|
Seçim kampanyası karakter tartışmasına yoğunlaştı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de seçim kampanyası yeni bir dönemece girdi.
İlk haftalarda ağırlık kazanan vergi ve göç gibi konuların yerine bu kez kişisel konular daha çok öne çıkıyor. Ana muhalefet Muhafazakar Parti, seçim günü olan 5 Mayıs'a kadar Başbakan Tony Blair'in karakterini eleştirmeye devam edeceğini söylüyor. Partinin yayınladığı posterlerde Blair'in Irak konusunda yalan söylediği, seçimi kazanmak için de yalan söylemeye hazır olduğu öne sürülüyor. İngiliz politikacılar, genel olarak rakiplerini yalancı olarak nitelemez. Ama ana muhalefet Muhafazakar Parti'nin lideri Michael Howard, kendisini dobra dobra konuşan bir kişi olarak tanımlıyor ve bunun bir mizaç meselesi olduğunu söylüyor. Howard, ''Tony Blair'e yönelttiğim suçlamaya benzer bir şekilde, insanları bilerek ve tasarlayarak yanılttığım bir olay yaşandığını hatırlamıyorum" diyor. Muhafazakarlar, Howard'ın ifade ettiği bu basit ve güçlü mesajın kararsız seçmenler üzerinde, vergi indirimi ve göçmen konularından daha etkili olacağını umuyor. Blair dikkate almadı Tony Blair ise, kişisel saldırıları umursamadığını belirterek, Muhafazakar Parti'nin eğitim politikalarını yönelik bir saldırı kampanyası başlattı.
Muhafazakarların seçimi kişiselleştirme taktiği gözlemciler tarafından, diğer partilere, mesela Liberal Demokratlara ahlaki zemine sahip çıkmalarını sağlayabilecek riskli bir strateji olarak değerlendiriliyor. Liberal Demokratlar'ın lideri Charles Kennedy de, fırsatı kaçırmadı. Kennedy, ''yalancı'' sözcüğüne gönderme yaparak, ''Bu ifadenin doğruluğu kesin olmadığı sürece siyasi söylemin bir parçası olmasından yana değilim'' dedi. İşçi Partisi'nin endişesi düşük katılım İktidardaki İşçi Partisi ise, Tony Blair'i doğrudan hedef alan saldırılardan çok, hem Muhafazakarların hem Liberal Demokratların, seçimi Blair'e karşı bir tepki oylamasına dönüştürme çabasından kaygılı. İşçi Partisi'nin en büyük düşmanı, seçimlere katılımın düşük olması. Eğer, insanlar, İşçi Partisi'nin, kamuoyu yoklamalarında görüldüğü şekilde, kazanacağını düşünürlerse, Başbakan Blair'e mesaj vermek için muhalefete oy vermenin güvenli olduğuna karar verebilirler. Partinin seçim koordinatörü Alan Milburn, muhalefetin bu stratejisini çaresizliğin ifadesi olarak niteliyor. İşçi Partisi'nin şimdiki taktiği, yarışın kıran kırana geçtiği ve sonucu birkaç yüz oyun belirleyebileceği seçim bölgelerindeki seçmenlerini harekete geçirmeye çalışmak olacak.
Financial Times gazetesi tarafından Mori şirketine yaptırılan ve kesinlikle oy kullanacaklarını beyan eden seçmenleri kapsayan son kamuoyu araştırmasına göre, önde görünen İşçi Partisi'nin rakipleriyle arasındaki fark azalıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 36'sı İşçi Partisi'ne, yüzde 34'ü Muhafazakar Parti'ye, yüzde 23'ü de Liberal Demokrat Parti'ye oy vereceğini beyan etti. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||