BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 08 Aralık, 2004 - TSİ 20:06
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'Türkiye için koşul isteyenlerin eli güçlü'
Avrupa Birliği büyükelçileri Brüksel'de Türkiye ile müzakere sürecine başlama konusundaki önerileri yeniden masaya yatırdı.

Avrupa Komisyonu'nun bir oturumu
Avrupa Komisyonu müzakerelere başlanmasını tavsiye etmişti

Toplantı öncesinde kulislere sızan hava, üye ülkeler arasında izlenecek tutum konusundaki görüş ayrılıklarının sürdüğü şeklinde.

Türkiye ikinci taslak olarak adlandırılan bu metinden pek memnun değil. Ankara, daha önce gündeme getirdiği itirazların göz önüne alınmadığından şikayetçi.

Taslak üzerindeki görüşmeler 17 Aralık tarihine kadar sürecek. Taslak konusunda BBC Türkçe Bölümü'nün sorularını yanıtlayan Reuter Ajansı Avrupa Editörü Paul Taylor, şu anda masaya gelen önerilerde birkaç nokta hariç fazla bir değişiklik beklemediğini söylüyor.

"Şu anda metinde yer alan ve işkenceye açık atıfta bulunan ifadenin çıkması söz konusu olabilir" diyen Taylor zaten böyle bir ifadenin yer almasını 'gayet sıradışı bir durum' diye niteliyor:

"Avrupa Birliği ilk kez, müzakere açmayı düşündüğü bir ülkeye dair kararını açıklarken işkencenin hala sorun olduğundan söz ediyor" diyen Taylor bununla birlikte müzakere konusundaki temel kararların bugün ya da yarın büyükelçiler düzeyinde alınmayacağını belirtiyor.

Taylor, "Liderlere bırakılacak bu kararlar, ancak 16 Aralık gecesi veya 17 Aralık sabahı netleşebilecek" diyor.

'Müzakereye başlama konusunda mutabakat var'

Peki liderlerin tutumları ne yönde? Eğer burada bir pazarlık söz konusu ise terazi kimden yana görünüyor? diye sorduğumuzda, Taylor şöyle yanıt veriyor:

"Farklı AB ülkeleri, birliği farklı yönlere çekiyor diyebiliriz aslında. Çünkü her birinin kendi iç kamuoyundan gördüğü farklı baskılar var. Ancak genel olarak AB içinde hiç kimse şu anda Türkiye ile müzakerelerin açılması ilkesini ve gelecek hafta bu yönde bir karar alınmasını bunun sonunda da 2005 yılı içinde müzakerelerin başlamasını sorgulamıyor. Tüm bunlar üzerinde büyük oranda mutabakat var gibi görünüyor."

"Fransa'nın başını çektiği Avusturya ve Danimarka gibi bazı ülkeler müzakereler başarısız olursa ya da Türkiye Avrupa standartlarına ulaşamazsa tam üyeliğe alternatif bir düzenleme öngörecek ifadeleri metne sokmaya çalışıyor. Bunu istemeyen ülkeler kampında ise İngiltere'yi, Almanya'nın muhalefetini değilse de şimdiki hükümetini ve İtalya'yı görüyoruz. Bu ülkeler 'katılım görüşmeleri tabiatı itibariyle ancak birliğe katılımla sonuçlanabilir' diyorlar."

Paul Taylor bu iki kampı karşı karşıya koyduğunuzda kim ağır basıyor sorumuza ise, alınacak herhangi bir kararın oybirliği gerektirdiğini söyleyerek yanıt veriyor:

"Avrupa Birliği'nin tüm üyeleri uzlaşmadıkça bir karar olmayacak. Bu nedenle de belki, 'koşullar dayatan ülkelerin eli daha güçlü' diyebiliriz. Bir başka alternatiften söz edilmeyeceğini düşünenler şimdi, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın içinde olduğu siyasi koşulları da gözetmek için, 'varılacak tek sonucun bu olmayabileceğini ima etmenin bir yolunu bulmalıyız' diyorlar."

'Süreç açık uçlu olabilir'

Reuter Ajansı Avrupa Editörü'nün herkesi tatmin edecek bir çözüm konusundaki tahmini ise şöyle:

"Bildiğiniz gibi Avrupa Komisyonu Türkiye'nin müzakerelere başlamasını önerdiği zaman da bir formüle başvurdu- ki müzakereleri 'açık uçlu bir süreç' olarak tarif eden bu ifadeler Türkiye'nin pek de hoşuna gitmemişti. İşte Hollanda dönem başkanlığı yine bu ifadeyi metne sokabilir ve tarafları buluşturacak orta yol bu olabilir."

"Bu formül Fransızlar için yeterli olmayabilir. Türkiye açısından ise fazla gelebilir. Ancak burada bir şey talep eden taraf Türkler olduğundan aslında Avrupa Birliği her neye karar verirse, bununla yaşamak zorunda kalacaklar."

Türkiye ile ilgili olarak gündeme gelen tartışmalar Romanya gibi başka aday ülkelere göre Türkiye'ye üstü kapalı ek kriterler getirilmesi anlamına geliyor mu? sorusunu akla getiriyor.

Taylor, doğrudan bir yanıt vermemekle birlikte "Avrupa Birliği'nin katılım müzakerelerini özellikle Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerle ve birliğe katılan 10 üyeyle yaşanan deneyimler ardından zorlaştırdığı doğru." diyor.

"Bundan sonra Avrupa Birliği ile uyum için yasaları çıkarmak yetmeyecek uygulamak da gerekecek. Bu sadece Türkiye için değil, müzakerelere başlamaya hazırlanan Hırvatistan, ya da Makedonya, Arnavutluk gibi sırada bekleyen diğer ülkeleri de etkileyecek. Herkes şu konuda hemfikir: Türkiye'yi üyeliğe kabul etmek AB açısından da büyük bir adım olacaktır. Bu Slovenya ya da Malta'yı birliğe almakla aynı şey değil."

"Türkiye'nin dostları, Türkiye'nin tablonun geneline bakmasını istiyorlar: Bakın ne kadar yol katettiniz, hedefe ne kadar yaklaştınız deyip Türkiye'ye 2005'te müzakerelere başlama tarihi vermek istiyorlar. Bundan sonra ise ne olacağı sizin performansınıza kalacak. Avrupa Birliği'ne kendinizi kendiniz aldıracaksınız diyorlar."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik