|
İngiltere seçimlerinde dış politikanın yeri | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere genel seçim tartışmalarında Irak savaşı İngiltere Başbakanı Tony Blair'in güvenilirliği sorgulanırken öne çıktı.
Ancak seçim sürecinde ülkenin izlediği dış politikanın ne kadar yer kapladığı tartışılır. Geçmişte pek çok defa seçimin baş konularından biri olan Avrupa bu kez çok az gündeme geldi örneğin. Peki, İngiltere ile dış dünya arasındaki ilişki üzerine bu seçimde pek dokunulmayan konular neler? Seçimler dış politika konusunda bir kazanma ya da kaybetme süreci yaşatmaz. Ama bu tür konular kampanya sürecinde daha önemli yer de taşıyabiliyor. İşçi Partisi'nin yetmişli yılların sonunda, seksenlerin başında nükleer silahlara karşı güçlü muhalefeti, gelecekte hükümette yer almayı isteyen bir parti olarak imajına zarar veriyordu. Bugün ise Blair'in Irak konusunda yaşadığı sorunlar, sadece kendisinin yarattığı güvenden kaynaklanmıyor, izlediği dış politikanın daha farklı alanlarına da değiniyorlar. Sadece Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George w. Bush ile olan yakın ilişkisine de değil üstelik. Liberal Demokratlar başından beri Irak savaşına karşı çıktılar. Seçildikleri takdirde, yapacakları ilk iş büyük ihtimalle Irak'taki İngiliz askerlerini çekmek olacak. Bu konudaki tavırlarının son derece açık olması da kendilerine verilen desteğin ardındaki nedenlerden biri. Ama genel olarak dış politika bu seçim kampanyasının temel konularından biri olmadı. Geçmişte seçim tartışmalarının baş tacı edilen Avrupa Birliği konusu bile bu yılki gündemdeki yerini pek koruyamadı. Yeni Avrupa Birliği anayasası, İşçi Partisinden destek görüyor ama muhafazakarlardan değil. Belki de kendi içlerindeki farklılıklar sebebiyle kimse bu konuyu kampanyanın baş konularından biri yapmaya niyetli değil. İngiltere kıyıları dışında kalan dünya ise bunun bir nüans ve etki bırakma kampanyası olduğu kaygısı içinde. Muhafazakar Parti'nin seçim manifestosunun girişinde örneğin şu sözler yer alıyor: "Dünya artık çok daha tehlikeli bir yer ve biz kendimizi güvenceye almak zorundayız." Muhafazakar dikkat çektiği nokta olan göç ve mülteci politikaları, partinin dış dünyaya karşı daha savunmacı bir tutum izleyeceğinin de bir yansıması. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||