|
Alman erken seçimi yasal mı? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Almanya Anayasa Mahkemesi, 18 Eylül'de erken genel seçime gidilmesine itiraz eden iki milletvekilinin başvurusunu görüşmeye başladı.
Milletvekilleri, parlamentonun feshedilmesi ve erken genel seçim ilan edilmesi sürecinin anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Schröder 1 Temmuz'da parlamentoyu feshettiğinde çoğunluğu elinde tutuyordu ama milletvekilleri kendi talebiyle ona güvensizlik oyu vermişlerdi. Almanya'da erken seçimin önünü açan Başbakan Gerhard Schröder oldu. Uzun süredir partisinin kalesi olarak bilinen Kuzey Ren Westfalya eyaletindeki yerel seçimlerde ağır bir yenilgi alan Schröder, erken seçime giderek, halkın desteğini yeniden almayı umduğunu açıkladı. Schröder bu destek olmadan, özellikle ülkenin iş gücü piyasası yasalarında köklü değişiklikler öngören ve Almanya'yı sosyal devlet olmaktan uzaklaştırmakla eleştirilen reform programına devam edemeyeceğini vurguladı. Başbakan'ın ikinci adımı, 1 Temmuz'da düzenlenen güvenoylamasını, kendi isteğiyle kaybetmesi oldu. Zira Almanya anayasasına göre, erken seçimin önünü açmanın tek yolu bu. Bunun ardından gözlerin çevrildiği Cumhurbaşkanı Horst Köhler de onay verince, erken seçimin önü biraz daha açıldı ve geriye tek engel olarak, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusu kaldı. Mahkemeye başvuran iki milletvekili de iktidar kanadından. Biri Schröder'in partisi Sosyal Demokratlar, diğeri ise koalisyon ortağı Yeşiller'e mensup. Erken seçimin yasal olup olmadığı kararına iki üç hafta içinde karar vermesi beklenen mahkemenin, büyük ihtimalle sürecin devamından yana tavır koyacağı belirtiliyor. Kamuoyu yoklamaları da, Alman halkının aynı hükümetle bir yıl daha devam etmeyi istemediğini, erken seçimden yana olduğunu ortaya koyuyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||