|
İkilik AB'yi nereye taşır? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Zirvede yaşananlar, herhalde Avrupa Birliği tarihinde görülen en büyük kapışmaydı.
Kavganın bir tarafında Almanya ve Fransa var. Bu iki ülkenin birlik içindeki liderliğine, şimdiye kadar hiçbir bu kadar açıkça meydan okunmamıştı. Almanya Başbakanı Gerhard Schroeder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın iç politikada büyük oranda güç yitirdiği düşünülürse, bu liderlik daha da kırılgan hale geldi denebilir. Karşı kampta ise, İngiltere, İsveç ve Hollanda var. Bu üç ülke, Avrupa Birliği'nin genişleme ile daha da belirginleşecek ekonomik zorluklarla baş edebilmesi için ekonomik anlamda bir reforma gitmesi gerektiğini düşünüyor. Bu derin kriz atmosferinde, yaklaşık bir yıllık bir süre boyunca, önemli siyasi kararlara imza atmasını beklememek gerek birlikten. İki kamp arasındaki çatışmanın ise yakında yeniden alevleneceğini tahmin etmek zor değil. Zira İngiltere, iki hafta sonra Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralacak. Schroeder ve Chirac bu vesileyle, Tony Blair'i Avrupa'yı krize sürüklemek ile suçlama fırsatını kaçırmayacaklardır. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||