|
Chirac: İsyanlar kimlik krizi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, ülkede iki haftadır süren isyan hareketinin, kararlı ve adil bir şekilde çözülmesi gereken bir kimlik krizini ortaya koyduğunu söyledi.
Chirac, etnik azınlıklara yönelik ayrımcılıkla mücadele için yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Chirac, bu görüşleri, iki hafta önce başlayan ve çoğunlukla Afrikalı ve Arap gençlerin katıldıkları olayların ardından yaptığı ilk ulusa sesleniş konuşmasında dile getirdi. Fransa'da devam eden isyanların ardından Bakanlar Kurulu dünkü toplantısında, Parlamento'dan olağanüstü hâl uygulamasının süresini üç ay daha uzatılmasını istemeye karar verdi. Geçen hafta Çarşamba günü yapılan açıklamayla 12 gün süreyle yürürlükte olacak olağanüstü hâl uygulamasına geçilmişti. Alınan bu yeni kararla, Parlamento'nun onaylaması durumunda, 21 Kasım'dan itibaren olağanüstü hâl üç ay süreyle uzatılacak. Bakanlar Kurulu'nun talebi, yarın Parlamento'ya sunulacak. Hükümet sözcüsü Jean-Francois Cope, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın, toplantıda, bu önlemlerin "kesinlikle geçici" olması gerektiğini söylediğini ifade etti. Ülkede isyan ve şiddet olayları, hem sayı hem de etki olarak azalmış olsa da tam olarak sona ermedi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ekonomik ve sosyal açıdan geri kalmış banliyölerde yaşam şartlarını iyileştirmek ve iş imkanları yaratmak için Fransa'ya 60 milyon dolar yardım önerisinde bulundu. Olağanüstü hâl yasaları çerçevesinde, yerel yönetimler, sokağa çıkma yasağı ve toplantı ve toplu gösterileri yasaklama yetkisine sahip.
Polis ve azınlık gruplarına üye gençler arasında dün gece de çatışmalar devam etti. Yetkililer, iki yüzden fazla aracın ateşe verildiğini ve 100'den fazla kişinin de tutuklandığını açıkladı. Siyasî kriz Üçüncü haftasına giren olayla Paris'te de bir siyasî kriz yarattı. Yapılan son kamuoyu yoklamalarında Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a verilen desteğin ciddi şekilde düştüğü görülüyor. Aynı değerlendirmelere göre, Fransız halkının yarısı isyanlar karşısında sert bir tutum alan İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy ve Başbakan Dominique de Villepin'e desteğini sürdürüyor. Muhalefetteki Sosyalistler, Muhafazakâr hükümeti, isyanlara neden olan şartları yaratmakla suçluyorlar ve bundan on yıl önce Cumhurbaşkanı Chirac'ın, seçim kampanyası sırasında Fransa'daki "sosyal çatlağı" onarma sözü verdiğini hatırlatıyorlar. Sosyo-ekonomik açıdan geri kalmış bölgelerde bazı iyileştirmeler yapılmış olsa da, hükümeti eleştiren kesimler, bu değişikliklerin sadece yüzeysel olduğunu ayrıca yoksul bölgelerdeki polis gücünün de azaltıldığını belirtiyorlar. Pekçok Fransız, bundan altı ay önce Avrupa Anayasası için yapılan referandumdan "hayır" oyu çıkması ardından bu son gelişmelerle Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın kontrolü yitirdiğini düşünüyor. Chirac bu akşam televizyondan yayınlanacak bir konuşmayla halka hitap edecek. ancak Chirac'ın olayların başlamasından bu yana genel olarak sessiz kalması, gelişmelerle ilgili açıklamaları İçişleri bakanı Nicolas Sarkozy'ye bırakması eleştirilere neden oluyor. İçişleri Bakanı Sarkozy'nin, sert söylemine rağmen, isyanlara karışan yabancıları sınır dışı etme kararı pekçok kişinin desteğini kazanmış gibi görülüyor. Ancak ülkede genel inanış, bu isyanların çok daha büyük bir soruna işaret ettiği ve Fransız politikacıların bu sorunları çözmek için gereken adımları atmadığı yolunda. |
İlgili haberler AB'den Fransa'ya isyan yardımı14 Kasım, 2005 | Avrupa Fransa'daki olaylar ülkenin güneyine kayıyor13 Kasım, 2005 | Haberler Fransa'da hafta sonu alarmı12 Kasım, 2005 | Avrupa Sarkozy'den sınırdışı emri09 Kasım, 2005 | Avrupa Fransa'da 'olağanüstü dönem'09 Kasım, 2005 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||