|
Zirveye geri sayım: Hollanda'nın taslağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AB liderlerinin 17 Aralık'taki zirvelerinin sonunda imzalayacağı bildirge üzerindeki hazırlıklar, bir süredir devam ediyor.
Dönem başkanı Hollanda'nın hazırladığı taslak metin, bugün basına sızdırıldı. Belgede Türkiye'nin merakla beklediği bazı noktalara açıklık getirilirken, bazıları şimdilik boş bırakılmış. Örneğin tam üyelik dışında bir perspektif sunulmuyor Türkiye'ye. Müzakere tarihi kısmı ise, henüz boş duruyor. Boşlukların bir kısmı AB üyesi 25 ülkenin daimi temsilcilerinin bu hafta ve gelecek hafta yapacakları toplantılarda doldurulacak; bir kısmı da 17 Aralık zirvesine katılacak devlet ve hükümet başkanlarının pazarlıklarına kalacak. Hollanda'nın taslak metnini, Brüksel'den gazeteci Zeynel Lüle ile tartıştık. BBC: Bu metin, adı üstünde sadece bir taslak değil mi? Zeynel Lüle: Tabii ki. Tamamen bir taslak belge. Aslında sadece Avrupa Birliği'nin dönem başkanı Hollanda'nın hazırladığı bir belge. Bu hafta AB ülkelerinin Brüksel'de bulunan elçileri tarafından değerlendirilecek. Daha sonra 17 Aralık'ta liderlere sunulacak. Yani taslağın taslağı diyebiliriz. BBC: O zaman bu 'taslağın taslağı'nı değerlendirmeye, şu ucu açıklık meselesinden başlayalım. Yani Türkiye ile müzakereler, muhakkak üyelikle sonuçlanacak mı sonuçlanmayacak mı tartışmasına açıklık getirilmiş mi burada? Zeynel Lüle: Aslında 'ucu açık' diye bir ifade bu metinde yer almıyor. Tamamen 17 Aralık'ta liderlere bırakılmış durumda; orası boş kalmış taslakta. Ama onun yanısıra başka şeylerden bahsediyor. Mesela AB bütçesinin kabul edileceği 2014'ten önce müzakerelerin tamamlanamayacağı belirtiliyor. Bu önemli bir unsur. BBC: Peki müzakerelerin başlaması için bir tarih öngörülüyor mu? Zeynel Lüle: Taslakta o ifadeler yok tabii. Bu tamamen liderlere bırakılmış. Ama müzakerelerle ilgili karar zaten biliyorsunuz 17 Aralık'ta alınacak. BBC: Müzakereler başladıktan sonra gerekirse durdurulmaları, askıya alınmaları için bazı öneriler getirileceğini biliyoruz. Nasıl bir formül önerilmiş taslakta? Zeynel Lüle: Orada taslak Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim'de yayımladığı tavsiyenin biraz gerisine düşmüş durumda. Hatırlayacaksınız, komisyon raporu Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin ihlali durumunda, 25 üye ülkeden oluşan Avrupa Konseyi'ne müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye edebileceğini belirtiyordu. Tavsiye yetkisi, sadece komisyonda olacaktı yani. Dönem başkanı AB'nin hazırladığı taslakta ise, 25 ülkenin üçte biri çoğunluğa ulaşılması halinde, bu ülkelerin de müzakerelerin askıya alınması tavsiyesini yapabileceği belirtiliyor. Nihai kararın ise, aynen komisyon raporunda da öngörüldüğü gibi üye ülkeler tarafından nitelikli çoğunlukla alınacağına vurgu yapılıyor. BBC: Nitelikli çoğunluktan kasıt... Zeynel Lüle: Hemen söyleyeyim. Avrupa Anayasası'na göre nitelikli çoğunluğa ulaşılması için 25 üye ülkeden 15'inin onayı gerekiyor. Ve bu ülkelerin de toplam AB nüfusunun yüzde 65'ini oluşturması şartı aranıyor. BBC: Yani sekiz üye ülke bunu önerir ve yeterince büyük olan 15 ülke de desteklerse, müzakereler herhangi bir aşamada askıya alınabilir deniyor bu taslak metinde, öyle mi? Zeynel Lüle: Evet tamamen böyle diyebiliriz. Tabii bir de Avrupa Komisyonu'nun da tavsiye yetkisi olacak. BBC: Peki Kıbrıs konusunda ne deniyor? Çünkü Kıbrıslı Rumlar'ın tanınması konusunda Türkiye'nin istediği üye olurken tanımak; Rumlarsa eğer mümkünse müzakereler başlanmadan tanınmak istiyorlar.
Zeynel Lüle: Taslakta müzakereler öncesinde bir tanıma talebi yok Türkiye'den. Ama müzakereler başlarsa zaten Türkiye'nin 1963'te birlikle yaptığı anlaşmanın değişebileceği söyleniyor. BBC: 1963 anlaşmasıyla Türkiye o dönemde varolan birlik üyelerini tanımıştı. Şimdi halbuki 25 üyeli bir Avrupa var karşısında. Bu yeni üyeleri, tabii bu arada Kıbrıs Cumhuriyeti'ni de ne şekilde tanıyacak Türkiye? Bir anlaşmaya mı imza atacak, bildiri mi yayımlayacak? Zeynel Lüle: Zaten Gümrük Birliği Protokolü'nü onaylarsa Türkiye, ki bunu meclisten geçirmesi lazım, bu onaylama ister istemez Türkiye'nin, Kıbrıs'ı tanıdığı anlamına geliyor. Kıbrıs'la gümrük birliği anlaşmasını Türkiye imzaladı ama henüz meclisinden geçirmedi, yani onaylamadı. Bunu da onaylamak zorunda müzakereler sırasında. Bu nedenle AB bu gerçeğe vurgu yapıyor aslında. Müzakerelerin 25 ülkeyle yapulacağını, bu sırada da Kıbrıs'ın fiilen tanınmış olacağını söylüyor. BBC: Peki işgücünün serbest dolaşımı konusunda Avrupa Komisyonu raporunun ötesine giden birşeyler var mı taslakta? Zeynel Lüle: Komisyon serbest dolaşıma kalıcı bir engel öngörülebileceğini söylüyor. Taslakta da bu ifade aynen korunmuş. Tabii bu yapılabilir mi, bu tamamen hukukçuların vereceği bir karar. Müzakereler sırasında büyük bir ihtimalle AB ile Türkiye arasında en çok görüşülecek, belki de en çok tartışılacak konu bu olacak. Türkiye büyük bir ihtimalle insanların serbest dolaşımına hukuken AB'nin hiçbir kısıtlama getiremeyeceğini, ancak geçici bir önlem alınabileceğini söyleyecek. BBC: Peki sizce sonuç olarak, Türkiye'nin kabul edemeyeceği bir madde görünüyor mu? Zeynel Lüle: Serbest dolaşım dışında kabul edemeyeceği bir madde bu, taslakta görülmüyor. Onun dışında eğer taslağa Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın sıkça dile getirdiği "Tam üyelik olmazsa güçlendirilmiş işbirliği de olabilir" senaryosu eklenirse, bunun da kabul edilmeyeceğini tahmin ediyorum ben Ankara tarafından. Bu tür bir önerinin gelebileceği geçen hafta Lahey'de yapılan bir toplantıda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e söylendi zaten. Bunu hemen reddettiğini biliyoruz biz. Tabii bu konuda ne kadar ısrarcı olacak Chirac, onu bilemiyoruz. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||