|
Medya için dönüm noktası mı? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
7 Temmuz saldırılarının en önemli yanı bu değil belki ama, o gün İngiltere medyası açısından yeni bir sayfa açıldı.
Kimileri bunu medyanın demokratikleşmesi diye tanımlıyor. Saldırılar medyaya haber olarak yansırken, sıradan insanlar o kadar büyük katkılarda bulundular ki, 7 Temmuz, İngiltere açısından, "kullanıcının ürettiği malzeme" ya da "vatandaş gazeteciliği" diye tanımlanan olgunun gerçek anlamda hayata geçtiği gün oldu. O gün, sadece BBC Londra'daki metro trenleri ve bir otobüse yönelen bombalı saldırılar hakkında 22 bin elektronik mektup aldı. 50'si olaydan sonraki bir saat içinde olmak üzere, insanlar saldırıyla ilgili 300 civarında fotoğraf ve çok sayıda küçük video kaydı yolladılar. Olayların önemli bir kısmı yeraltında metro trenlerinde gerçekleştiğinden, profesyonel medya çalışanlarının habere zamanında ulaşma şansı yoktu. İşte o zaman, cep telefonları imdada yetişti ve günün tüyler ürpertici ayrıntılarını çok kısa bir süre içinde, daha önce benzeri görülmemiş şekilde kamuoyuna yansıttı. Bombalanıp, tepesi uçan belediye otobüsünün, sokaktan geçenler ve bizzat yolcular tarafından çekilip gönderilen fotoğrafları, olayların o ana kadar Londra metro şirketinin ilk açıklamalarında söylendiği gibi teknik bir sorun değil, bir saldırı olduğunu açıkça ortaya koydu. BBC televizyonunun akşam saat 18.00'deki ana haber bülteni, yolcuların, bombalanan metro trenlerinin içinde cep telefonlarıyla çektiği dramatik görüntüler ve kısa filmlerle açıldı. İlk defa bu tür bir malzeme, haber olarak meslekten gazetecilerin sunabileceklerinden daha değerli bulunmuştu. Çekilen fotoğraf ve kısa filmler, yalnızca yeraltında bombaların patlamasından sonra yaşanan karanlık, dumanlı ve ürkütücü ortamı, yaralıların, ölülerin tüyler ürpertici görüntülerini yansıtmakla kalmadı, aynı zamanda patlamaların zamanı konusunda yanılmaz kanıtlar sundu. Medya kuruluşlarının haber daireleri harekete geçip, halkın elindeki fotoğrafları toplamak, olayların tanıklarının ifadelerini alabilmek için birbirleriyle yarışmaya başladılar. Bunu, polisin aynı doğrultudaki çabaları izledi. 7 Temmuz saldırılarından iki hafta sonra, sonuçsuz kalan dört bombalı saldırı girişimi daha oldu. Bunu bazı zanlıların gözaltına alınması izledi. Bu sefer, halk artık kendisinden bekleneni biliyordu. Haber kuruluşları resim ve film yağmuruna tutuldu. Bir yıl sonra 7 Temmuz bombalı saldırılarından bir yıl sonra medya kuruluşları hala "tüketicinin ürettiği haber malzemesi" ya da "vatandaş gazeteciliği"nin etkilerini kavramaya ve bununla ne yapacağını bulmaya çalışıyor. BBC'nin dinleyici ve izleyiciyle iletişimden sorumlu haber ekibine personel takviyesi yapıldı. İnteraktif habercilik bölümünün editörü Vicky Taylor'un iş tanımı bile medyada nelerin değiştiğinin bir göstergesi. Taylor, normal bir günde artık 10 bin elektronik posta ve haftada 200 civarında fotoğraf aldıklarını, olağandışı bir olay olursa, bu rakamların iyice fırladığını söylüyor. Elektronik postaların çoğu, gündemde olan önemli konular üzerine yapılan yorumlar oluyor. Ve bunların önemli bir kısmı BBC tarafından bir şekilde kullanılıyor. BBC ayrıca, vatandaşlardan gelen fotoğraflar, filmler ve görgü tanıklıklarının nasıl en iyi şekilde kullanılabileceği üzerine de kapsamlı bir iç tartışma yürüttü. Bazı gazeteciler, BBC ve diğer bazı medya kuruluşlarını halkı, trajik konularda ellerindeki bilgi ve belgeleri yollamaya çağırırken kullandığı dille seviyeyi düşürmekle suçladı. Ayrıca, sıradan insanların felaketler sırasında resim çekeceğiz diye canını tehlikeye atması olasılığı da konunun kaygı verici bir açısı. Sonra "vatandaş gazeteciliği" teriminin bu tür faaliyetleri tanımlamakta yeterli olup olamayacağı tartışması var. Bir çok konuda keskin görüşleri olan, kampanya yürüten insanlar da yürüttükleri iletişim çalışmalarını "vatandaş gazeteciliği" kavramıyla tanımlayabiliyorlar. Medya tekellerinin sonu mu? Bu eğilimi, medya dünyasının demokratikleşmesi, haber tekelinin medya tekellerinin elinden alınması olarak değerlendirerek alkışlayan bir çok çevre var. Mesela, bloglar yoluyla CNN, CBS gibi büyük televizyon kanallarının haberlerindeki büyük hataların ortaya çıkarılıp haber müdürlerinin deyim yerindeyse kellesinin istenmesini buna örnek gösteriyorlar. Fakat, "vatandaş gazeteciliği" kavramını fazla muğlak ve geniş bulanlar da var. BBC'nin internetteki Editörler Sayfasının editörü Ceri Thomas, fotoğraflarını, görüşlerini, ellerindeki bilgileri medya kuruluşlarına sunan herkesin bu tanıma giremeyeceğini söylüyor ve yakınlarda BBC Radyo 1'in sabah ana haber programında işlenen bir konu üzerine, radyoya gönderilen bin 225 köpek resmini örnek göstiyor. Thomas, "Beni çileden çıkaran 1226'ıncı elektronik posta oldu. Birisi köpeğinin web sitesinin linkini yollamış" diyor. Yeni teknolojinin kullanımı bazı alanlarda böyle sonuçlar yaratsa da, bundan sonra haber gündemine girecek bir çok muhtemel konuda, artık malzeme sıkıntısı çekilmeyeceğine kuşku yok. | İlgili haberler Uzlaşmaya ne oldu?04 Temmuz, 2006 | Avrupa Blair'den Müslümanlara çağrı04 Temmuz, 2006 | Avrupa İngiltere polisi kendini savundu08 Mart, 2006 | Avrupa 7 Temmuz'un maliyeti 1000 dolar03 Ocak, 2006 | Avrupa Londra saldırılarını El Kaide üstlendi20 Eylül, 2005 | Avrupa İngilizler çeşitliliği seviyor11 Ağustos, 2005 | Haberler Taktik savaşının küçük piyonları13 Temmuz, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||