ve Fransız muhafazakarlar, Avrupa Komisyonu'nun ilerleme raporunu Türkiye'nin üyelik kriterlerini hiç bir zaman yerine getiremeyeceğinin bir göstergesi olarak yorumladılar.
Rapor, muhafazakarları Türkiye'ye yeniden "Ayrıcalıklı Ortaklık" teklif edecek kadar cesaretlendirmiş görünüyor. İki ülkenin Parlamento Dışilişkiler Komisyonu'nu biraraya getiren toplantıda, Fransız muhafazakarların Türkiye'ye karşı Almanlardan daha sert oldukları dikkat çekti. Avrupa Anayasası ile ilgili referandumun olumsuz sonuçlanmasından Türkiye'yi sorumlu tutan Fransız muhafazakarlar, Türkiye'yi AB'nin kendi içinde uzlaşma sağlayamamasını çıkarları doğrultusunda kullanmakla da suçluyorlar. Alman muhafazakarların tavrı ise açık. "Türkiye Kıbrıs'ı tanımazsa, anlaşmayı ihlâl edeceğinden, müzakerelerin askıya alınması gerekir" diyorlar. Alman ve Fransız Sosyal Demokrat parlamenterler için müzakerelerin kesilmesini tartışmadan önce sorulacak bir tek soru var. O da "AB kapısı kapanırsa Türkiye nereye gidecek?" Yeşiller de Türkiye'de islami radikalleşmenin özellikle AB'ye zarar vereceği görüşünde. Yeşiller ve Sosyal Demokratlar, Türkiye'nin iç politikada malzeme olarak kullanılmasının Türkiye'de ve Avrupa'da milliyetçiler ile aşırı sağcıların ekmeğine yağ sürdüğünü söylüyorlar. Toplantıda söz alan Türkiye kökenli parlamenterler ise sert konuştu. "AB kapısını kapattığınızda Türkiye ayrıcalıklı ortaklığı kabul edecek mi sanıyorsunuz?" diyen Alman Sosyal Demokrat milletvekili Lale Akgün, müzakerelerin askıya alınması halinde Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün de onaylanacağını vurguladı. Akgün, Kıbrıs sorununun bu yıl sonuna kadar çözülemeyeceği görüşünde. Sol Parti milletvekili Hakkı Keskin de müzakerelerin sonunda değil başında olunduğunu hatırlatarak, AB'yi tek taraflı hareket etmekle suçladı. Farklı görüşlere rağmen, Fransa ve Almanya Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'ndan kamuoyuna tek mesaj yansıdı: Türkiye bu yıl sonuna kadar Ankara Protokolü'nü hayata geçirmeli, aksi halde bunun ağır sonuçlarına katlanmak zorunda olacak. Aynı görüşü paylaşan Almanya Başbakanı Angela Merkel de, Almanya'nın dönem başkanlığını üstlenecek olması nedeniyle yaptığı özel konuşmada, Türkiye'nin 29 Temmuz 2005'de müzakerelere başlamak için Ankara Protokolü'nü hayata geçireceğine dair imza attığını söyledi ve bu sözünde durmasını istedi. Merkel, Finlandiya'nın arabuluculuğunu sonuna kadar destekliyor ve Kıbrıs sorununun kendi dönem başkanlığına kalmadan çözümlenmesini umut ediyor. |
İlgili haberler Türkiye'ye 'Kıbrıs uyarısı'08 Kasım, 2006 | Avrupa | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||