|
Lüksemburg 'her şeye rağmen referandum' dedi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AB Dönem Başkanlığını yürütmekte olan Lüksemburg hükümeti, AB Anayasası'nı planlandığı gibi, gelecek ay referanduma sunacaklarını açıkladı.
Parlamentodaki grup liderleri 10 Temmuz'da anayasa metni için oylamaya gidilmesi konusunda uzlaştı. Kamuoyu yoklamaları ise Fransa ve Hollanda'da anayasaya ret oyu verilmesinden bu yana burada da "hayır" cephesinin güç kazandığını gösteriyor. AB'nin onay için tanınan süreyi uzatma kararına rağmen, referanduma devam kararı Başbakan Jean-Claude Juncker açısından siyasi bir kumar olarak görülüyor. Juncker daha önceden Lüksemburglu seçmenlerin de anayasaya haır demesi durumunda istifa edeceğini açıklamıştı. AB'nin Brüksel'deki zirvesinde liderler anayasanın onaylanması için 2006 Ekim'ine dek tanınan süreyi, 2007 yılına uzatmıştı. İngiltere, Danimarka, Finlandiya İrlanda, Portekiz ve İsveç referandum planlarını şimdilik askıya aldı. Çek Cumhuriyeti ise henüz kararsız. Şu ana dek 10 ülke anayasayı onayladı. Bunlar arasında sadece İspanya halkoyuna başvurdu. Almanya ise parlamento onayına rağmen cumhurbaşkanının imzasını bekliyor. AB'nin merkezlerinden 460 bin nüfuslu Lüksemburg Granddükalığı'nda, 200 bin kadar seçmen var. Birlik içinde kişi başına en yüksek gelir düzeyine sahip olan ülke bunu biraz da pek çok Avrupa kurumunun merkezi olmasına borçlu. Avrupa Adalet Divanı, AB İstatistik İdaresi ve Avrupa Parlamentosu bünyesindeki bazı birimler Lüksemburg'da bulunuyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||