|
İngiltere referandumu askıya aldı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere, Avrupa Anayasası'nda referanduma gitme planlarının rafa kaldırılacağını doğruladı.
Fransa ve Hollanda'da seçmenlerin anayasayı reddetmesinden bir hafta sonra, Dışişleri Bakanı Jack Straw, Avam Kamarası'nda bir konuşma yaptı. Straw, İngiltere hükümetinin referandum yapmak için artık bir gerek görmediğini söyledi. Dışişleri Bakanı Straw, bu nedenle 'referandumun gelecek baharda yapılmasına imkan sağlayacak yasa önergesini sunmaktan vazgeçtiklerini' belirtti. Muhafazakar Parti'den Liam Fox da, Avrupa Birliği anayasasının öldüğünü söyledi. Fox, anayasanın İngiliz halkı tarafından reddedilmesi halinde, bu sefil sürecin sona erecek olduğunu söyledi. Hükümetin bu kararı, Avrupalı liderlerin referandum sürecine devam edilmesi gerektiği yönündeki tüm uyarılarına karşın alındı. Polonya ise, Londra'nın kararı ne olursa olsun, Ekim ayında yapmayı planladığı referandumu gerçekleştireceğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Adam Rotfeld, Polonyalıların anayasa hakkında kendi kararlarını vermeleri gerektiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da, her AB ülkesine anayasa hakkındaki görüşünü ifade etme şansı verilemsi gerektiğini savundu. İngiliz hükümetinin Avrupa Birliği Anayasası'nı, gelecek bahar aylarında referanduma taşımama kararının sebebi, Fransa ve Hollanda'nın anayasayı reddetmeleri. Her iki ülkenin de liderleri, yine de bu konuda diğer ülkelerin uzlaşmasını ve anayasaya onay verme sürecine devam etmesini sağlamaya çalışıyorlar. İngiliz Pazar gazetelerinin bazıları, hükümetin bu kararını, anlaşmadan tamamen vazgeçtiği şeklinde yorumlamış, ancak İngiltere Başbakanlığı, bu iddiaları derhal yalanlamıştı. Referandum yapılmasına hukuki zemin oluşturacak yasa önergesinin, istenirse gelecekteki bir tarihte de gündeme getirilebileceği savunuluyor. Yolun sonu mu?
Anlaşma konusunda hükümet içinde farklı görüşler olsa da, muhafazakar kanattaki en güçlü Euro destekçilerinden Kenneth Clarke dahi, anayasanın sonuçsuz kaldığı görüşünü savundu. İşçi Partili milletvekillerinden Ian Davidson da "karşımızda kalbine iki mızrak saplanmış bir ceset var." diyerek, anayasanın ufak parçalar halinde geçirilebileceği gibi varsayımlara girilmemesini istedi. Bir Fransız sözcü ise İngiltere'nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı 1 Temmuz'da devralacağı için birlik içindeki krize çözüm konusunda büyük bir sorumluluğu olduğunu dile getirdi. BBC siyaset uzmanı Gutto Hari'ye göre Avrupa Birliği içindeki son kriz, İngiltere'den kaynaklanmıyor, ancak İngiliz bakanlar buna karşı son derece temkinli davranıyorlar. AB liderleri 16 Haziran'da olağan zirveleri için bir araya geldiklerinde bu krize bir çözüm arayacaklar. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||