|
Kıbrıs garanti istiyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AB Dönem Başkanı İngiltere, Türkiye'nin Kıbrıs deklarasyonuna verilecek yanıtı belirlemek için dışişleri bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırma konusunda temkinli bir dil kullanırken, Kıbrıs tarafı toplantı konusunda ısrarcı.
Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, BBC Türkçe Servisi'ne verdiği mülakatta, karşı deklarasyonun Dışişleri Bakanları toplantısında ele alınmasında ısrarcı olacakları mesajını verdi. Müzakereler öncesinde atılması gereken adımlar bulunduğunu vurgulayan Yakovu, ''Çıkarlarımızı korumak zorundayız. Türkiye'ye verilecek yanıt üzerinde uzlaşma sağlanamadığını dikkate alarak bu konunun tartışılabileceği en uygun zamanın 26 Eylül olacağını düşünüyoruz'' dedi. Yakovu, sorunun ya 14 Eylül'deki daimi temsilciler toplantısında çözülür ya da Konsey'e gideceğini'' vurgularken, ''Eğer 26'sında olağanüstü konsey toplantısı yapılmazsa her şey 3 Ekim'e, hükümetlerarası konferans öncesine kalır ki, bu da geç olur'' dedi. Kıbrıs Dışişleri Bakanı, karşı deklarasyon konusundaki taleplerini ise şöyle sıraladı. ''Türkiye'nin Ankara Anlaşması'nın hükümlerini Kıbrıs'ı da kapsayacak şekilde uygulamasını istiyoruz. Türkiye'ye verilecek yanıtın ayrıntılı olması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece Türkiye'nin deklarasyonundan üzüntü duyulduğunu vurgulamak yetmez.'' ''Avrupa Birliği hukukçuları Türkiye'nin protokolü imzalayarak Kıbrıs'ı fiilen tanıdığı yönünde görüş belirtti. Bunun Avrupa Birliği'nin açıklamasında güçlü bir şekilde vurgulanmasını istiyoruz. Anlaşmanın uygulanması konusunda Türkiye'ye makul bir süre tanınabilir.'' ''Ama bunun Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün önerdiği şekilde olabileceğini kabul etmiyorum. Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında ilaç patentleri konusunda sekiz yıldır çözülemeyen bir anlaşmazlık var. Bu çözülemiyor çünkü Türkiye buna bir hakemin bakması teklifini sürekli reddediyor.'' ''Ben bunu gerçekten kabul edemem. Çünkü Türkler, bize birşey vermiyor. Halbuki benim müzakerelerin bazı başlıkların görüşülmesini erteleme imkanım var. Ama bu büyük bir olay. Buna gerek bırakmayacak şekilde bana kasama koyabileceğim garantiler istiyorum.'' 'Liman konusu pazarlık dahi edilemez' Türkiye'nin limanlarını Rum uçak ve gemilerine açma konusunda diyaloğa açık olduğu belirtiliyor. Ancak, Ankara Kıbrıs sorunu çözülmeden Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımamakta ısrarcı olacağını vurguluyor. Kıbrıs Dışişleri Bakanı'na göreyse, limanların açılması pazarlık konusu bile değil. Yakovu şöyle devam ediyor: ''Abdullah Gül, şunu bilmeli. Bu Türkiye için hukuksal bir zorunluluktur. Müzakereye açık değildir. Müzakereye açık olan sadece zamanlamadır. Türkiye'ye Ankara anlaşmasını uygulaması için 2 ay, 3, 4 ay neyse verilebilir.'' 'Gül'e soru sorabilirim' ''Türkiye, Kıbrıs'ı fiilen tanımıştır ve umarım 3 Ekim'de Avrupa Birliği'nin 25 üyesinin önüne oturacak ve onların sorularını yanıtlayacak. Ben de orada olacağım. Henüz karar vermedim ama belki ben de soru soracağım.’’ İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, International Herald Tribune'daki yazısında "Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlüğün, Kıbrıs'ın üyeliğinin önünde engel olmaması gerektiğini savunanların başında İngiltere geliyordu. Ama malesef, Ada'yı yeniden birleştirmek için Birleşmiş Milletler nezdinde süre çabalar sonuç vermedi" dedi ve Türkiye'yle müzakerelerin daha önce kararlaştırıldığı gibi 3 Ekim'de başlatılmasını istedi. Yorgo Yakovu'ya Straw'un bu sözleriyle Rumlara, bir mesaj gönderip göndermediğini sorusuna ise, ''Ben bu soruya şu sözle karşılık vermek istiyorum: Başarıyı sahiplenen çok olur. Başarısızlık ise ortada kalır. Çünkü tamamen aynı şeyleri iddia eden başka ülkeler de var'' yanıtını verdi. Türkiye'nin deklarasyonuna Avrupa Birliği'nin vereceği yanıtla ilgili toplantılarda Fransa Kıbrıs'a en fazla destek veren ülkeler arasında yer alması konusunda Yakovu’nın görüşleri ise şöyle: ‘’Fransızlar hükümeti ilkeler temelinde bir karar aldı. Bu karar çok üst üst düzeyde alındı. Bunu Kıbrıs'a destek olarak değil, Avrupa Birliği ilkelerinin, hukukun savunulması olarak değerlendirmek gerekiyor.'' ''Türkiye de Avrupa Birliği'ne girmek istiyorsa Avrupa değerlerini paylaşmalı.'' |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||