|
İsviçre'den Schengen'e onay | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsviçre hükümeti iki tartışmalı konuda halk oylamalarından başarılı çıktı. AB dışında olmasına karşın İsviçre'nin Schengen anlaşmasına katılımına, ve genişletilen eşcinsel haklarına 'evet' dendi.
AB'ye üye ülkelerin önemli bir bölümü Schengen anlaşması uyarınca aralarında sınır kontrollerini kaldırmış bulunuyor. Schengen'le birlikte referandumda İsviçrelilerin katılıp katılmamayı oyladığı Dublin anlaşması ise AB'de suç şebekelerine karşı istihbarat paylaşımıyla ilgili. Her ne kadar İsviçre AB dışında kalmayı tercih etse de, referandum sonucunda bu iki konuda çevresindeki ülkelerle işbirliğine girebilecek. Schengen uygulaması İsviçre'nin komşularıyla arasındaki sınırların tamamen açılması anlamına geliyor. Diğer referandumun konusuna gelince; çok daha farklı bir tartışma, dünyada ilk kez ulusal boyutta halk oylamasına sunuldu ve kabul gördü. İsviçreli eşcinsel çiftler, bundan böyle miras hukuku ve vergi kolaylıkları gibi konularda evlilik haklarından faydalanabilecekler. Her ne kadar kimi sağ kanat grupların ve dini örgütlerin 'geleneksel aile yapısı yıkılıyor' diyerek karşı çıkmasına karşın, kamuoyunun çoğunluğunu yasa tasarısını destekledi. İsviçre'de seçmenleri ikiye bölen soru, eşcinsellerle değil, Avrupa Birliği anlaşmaları ile ilgili olanıydı. Schengen ve Dublin anlaşmalarına katılımın İsviçre'ye büyük faydaları olacağını savunan Berne hükümeti, İsviçre polisinin bu sayede AB'deki meslektaşları ile daha yakın bilgi alışverişinde bulunabileceğini; ve sığınma başvurusu yapanların daha etkin bir kontrolden geçirileceklerini savundu. Özellikle sağ kanat gruplar, 'sınır kontrollerinin kaldırılması sokaklarda güvenliği tehlikeye atar' görüşünü dile getirerek 'hayır' oyu kullanılması için çağrı yapmıştı. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||