|
Almanya'da erken seçimin önü açıldı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, parlamentoyu feshederek, Eylül ayında erken seçime gidilmesinin önünü açtı.
Böylece Başbakan Gerhard Schröder'in seçimi bir yıl öne alma planlarının önündeki en büyük engel kalkmış oldu. Ancak kamuoyu yoklamaları, erken seçime yaklaşık iki ay kala, iktidardaki sosyal demokratların, muhalefetteki Hıristiyan demokratların çok gerisinde olduğunu gösteriyor. Almanya son üç haftadır nefesini tutmuş bu haberi bekliyordu. Cumhurbaşkanı Horst Köhler sonunda dün televizyondan halka seslenerek, parlamentoyu feshettiğini, erken seçimin Eylül'de yapılacağını duyurdu. Köhler, Almanya'nın, başta işsizlik ve yüksek bütçe açığı başta olmak üzere ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Başbakan Gerhard Schröder'in erken seçim önerisini dikkatle incelediğini söyleyen Cumhurbaşkanı, erken seçimin ülkenin çıkarına olduğuna ikna olduğunu dile getirdi. Ülkenin planlanandan bir yıl önce, erken seçime gitmesi fikri Başbakan Schröder tarafından ortaya atılmıştı.
Ancak Almanya anayasası uyarınca bu önerinin karmaşık bir onay sürecinden geçmesi gerekiyordu. Schröder önce 1 Haziran'da parlamentodan güven oyu istedi ve kendi isteğiyle oylamayı kaybetti. böylece erken seçimin yolu açılmış oldu. İkinci aşama ise cumhurbaşkanının parlamentoyu feshetmesiydi. Schröder tüm bunlara, partisi mayıs ayındaki yerel seçimlerde ağır bir yenilgi alınca gerek duydu. Kamuoyunda tepki doğuran işgücü piyasası reformlarını hayata geçirebilmek için, halk desteğini tazelemesi gerektiğini vurguladı. Bir yandan da, parlamentonun üst kanadına hakim olan Hıristiyan Demokratları ve partisi içindeki sol muhalefeti, reformları engellemekle suçladı.
Cumhurbaşkanı Horst Köhler'in dünkü açıklamasıyla rahatlayan Başbakan tatilini yarıda keserek Berlin'e döndü. Basın toplantısında, kararı memnuniyetle karşıladığını, yeniden iktidara gelmek için tüm enerjisini harcayacağını belirtti. Schröder, sağlık, sosyal güvenlik ve işgücü piyasası konusunda başlattığı reformların, sosyal devletin geleceği ve Almanya'nın ekonomik gücüne yeniden kavuşması için gerekli olduğunu savundu. Ancak tüm bunları devam ettirmek için kazanması gereken seçimin yapılamama ihtimali de var. Zira tüm siyasi partiler ve kamuoyu seçimden yana olsa da, Cumhurbaşkanı Köhler'in erken seçim kararı yüksek mahkemeden dönebilir. Bazı milletvekilleri, kararın anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek, mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor. Ancak erken seçim planlandığı gibi 18 Eylül'de yapılsa da, kamuoyu yoklamaları, yüksek işsizlik ve daralan ekonomi nedeniyle, Gerhard Schröder'in kaybedeceğini gösteriyor. Seçimin galibinin, ana muhalefet konumundaki Hıristiyan demokratlar, yeni başbakanın ise partinin lideri Angela Merkel olmasına kesin gözüyle bakılıyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||